Bu çeviri Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Araştırma – İçtihat Biriminin () desteğiyle hazırlanmış ve Anayasa Mahkemesinin intranet sayfasında yayınlanmıştır. Bu belgenin tekrar yayınlanma izni sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin HUDOC sayfasında yer alması amacına yöneliktir ().
This translation was made available with the support of the Turkish Constitutional Court Research and Case-law Department () and published on its intranet. The permission of reproducing this document has been granted for the sole purpose of its publication on the Court’s case-law database HUDOC ().
Cette traduction a été préparée avec le soutien de la Division de Recherche et de Jurisprudence de la Cour constitutionnelle turque () et publié sur son intranet. L’autorisation de reproduction de ce document est limitée à sa publication sur la page de jurisprudence HUDOC de la Cour européenne des droits de l’homme ().
ARAŞTIRMA VE İÇTİHAT BİRİMİ (ar-iç)
BİLGİ NOTU
AİHM KARARLARI
2013/44
İHSAN AY /TÜRKİYE
(34288/04, 24/1/2014)
Karar Metni
İlgili Maddeler
AİHS 6 ve 8
Hak ve Özgürlükler
Adil yargılanma hakkı, Özel hayata saygı hakkı.
Anahtar Kelimeler
Özel hayata saygı hakkı, Özel hayat, Mesleki ilişkiler, Demokratik bir toplumda gereklilik, Yargılamanın adilliği, Usul güvencelerine riayet, Yeterli ve ilgili gerekçe, Orantılılık. Adil yargılanma hakkı, makul sürede yargılanma hakkı.
Davanın Özü
Bireylerin belli bir mesleği yapmalarının engellenmesi özel hayata müdahale teşkil etmekte olup yasal dayanağı ve meşru amacı bulunan böyle bir müdahale, ilgili ve yeterli gerekçe gösterilmedikçe ve de takip edilen amaçla orantılı olmadıkça demokratik bir toplumda gerekli kabul edilemez.
KARARIN ÖZETİ
Olaylar ve Olgular:
Diyarbakır ilinde özel bir dershanede 1985 tarihinden itibaren sözleşmeye dayalı olarak öğretmenlik yapan ve Eğitim-Sen Diyarbakır Şubesinin temsilcisi olan başvurucunun sözleşmesi, 1999 yılında idareden onay alınamaması nedeniyle yenilenememiştir. İlgili mevzuat uyarınca sözleşmenin yenilenmesi idarenin onayına bağlıdır. Başvurucu, idare aleyhine dava açmasına ve ilgili yasa yollarını tüketmesine rağmen sonuç alamamıştır. İdarenin ve derece mahkemelerinin kararlarında, sözleşmenin yenilenmesine onay verilmemesinin haklılığına ilişkin olarak, yapılmış olan güvenlik soruşturması sonucu başvurucunun 1980 yılı öncesi ideolojik faaliyetlerde bulunduğunun, daha önce devletin manevi şahsiyeti aleyhine suç işleyip 10 ay hapis cezasına mahkûm edilmiş olduğunun tespit edilmesi ile Güneydoğu bölgesinin özel koşulları gösterilmiştir. Başvurucunun açtığı davaya ilişkin iki dereceli yargılama 1/9/1999’da başlamış 20/1/2004 sonuçlanmıştır.
İddialar:
Başvurucu, mülga 765 sayılı TCK’nın 1991 yılında yürürlükten kaldırılan 141 ve 142. maddelerine dayanılarak komünizm propagandası yapmış olması nedeniyle hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş olduğunu ancak ilgili maddeler yürürlükten kaldırıldıktan sonra mahkemece mahkûmiyet kararının ortadan kaldırıldığını ve buna ilişkin adli sicil kaydının silindiğini, idarenin ve derece mahkemelerinin bu hususu dikkate almadıklarını, kendisinin öğretmenlik için gerekli tüm niteliklere haiz olduğunu, 1985-1999 tarihleri arasında herhangi bir problemle karşılaşmadan mesleğini icra ettiğini, hakkında verilen kararlar nedeniyle mesleğini icra etmesinin engellendiğini ve psikolojik olarak zarar gördüğünü ileri sürmüştür.
Başvurucu ayrıca yargılamanın makul süreyi aştığından şikâyet etmiştir.
Hükümetin Savunması:
Hükümet, başvurucunun özel hayatına müdahale edilmemiş olduğunu, müdahale edilmiş olduğu varsayılsa bile bunun yasal, meşru ve demokratik bir toplumda gerekli olduğunu savunmuştur.
Hukuki Değerlendirme:
Mahkeme, başvuruyu AİHS 6/1 ve 8’den ele almıştır.
AİHS 8 yönünden;
AİHS 6 yönünden;
AİHS 41 yönünden;
Mahkeme öncelikle, özel yaşamın, bireylerin diğer insanlarla ilişki kurmasını ve bunu geliştirmesini de kapsadığını, buna mesleki ve iş ilişkilerinin de dâhil olduğunu tekrarlamış, somut olayda bu anlamda başvurucunun özel yaşamına yapılan bir “müdahalenin var olduğu”nu tespit etmiştir.
Mahkeme, müdahalenin gerekliliği yönünden yapılan değerlendirmeleri dikkate alarak, bazı sorunlar bulunmasına rağmen “müdahalenin yasal olup olmadığı”nı ayrıntılı olarak incelemeye gerek görmemiştir
Mahkeme, yapılan müdahalenin kamu düzeni ve diğer kişilerin haklarının korunması şeklinde “meşru amacı”nın bulunduğunun var sayılabileceğini belirtmiştir.
Mahkeme, “demokratik bir toplumda gereklilik” yönünden, davanın tamamı dikkate alınarak, müdahale için sunulan gerekçelerin ilgili ve yeterli, alınan önlemin takip edilen amaçla orantılı olup olmadığına bakılması gerektiğini belirtmiştir. Diğer taraftan Mahkeme, ilgili yargılamanın adilliği ve sağlanan usuli güvencelerin, orantılılık yönünden yapılacak değerlendirmede bir faktör olarak dikkate alınacağını ifade etmiştir.
Mahkeme somut olayda, idari ve yargısal kararlarda, başvurucunun işlediği hangi suçun dikkate alındığının belirsiz olduğunu, ilgili mevzuatta ideolojik faaliyetlerde bulunmanın ve bölge şartlarının başvurucunun sözleşmesinin yenilenmesine onay verilmemesini haklı gösterecek bir neden olarak öngörülmediğini, idari ve yargısal kararlarda başvurucunun sonradan suç olmaktan çıkarılan eylemlerine ilişkin, ortadan kaldırılan ve adli sicilden silinen mahkûmiyet kararının esas alındığını, başvurucunun bunları dile getiren iddialarının gerekçe gösterilmeden reddedildiğini dikkate alarak, müdahale için yeterli gerekçe göstermede başarısız olunduğu ve müdahalenin takip edilen amaçla orantılı olmadığı, dolayısıyla demokratik bir toplumda gerekli olmadığı sonucuna varmış, AİHS’in 8. maddesinin ihlal edildiğine hükmetmiştir.
Mahkeme, uzun yargılamalara ilişkin pilot karardan önce Hükümete iletilmiş olan bu başvurunun incelenmesine devam edilmesine karar vermiş, daha önceki benzer kararlarından ayrılmayı gerektiren bir durumun somut başvuru yönünden bulunmadığını belirterek 4 yıl 4 ay sürmüş olan yargılamanın makul sürede yargılama gerekliliğini karşılamadığı sonucuna varmış ve AİHS’in. 6/1. maddesinin ihlal edildiğine hükmetmiştir.
Mahkeme, başvurucunun maddi ve manevi zararlarına karşılık olarak belli bir miktar tazminata hükmetmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy