Hrvatski liječnički sindikat / Hırvatistan - 36701/09 - 27.11.2014 tarihli Karar [I. Bölüm]
Olaylar – Başvuran pratisyen hekimler sendikasıdır. Söz konusu sendika ve diğer sendikalar 2004 yılında Hükümetle sağlık sektörü üzerine toplu sözleşme imzalamıştır. Aynı gün, başvuran sendika ve Hükümet, tıp ve dişçilik sektörü için başka bir toplu sözleşme daha imzalamış ve bu sözleşme bir önceki sözleşmeye ek olmuştur. Hırvat doktorlar 2005 yılında Ek sözleşmeyi referandum aracılığıyla kabul etmişlerdir; ancak söz konusu referandumun geçerliliği yetkililerce kabul edilmemiştir. Bunun üzerine başvuran sendika, Ek sözleşmenin uygulanması, referandum sonuçlarının tanınması ve tıp ile dişçilik sektörü için yeni bir toplu sözleşme imzalanması talepleriyle greve gideceğini açıklamıştır. Ancak Yerel Mahkeme, Ek sözleşmenin geçersiz olduğu gerekçesiyle başvuran sendikanın grev yapmasını yasaklamıştır. Başvuranın Temyiz Mahkemesine ve Anayasa Mahkemesine yaptığı başvurular reddedilmiştir. Buna paralel olarak, diğer sendikalar, ana sözleşmeyi imzalayan tüm sendikalar tarafından imzalanmaması nedeniyle Ek sözleşmenin geçersiz sayılması talebiyle 2008 yılında hukuk davası açmıştır.
Hukuksal Değerlendirme – Madde 11: Grev yapma yasağı başvuranın dernek kurma özgürlüğüne müdahale teşkil etmiştir. Bu müdahale yasayla öngörülmüş olup, diğer sendikaların toplu sözleşme sürecinde eşitlik haklarının korunması amacını taşımıştır.
Orantılılık konusuyla ilgili olarak Mahkeme, ulusal mahkemelerin yeni bir toplu sözleşmenin imzalanmasını talep etmek amacıyla grev çağrısı yapılıp yapılamayacağı hususunu incelemelerine gerek olmadığı yönünde bir kanıya vardıklarını, zira başvuran sendikanın temsilcisinin, bu hususun Ek sözleşmenin geçersiz olarak beyan edilmesi durumunda değerlendirilecek “ikincil” görüş olduğu yönünde bir açıklama yaptığını belirttiklerini vurgulamıştır. Bununla birlikte, yerel hukukun toplu sözleşme olmadan endüstriyel eyleme (grev, iş yavaşlatma v.b.) izin vermesi sebebiyle, yukarıda belirtilen dayanağın ele alınması son derece önemlidir. Ulusal mahkemelerce verilen kararın sonucunda, başvuran sendikanın Nisan 2005 ile Aralık 2008 tarihleri arasında grev yapması engellenmiştir. Mahkeme, herhangi bir istisnai koşul bulunmaması sebebiyle, toplu sözleşmede eşitlik ilkesini savunmanın, bir sendikanın üyelerinin mesleki çıkarlarını korumak açısından en güçlü enstrümanından üç yıl sekiz ay boyunca mahrum bırakılmasını gerekçelendirebilecek bir meşru amaç olarak kabul etmekte zorlanmıştır. Belirtilen husus özellikle mevcut durum için geçerlidir. Zira başvuran sendikanın, sadece resmi gerekçelerle geçersiz kılınan Ek Sözleşmede zaten kabul edilen aynı hakların doktorlara ve diş hekimlerine verilmesi amacıyla Hükümete baskı uygulamak için greve gitmesine izin verilmemiştir. Bu nedenle, söz konusu müdahale ulaşılmak istenen meşru amaçla orantılı olarak kabul edilemez.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle)
Madde 41: : İhlal tespiti manevi zarar açısından yeterli adil tazmin sağlamıştır.
(Ayrıca bk. Sendikal Haklar ile ilgili Tematik Bilgi Notu)
Full & Egal Universal Law Academy