Olaylar – Başvuran, Litvanya silahlı kuvvetleri tarafından 2002 yılında, beş yıl süreli olup belirli koşullarda sona erme tarihinden önce de feshedilebilinecek bir sözleşmeyle orduya alınmıştır. Litvanya gazetelerinden biri 2006 yılında, başvuranın, disiplin yargılamalarında askerlerin haklarını yeterince korumadığı yönünde yeni mevzuatı eleştirdiği bir makaleyi yayımlamıştır. Ardından, başvuran hakkında bir iç soruşturma başlatılmış, ancak başvuranın askeri disiplini ihlal etmediği gerekçesiyle, soruşturma sonlandırılmıştır. Başvuranın sözleşmesi, yürürlükteki kanuni hükümler doğrultusunda başvuranın emeklilik yaşına gelmiş olduğu gerekçesiyle 2006 yılında sonlandırılmıştır. Başvuran, şahsi görüşleri nedeniyle ayrımcılığa maruz kaldığını ileri sürerek, idari mahkemeler önünde bu karara itiraz etmiş ve söz konusu mahkemelerden, başvuranın taburunda olup yaş nedeniyle ordudan çıkarılması gereken diğer askerler hakkında bilgi toplayıp analiz etmelerini talep etmiştir. Başvuranın şikâyetleri reddedilmiş ve bu karar Yüksek İdare Mahkemesince onanmıştır.
Hukuki Değerlendirme – 6 § 1 Maddesi
(a) Uygulanabilirlik – Hükümet, söz konusu meselenin 6. madde doğrultusunda “sivil mahiyetli” olarak nitelendirilemeyeceği kanaatine vararak, bu maddenin başvuranın davasına uygulanamayacağını ileri sürmüştür. Mahkeme, iç hukukta, başvurana mahkemeye erişim hakkının sağlandığını ve başvuranın, “sivil” mahiyetteki bir hak olan, sözleşmesi sona erinceye kadar mesleki askeri hizmetine devam etme hakkını ileri sürerek, mahkemeye erişim hakkından yararlandığını kaydetmiştir. Yerel mahkemeler önündeki mesele hakiki ve ciddi nitelik taşımış ve yargılamaların neticesi doğrudan söz konusu hak konusunda belirleyici olmuştur. Dolayısıyla, 6. maddenin uygulanabilir olduğu görülmüştür.
Sonuç: ön itiraz reddedilmiştir (oy birliğiyle).
(b) Esas hakkında – Mahkeme, başvuranın yerel mahkemeler önünde ileri sürdüğü şikâyetin temelinde ayrımcılık iddiasının yattığını kaydetmiştir. Bu nedenle, başvuranın durumu ile sözleşmeleri sona ermeden önce emeklilik yaşları gelmiş olduğu halde görevlerine devam etmelerine izin verilen diğer askerlerin durumu arasında bir kıyaslama yapmak, başvuranın üzüntülerini dile getirebilmesi için zaruri bir yöntem olmuştur. Yerel mahkemelerin, başvurana delil edinme konusunda yardımcı olmaması, bu hususu dikkate almaması veya en azından bunun gerekli olmadığına ilişkin geçerli bir gerekçe sunmaması nedeniyle, başvurana, davasını savunabilmesi için gerekli imkânlar sağlanamamıştır. Mevcut davada olduğu gibi sivil haklara ilişkin meselelerde, bu tür kısıtlı bir değerlendirme, 6 § 1 maddesi doğrultusunda ektin bir adli inceleme teşkil edememiştir. Dolayısıyla, yerel mahkemeler önündeki yargılamalar bir bütün olarak ele alındığında, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin anlamı dâhilinde adil ve kamuya açık bir duruşma yapılması koşulunu karşılamamıştır.
Sonuç: ihlal (oybirliğiyle).
10. Maddenin kendi başına ve 14. Madde ile birlikte ele alınarak değerlendirilmesi: Mahkeme, 10. maddenin askeri personel için de geçerli olduğunu hatırlatmıştır. Sözleşmeci Taraflar, askeri disipline karşı gerçek bir tehdit olması halinde ifade özgürlüğüne meşru bir şekilde kısıtlama getirebilirken; fikirler bir kuruluş olarak orduya yöneltilse bile, ifade özgürlüğüne mani olduğu gerekçesiyle bu tür kısıtlama kararlarına dayanamamaktadırlar. Başvuranın gazetede makale yayımlamasına ilişkin olarak hakkında başlatılan iç soruşturma, başvuranın herhangi bir kanuni hükmü ihlal etmediği gerekçesiyle sona erdirilmiş ve başvurana herhangi bir disiplin yaptırımı uygulanmamıştır. Bu nedenle, soruşturmaya ilişkin olduğu kadarıyla, başvuran Sözleşme ihlali neticesinde mağdur olduğunu iddia edememiştir. Ayrıca, başvuranın davasında, söz konusu makale yayımlama eyleminden sonra, başvuranın görevine ilişkin olarak uyması gereken herhangi yeni bir koşul belirtilmemiş ve ayrıca başvuranın ordudaki üstlerinden hiçbiri, başvuranın fikirlerinden ötürü ordudan çıkarılması yönünde bir kamuoyu duyurusu yapmamıştır. Ayrıca, emeklilik yaşı geldiğinde sözleşmenin sona erdirilmesi, yerel mahkemelerin yerleşik uygulamalarından biri olmuştur; bu husus, daha önce Yüksek İdare Mahkemesi tarafından da kabul edilmiştir. Başvuranın, kendisi ile aynı durumda olup farklı muamele gördüklerini iddia ettiği meslektaşları hakkında ise Mahkeme, söz konusu kişilerin emeklilik yaşına geldikleri halde sözleşmeleri sona erinceye kadar görevde kalmaya hak kazandıklarını, çünkü başvuranın aksine, bu kişilerin askeri meslek ihtisas kodlarının bulunduğunu kaydetmiştir. Bu nedenle, başvuran ayrımcılığa maruz kalmadığı gözlemlenmiştir.
Sonuç: ihlal yok (oybirliğiyle).
41. Madde: manevi tazminat olarak 6,000 avro (EUR) ödenmesine hükmedilmiş; maddi tazminat talebi reddedilmiştir.
(Ayrıca bk. Grigoriades/Yunanistan, 24348/94, 25 Kasım 1997; VereinigungdemokratischerSoldatenÖsterreichsandGubi/Avusturya, 15153/89, 19 Aralık 1994)
Full & Egal Universal Law Academy