KárolyNagy v. Macaristan – 56665/09
1.12.2015 tarihli Karar [II. Bölüm]
Olaylar –Yerel bir gazeteye yaptığı açıklama nedeniyle Kalvinist bölgesinde papaz olan başvuranın görevine2005 yılında son verilmiştir. Başvuran, işvereni Macar Kalvinist Kilisesi hakkında bir iş mahkemesinde tazminat davası açmıştır; ancak başvuranın işvereniyle olan ilişkisi kilise hukukuyla düzenlendiğinden, yargılamalar yetkisizlik gerekçesiyle sona ermiştir. Başvuran daha sonra hukuk mahkemelerinde dava açmıştır. Yüksek Mahkeme, sözleşme ilişkisini inceledikten sonra, hukuk mahkemelerinin de yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle davayı sonlandırmıştır.
Başvuran, Avrupa Mahkemesi önünde, Yüksek Mahkemenin Devletin yetkisi bulunmadığı yönündeki kararının, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesine aykırı olarak kendisini mahkemeye erişimden yoksun kıldığını iddia etmiştir.
Hukuki Değerlendirme – Madde 6 § 1: Başvuran, iddiasını ulusal mahkemeler önünde dile getirmekten alıkonmamıştır. Nitekim dava, Yüksek Mahkeme de dâhil olmak üzere, ulusal mahkemeler önünde görülmüştür. Yüksek Mahkeme, başvuran ile Kalvinist Kilise arasındaki papazlık ilişkisinin medeni hukuk ile değil kilise hukuku ile düzenlendiğine karar vermeden önce, Kalvinist Kilisesinin, ilgili ulusal hukuk hükümleri uyarınca başvurana karşı sözleşmeden doğan herhangi bir yükümlülüğü bulunup bulunmadığını incelemiştir. Mahkeme, Yüksek Mahkemenin kararının keyfi veya açıkça makul olmadığı yönünde bir karar veremez; ayrıcaMahkeme, iç hukukun doğru bir şekilde yorumlanmasına ve içeriğine ilişkin olarak kendi görüşlerini ulusal mahkemelerin görüşlerinin yerine koyamayacağından, iç hukuk hükümlerinin, başvuranın Kalvinist Kilisesiyle olan ilişkisini kapsayıp kapsamayacağına karar vermek Mahkemenin görevi değildir.
Dolayısıyla, başvuranın Kalvinist Kilisesi hakkında açtığı davanın karara bağlanmasını sağlayamaması, fiili veya pratikte Kilisenin dokunulmazlığından veya usule ilişkin başka engellerden değil, ulusal hukukta yer aldığı üzere, sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesi ve sözleşme ihlalinin tazmin edilmesi temel haklarını düzenleyen geçerli ilkelerden kaynaklanmıştır.
Sonuç olarak, Yüksek Mahkemenin, Devlet mahkemelerinin başvuranın talebini inceleme yetkisi bulunmadığına karar vermesine rağmen, söz konusu mahkeme aslında başvuranın talebini sözleşme hukukunun yerel hukuki ilkeleri ışığında incelemiştir. Bu nedenle başvuran, davasının esasına ilişkin karar verilmesi hakkından yoksun bırakılmamıştır.
Sonuç: ihlal yok (üç oya karşı dört oyla)
(bk. Çalışma Hayatına İlişkin Haklar hakkındaki Tematik Bilgi Notu)
Full & Egal Universal Law Academy