AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAHASANOĞLU / TÜRKİYE DAVASI
(Başvuru no. 2458/11)
KARAR
STRAZBURG
15 Mart 2022
İşbu karar, kesin olup bazı şekli değişikliklere tabi tutulabilir.
Karahasanoğlu / Türkiye davasında,
Başkan,
Egidijus Kūris,
Hâkimler,
Pauliine Koskelo,
Gilberto Felici,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
İstanbul barosuna kayıtlı Avukat E. Eraslan tarafından temsil edilen ve 1947 yılında doğan ve İstanbul’da ikamet eden Şükrü Karahasanoğlu (“başvuran”) adlı bir Türk vatandaşı tarafından, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca, 27 Ağustos 2010 tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine Mahkemeye yapılmış olan başvuruyu (no. 2458/11);
Sözleşmenin 6. maddesi ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamındaki şikâyetin Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanı Hacı Ali Açıkgül tarafından temsil edilen Türk Hükümetine (“Hükümet”) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine bildirilmesine ve başvuruların geri kalan kısmının kabul edilmez olduğunun beyan edilmesine yönelik kararı;
Tarafların beyanlarını;
Hükümetin başvurunun bir komite tarafından incelenmesine karşı itirazlarını reddeden kararı dikkate alarak;
22 Şubat 2022 tarihinde yapılan kapalı müzakerelerin ardından,
Aynı tarihte kabul edilen aşağıdaki kararı vermiştir:
DAVANIN KONUSU
1. Başvuru, başvuran aleyhine açılan şahsi sorumluluk davalarının diğer işlemler ve yargılamalar sonuçlanıncaya kadar durdurulması ve bu süre içinde malvarlığına konulan geçici tedbir kararlarına ilişkindir.
2. Başvuran, eski bir kamu bankası olan Etibank’ın eski bir yöneticisi ve müdürüdür. Bankanın özelleştirilmesinin ardından 2 Mart 1998 - 25 Mart 1999 tarihleri arasında genel müdür olarak görev yapmıştır.
3. 2000 yılının sonlarında Etibank, mali durumunu iyileştirmeye yönelik tedbirlerin başarısız olması nedeniyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (bundan böyle “Fon” olarak anılacaktır) devredilmiştir (bk., detaylı bilgi için, Karahasanoğlu / Türkiye, no. 21392/08 ve 2 diğerleri, §§ 5-25, 16 Mart 2021).
4. Fon, Etibank’ın başvuranın bankanın yöneticisi olarak görev yaptığı süre içinde yetki verdiği krediler ve diğer tür işlemler sonucu uğradığı zararlar nedeniyle başvuran aleyhine çeşitli tarihlerde (bu başvuruya konu olan davaların detayları Ek’te yer almaktadır) çeşitli şahsi sorumluluk davaları açmıştır. Bu yargılamalar sırasında, başvuranın varlıklarına Fonun talebi üzerine geçici tedbir uygulanmıştır.
5. Başvuran aleyhindeki yargılamalara paralel olarak Fon, Etibank’ın mali kaybının tazmin edilmesi amacıyla Etibank’ın hâkim hissedarları ile çeşitli protokoller yapmıştır. Bu protokoller hissedarların medya şirketlerinin kamu ihalesi yoluyla satılmasını ve bu satışlardan elde edilen gelirin bu medya şirketlerinin üçüncü şahıslara olan borcunun ödenmesi ve kalanın Etibank’ın borcunun ödenmesi için kullanılmasını içermekteydi. Satıştan elde edilen gelirin üçüncü şahıslara nasıl dağıtılacağını belirlemek amacıyla Fon her bir alacaklının sırasını gösteren iç hukuka uygun bir sıra cetveli hazırlamıştır.
6. Sıra cetvelinin 2 Aralık 2008’de Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından, medya şirketlerinin bazı alacaklıları, satışı iptal etmek veya sıra cetvelindeki yerlerine itiraz etmek için Fon aleyhine hukuki ve idari yargılamalar başlatmıştır.
7. Aynı zamanda, Fon yerel mahkemelerden satış tamamlanana kadar başvuran aleyhindeki yargılamaları durdurmasını talep etmiştir. Mahkemenin elinde bulunan bilgilere göre, tarafların görüşlerinin alındığı tarihte ihtilaf konusu yargılamalar durdurulmuş haldedir.
8. Başvuran, Mahkeme’ye yaptığı başvuruda Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamında yargılamanın durdurulmasından ve avukatlık ücretlerine ilişkin olarak bu yargılamalarda herhangi bir hüküm verilmemesinden şikâyetçi olmuştur. Ayrıca, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamında bazı durumlarda on altı yıldan fazla süren geçici tedbir kararları hakkında şikâyette bulunmuştur.
9. Mevcut başvuru Mahkeme önünde incelenmeyi beklerken Anayasa Mahkemesi nezdinde bireysel başvuru hakkı yolunun açılmasının ardından başvuran, Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamında yargılamaların durdurulması ve Sözleşme’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamında mal varlığına getirilen geçici tedbir kararları hakkında şikâyette bulunarak Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunmuştur.
10. 18 Haziran 2020 tarihli bir kararla Anayasa Mahkemesi, başvuranın bu şikâyetlerine ilişkin olarak davasını kabul edilebilir ilan etmiş ve o tarihte on sekiz yıldır yürürlükte olan geçici tedbir sürelerinin uzunluğu nedeniyle yalnızca Sözleşme’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine hükmetmiştir. Sözleşme’nin 6. maddesine ilişkin olarak, yargılamanın durdurulmasının yasal olduğuna ve kamuya ait paraya ilişkin kaybın geri alınması şeklindeki meşru amacı güttüğüne karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi ayrıca şahsi iflası nedeniyle başvuran aleyhindeki yargılamaların durdurulmasının başvurana orantısız bir yük yüklemeyeceği kanaatindedir. Son olarak, Anayasa Mahkemesi başvuran adil tazmin talebinde bulunmadığı için herhangi bir tazminata hükmetmemiştir.
11. Başvuran, 5 Mart 2021 tarihinde Mahkeme’ye, yerel mahkemelerin 18 Haziran 2020 tarihli karar uyarınca mal varlığına ilişkin geçici tedbir kararlarını kaldırdığını bildirmiştir. Bu durumda, Mahkemeden davayı değerlendirmeye devam etmesini talep etmiştir.
MAHKEMENİN DEĞERLENDİRMESİ
SÖZLEŞME’NİN 6 § 1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA12. Mahkeme, başvuranın yerel mahkemelerin avukatlık ücretlerine ilişkin bir hüküm vermemesi konusunda Anayasa Mahkemesi önünde şikâyette bulunmadığını kaydetmiştir. Bu nedenle, 6 § 1 maddesi kapsamındaki şikâyetin bu kısmının iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir (bk. Karahasanoğlu, yukarıda anılan, §§ 123-124).
13. Mahkeme, yargılamanın uzun bir süre ertelenmesine ve dolayısıyla başvuranın aleyhindeki uyuşmazlığın mahkeme tarafından karara bağlanmasından mahrum bırakılmasına ilişkin şikâyetin, Sözleşme’nin 35 § 3 (a) maddesi anlamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığını veya başka herhangi bir nedenle kabul edilemez olmadığını kaydetmektedir. Dolayısıyla, söz konusu şikâyetin kabul edilebilir olduğu beyan edilmelidir.
14. Esasa ilişkin olarak Mahkeme, kamu düzeni sorunlarına tatmin edici bir çözüm bulunması için kesinlikle gerekli olan bir yargı kararının yürütmesinin durdurulmasının istisnai durumlarda meşru kılınabileceğini yineler (bk. Immobiliare Saffi / İtalya [BD], no. 22774/93, § 69, AİHM 1999‑V). Kutić / Hırvatistan (no. 48778/99, AİHM 2002-II) ve Multiplex / Hırvatistan (no. 58112/00, 10 Temmuz 2003) davalarında Mahkeme, yasama organının müdahalesi sonucunda taleplerinin bir mahkeme tarafından incelenmesi olasılığının uzun bir süre boyunca durdurulması gerekçesiyle başvuranların Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamında mahkemeye erişim haklarının ihlal edildiğini tespit ettiğini hatırlatmaktadır.
15. Mahkeme, ulusal mahkemelerin yaklaşımına ilişkin olarak, belirli koşullar altında, usule ilişkin etkililiğe yönelik bir tedbir olarak paralel yargılamaların sonucunu beklemelerinin makul olabileceği kanaatindedir. Ancak bu karar, davanın özel koşulları dikkate alındığında orantılı olmalıdır (bk., uygulanabildiği ölçüde, Kirsten / Almanya, no. 19124/02, § 43, 15 Şubat 2007 ve bu kapsamda anılan diğer kararlar). Başvuran aleyhindeki davaların 2008 yılından bu yana durdurulmuş olması ve bu yargılamaların akıbetinin tamamen Protokol şartlarına ve Fonun, bankanın hâkim hissedarlarının veya üçüncü şahısların eylemlerine bağlı olması göz önüne alındığında Mahkeme, bu eylemsizlik süresinin sadece usule ilişkin etkililik ilkesine atıfta bulunularak gerekçelendirilemeyeceği kanaatindedir. Bu nedenle Mahkeme, davaların belirsiz süre boyunca durdurulmasının mahkemelerin uzun bir süre boyunca kesin bir karara varmasını engellediği ve dolayısıyla başvuranın mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği sonucuna varmıştır.
16. Dolayısıyla, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi ihlal edilmiştir.
SÖZLEŞME’YE EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI17. Hükümet, yerel mahkemelerin iddia edilen ihlali kabul ettiği için başvuranı mal varlığından mahrum bırakan geçici tedbir kararlarına ilişkin olarak başvuranın artık Sözleşme’nin 34. maddesi anlamında mağdur sıfatına sahip olduğunu iddia edemeyeceğini ve aynı zamanda başvuran bir talepte bulunmadığı için başvurana tazminat ödenemeyeceğini ileri sürmüştür.
18. Mahkeme, ulusal makamların açıkça ya da özü itibariyle Sözleşme ihlalini kabul edip telafi etmediği takdirde, başvuranın lehindeki karar veya tedbirlerin prensip olarak başvuranı Sözleşme’nin 34. maddesinin amaçları bakımından “mağdur” statüsünden çıkarmak için yeterli olmadığını yineler (bk., örneğin, Nada/İsviçre [BD], no. 10593/08, § 128, AİHM 2012 ).
19. İkinci koşulla ilgili olarak Mahkeme, Anayasa Mahkemesinin geçici tedbir kararlarının kaldırılmasına karar vermediğini ve başvuranın bireysel başvurusunda tazminat talebinde bulunmadığından başvurana tazminat ödemediğini kaydetmektedir. Bu durumda, Anayasa Mahkemesi’nin kararı ve başvuranın talepleri üzerine yerel mahkemeler, ihtilaf konusu yargılamadaki geçici tedbir kararlarını kaldırmıştır (bk. yukarıda § 10). Bu nedenle, davanın koşulları ve başvuranın Anayasa Mahkemesi önünde tazminat talep etmediğini göz önünde bulunduran Mahkeme, yerel mahkemeler tarafından sağlanan tazminin yeterli olduğuna ve başvuranın “mağdur statüsünü sonlandırdığına” karar vermiştir (bk. Benzer sonuç için, Popovici / Moldova (k.k.), no. 38178/08, 24 Haziran 2014).
20. Bu koşullar altında, başvuran artık iddia edilen ihlalin mağduru olduğunu iddia edemez. Dolayısıyla, söz konusu şikâyet 35 § 3 (a) maddesi anlamında Sözleşme hükümleriyle kişi bakımından bağdaşmamakta olup, 35 § 4 maddesi uyarınca reddedilmesi gerekmektedir.
SÖZLEŞME’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI21. Başvuran, geçici tedbir kararları süresince mülklerini kiralayamadığından dolayı yaşadığı kayıp, ödediği emlak vergileri ve yerel yargılamada reddedilen avukat ücretleri için maddi tazminat olarak 1.576.800 avro (EUR) talep etmiştir. Başvuran, Mahkemenin takdirine bağlı olarak manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Son olarak, başvuran Mahkeme önündeki masraf ve giderleri karşılığında 20.835 avro talep etmiştir.
22. Mahkeme, ihlal kararı ve talep edilen maddi tazminat talebi arasında nedensel bir bağlantı bulunmadığı için bu talebi reddetmiştir. Ancak, başvurana yansıtılabilecek her türlü vergi hariç olmak üzere manevi tazminat olarak 1.500 avro ödenmesine hükmetmiştir (bk., uygulanabildiği ölçüde, Kocaman / Türkiye, no. 77043/12, § 45, 24 Kasım 2020).
23. Mahkeme, elindeki belgelere ve ‑içtihadına bağlı olarak, yerel yargılamadaki masraf ve harcamalara ilişkin talebi reddetmiş ve başvurana bu başlık altında herhangi bir meblağ ödenmesine gerek olmadığına hükmetmiştir.
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OY BİRLİĞİYLE,
Başvuranın Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamında yargılamaların durdurulmasına ilişkin şikâyetinin kabul edilebilir, başvurunun geri kalan kısmının kabul edilemez olduğuna;Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine;(a) Davalı Devlet tarafından başvurana, üç ay içerisinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden davalı Devletin ulusal para birimine çevrilmek üzere, yansıtılabilecek tüm vergiler hariç olmak üzere, 1.500 avro (bin beş yüz avro) ödenmesine;(b) Yukarıda bahsi geçen üç aylık sürenin bittiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar geçen sürede, yukarıda bahsedilen miktara, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faiz uygulanmasına;
Başvuranın adil tazmin talebinin geri kalan kısmının reddedilmesine karar vermiştir.İşbu karar İngilizce dilinde tanzim edilmiş olup; Mahkeme İç Tüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3. maddesi uyarınca 15 Mart 2022 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan Bakırcı Egidijus Kūris
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
EK
ETİBANK’ A İLİŞKİN YARGILAMALAR
İlk yargılamaların tarihi ve detayları
Son yargılamaların Esas No.su
İhtiyati Tedbir
Nihai Mahkeme Kararının Tarihi ve Gerekçesi
Avukatlık Ücreti / Yargılama Giderleri Hakkında Karar
Esasa İlişkin Kararlara Karşı Temyiz Yargılamaları
Taraflara İletilen Şikâyetler
21/01/2002
2002/118 E.
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Talep Edilen Miktar:
TRL 12.419.803.776.963
(yaklaşık EUR 10.619.891)
2008/331 E.
30/01/2002: Tedbir talebinin reddi
23/02/2009:
28 Kasım 2008 tarihli protokol uyarınca sıra cetveli kapsamında satışlar tamamlanana kadar yargılamaların durdurulması
Esas hakkında karar verilmediğinden avukatlık ücretlerine yönelik hüküm verilmesi için bir neden bulunmamaktadır.
15/03/2010: Yargıtay temyizi reddeden kararı onamıştır ve karar kesinleşmiştir.
Madde 6:
-Fonun tek taraflı talebi üzerine yargılamaların durdurulması
-Başvuran lehine avukatlık ücretlerinde yönelik hükmün bulunmaması
19/10/2001
2001/2192 E.
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Talep Edilen Miktar:
TRL 22.487.732.463.222
(yaklaşık EUR 15.213.811)
2008/333 E.
26/10/2001: Bütün varlıklar üzerinde tedbir
27/12/2001: Varlıklar üzerindeki tedbirin kaldırılmasına yönelik talebin reddi
24/10/2002: TRL 10.000.000 ya da USD 5.000 ya da EUR 5.000 miktarına kadar maaş, aylık ve hesaplar üzerindeki tedbirin kaldırılması
03/11/2008: Tedbirin kaldırılması talebi
23/02/2009: Kalan varlıklar üzerinde tedbirin sürdürülmesi
07/05/2014: Tedbirin kaldırılması talebi
12/03/2015: Talebin reddi
27/04/2017: Yargıtay, 12 Mart 2015 tarihli kararı onamıştır.
23/02/2009:
28 Kasım 2008 tarihli protokol uyarınca sıra cetveli kapsamında satışlar tamamlanana kadar yargılamaların durdurulması
Esas hakkında karar verilmediğinden avukatlık ücretlerine yönelik hüküm verilmesi için bir neden bulunmamaktadır.
07/10/2010: Yargıtay temyizi ve karar düzeltme talebini reddeden kararı onamıştır ve karar kesinleşmiştir.
Madde 6:
-Fonun tek taraflı talebi üzerine yargılamaların durdurulması
-Başvuran lehine avukatlık ücretlerinde yönelik hükmün bulunmaması
Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. Maddesi
Varlıklar üzerindeki tedbirin 16 yıl boyunca sürdürülmesi
19/10/2001
2001/2323 E.
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Talep Edilen Miktar:
TRL 33.251.361.435.883
(yaklaşık EUR 22.495.818)
2008/336 E.
24 /04/2002: Tedbir talebinin reddi
23/02/2009:
28 Kasım 2008 tarihli protokol uyarınca sıra cetveli kapsamında satışlar tamamlanana kadar yargılamaların durdurulması
Esas hakkında karar verilmediğinden avukatlık ücretlerine yönelik hüküm verilmesi için bir neden bulunmamaktadır.
15/3/2010:
Yargıtay temyizi reddeden kararı onamıştır ve karar kesinleşmiştir.
Madde 6:
-Fonun tek taraflı talebi üzerine yargılamaların durdurulması
-Başvuran lehine avukatlık ücretlerinde yönelik hükmün bulunmaması
19/11/2001
2001/2314 E.
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Talep Edilen Miktar:
TRL 10.552.728.842.231
(yaklaşık EUR 8.139.271)
2008/332 E.
18/02/2002: Başvuranın bütün varlıkları üzerinde tedbir
18/11/2002: TRL 10.000.000 ya da USD 5.000 ya da EUR 5.000 miktarına kadar maaş, aylık ve hesaplar üzerindeki tedbirin kaldırılması
03/11/2008: Tedbirin kaldırılması talebi
23/02/2009: Kalan varlıklar üzerinde tedbirin sürdürülmesi
07/05/2014: Tedbirin kaldırılması talebi
12/03/2015: Her iki başvuran açısından talebin reddi
25/02/2016: Yargıtay, 12 Mart 2015 tarihli kararı onamıştır.
23/02/2009:
28 Kasım 2008 tarihli protokol uyarınca sıra cetveli kapsamında satışlar tamamlanana kadar yargılamaların durdurulması
Esas hakkında karar verilmediğinden avukatlık ücretlerine yönelik hüküm verilmesi için bir neden bulunmamaktadır.
18/03/2010: Yargıtay temyizi reddeden kararı onamıştır ve karar kesinleşmiştir.
Madde 6:
-Fonun tek taraflı talebi üzerine yargılamaların durdurulması
-Başvuranlar lehine avukatlık ücretlerinde yönelik hükmün bulunmaması
Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. Maddesi
Varlıklar üzerindeki tedbirin 13 yıl boyunca sürdürülmesi
19/10/2001
2001/2191 E.
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Talep Edilen Miktar:
TRL 2.060.528.888.889
(yaklaşık EUR 1.394.026)
2008/334 E.
26/10/2001: Sadece ikinci başvuranın varlıkları üzerinde tedbir
27/12/2001: Varlıklar üzerindeki tedbirin kaldırılmasına yönelik talebin reddi
24/10/2002: TRL 10.000.000 ya da USD 5.000 ya da EUR 5.000 miktarına kadar maaş, aylık ve hesaplar üzerindeki tedbirin kaldırılması
03/11/2008: Tedbirin kaldırılması talebi
23/02/2009: Her iki başvuranın varlıkları üzerinde tedbirin sürdürülmesi
07/05/2014: Tedbirin kaldırılması talebi
12/03/2015: Her iki başvuran açısından talebin reddi
22/02/2016 (Esas No. 2008/334-335) ve 25/02/2016 (Esas No. 2008/329): Yargıtay, 12 Mart 2015 tarihli kararı onamıştır.
23/02/2009:
28 Kasım 2008 tarihli protokol uyarınca sıra cetveli kapsamında satışlar tamamlanana kadar yargılamaların durdurulması
Esas hakkında karar verilmediğinden avukatlık ücretlerine yönelik hüküm verilmesi için bir neden bulunmamaktadır.
25/03/2010
(Esas No. 2008/329) ve 15/03/2010 (Esas No. 2008/334-335):
Yargıtay temyizi reddeden kararı onamıştır ve karar kesinleşmiştir.
Madde 6:
-Fonun tek taraflı talebi üzerine yargılamaların durdurulması
-Başvuranlar lehine avukatlık ücretlerinde yönelik hükmün bulunmaması
Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. Maddesi
Varlıklar üzerindeki tedbirin 14 yılı aşkın süre boyunca sürdürülmesi
19/10/2001
2001/2194 E.
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Talep Edilen Miktar:
TRL 9.608.750.000.000
(yaklaşık EUR 6.500.687)
2008/329E.
19/10/2001
2001/2190 E.
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Talep Edilen Miktar:
TRL 26.739.995.778.551
(yaklaşık EUR 18.090.630)
2008/335 E.
16/03/2001
2001/552
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Talep Edilen Miktar:
TRL 112.402.403.131.488
(yaklaşık EUR 126.025.367)
2009/396 E.
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
10/04/2001: Her iki başvuranın bütün varlıkları üzerinde tedbir
13/07/2006: Karar kesinleşene kadar tedbirin sürdürülmesi
22/06/2001: Başvuranların maaşları ve aylıkları üzerindeki tedbirin kısmen kaldırılması
27/09/2001: Başvuranların maaşları üzerindeki tedbirin kaldırılması
21/10/2002: İkinci başvuranın TRL 10.000.000 ya da USD 5.000 ya da EUR 5.000 miktarına kadar olan maaş, aylık ve hesapları üzerindeki tedbirin kaldırılması
21/12/2009: Kalan varlıklar üzerinde tedbirin sürdürülmesi
21/12/2009:
Protokolün şart ve koşulları, 4389 sayılı Kanun’un 15 (3) maddesi ve 5411 sayılı Kanun’un 132 (10) maddesi uyarınca yargılamaların durdurulması
Esas hakkında karar verilmediğinden avukatlık ücretlerine yönelik hüküm verilmesi için bir neden bulunmamaktadır.
25/05/2011: Yargıtay temyizi reddeden kararı onamıştır ve karar kesinleşmiştir.
Madde 6:
-Fonun tek taraflı talebi üzerine yargılamaların durdurulması
-Başvuran lehine avukatlık ücretlerinde yönelik hükmün bulunmaması
Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. Maddesi
Varlıklar üzerindeki tedbirin 16 yıl boyunca sürdürülmesi