Olaylar — Sınırlı bir alanda yapılacak toplantıdan oluşan hükümet karşıtı bir gösterinin, 2007 yılının Nisan ayında, Moskova’da gerçekleştirilmesine izin verilmiştir. Ancak toplantıdan sonra yürüyüş yapılmasına izin verilmemiştir. Dava özellikle gösteri öncesi, taraflar arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle başvuranların yakalanmasına ilişkindir. Hükümet, yaklaşık elli kişilik bir grubun toplandığını ve hükümet aleyhine slogan atarak yürümeye başladığını ileri sürmüştür. Yüksek güvenlik alanına yayılma tehdidi gerekçesiyle ilk sekiz başvuranla birlikte bazı grup üyeleri polis tarafından yakalanmıştır. Başvuranlar, toplantı yapmadıklarını veya izinsiz bir alana girmeye çalışmadıklarını iddia etmişlerdir. Birinci, ikinci ve beşinci başvuranlar, yakalandıklarında toplantı alanına doğru barış içinde yürüdüklerini iddia etmişler, diğer başvuranlar ise gösteriyle bağlantıları olduğunu inkâr etmişlerdir. Söz konusu çelişen ifadeleri değerlendirirken duruşma hakimi, davada polisin çıkar sahibi olmayan taraf olduğu gerekçesiyle polis raporunu tamamen kabul etmiştir. İlk sekiz başvuran, gösteri yaparak kanunlara aykırı davrandıkları gerekçesiyle idari para cezasına çarptırılmışlardır. Temyiz başvuruları reddedilmiştir.
Hukuki Değerlendirme — Madde 6 § 1 (sekize karşı bir oyla)
(a)Uygulanabilirlik — Hükümet, 6. maddenin idari yargılama işlemlerine uygulanamayacağını ileri sürmüştür. Ancak başvuranların suçlu bulundukları suç, Rus hukukunda “idari” olarak sınıflandırılmasına rağmen, gerçekte Engel ve Diğerleri / Hollanda kararında (5100/71 ve diğerleri, 8 Haziran 1976) belirtilen kriterlere göre 6. maddenin uygulanabilirliği bakımından cezai bir suç teşkil etmektedir.
Conclusion: ilk itirazlar reddedilmiştir (oy birliğiyle).
(b)Davanın esası — Başvuranların suçlu bulunmaları temel olarak, belirli bir zamanda belirli bir yerde bulundukları varsayımına dayanmaktadır. Ancak başvuranların yakalanmalarına ilişkin olarak bulundukları iddia edilen yerde olmalarının amacı, yapıldığı iddia edilen yürüyüşün zamanı ve hatta yakalamanın gerçekleştiği yer gibi meseleler, taraflar arasında ihtilaflıdır. Silahların eşitliği ilkesi ve adil yargılanma hakkı, başvuranlara yerel mahkemeler önünde olayları etkin bir şekilde sunmaları için makul bir fırsat tanınmasını gerektirmektedir.
Bu nedenle yerel mahkemelerin, polis raporunu koşulsuz olarak onaylamaları ve savunma tanıklarını, ifadelerinin ilgili olup olmadığına bakmaksızın dinlemeyi reddetmeleri, adil yargılanma hakkına aykırı olarak başvuranların savunma haklarının kısıtlanmasına yol açmıştır.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle).
Madde 11 (birinci, ikinci ve beşinci başvuranlar) — Gösteri düzenlerken, kamu düzeni ve ulusal güvenlik için gerekli olan ön izin talebi, daha önce 11. maddenin özüne aykırı olmamasına rağmen, ön izin almaksızın gösteri yapma gibi yasalara aykırı bir durum, toplantı yapma özgürlüğünün ihlal edilmesini gerekçelendiremez. Özellikle izinsiz gösterilerde şiddet olaylarının yaşanmadığı durumlarda, kamu yetkilileri, barışçıl toplanmaya belirli bir seviyede tolerans göstermelidirler. Hükümetin, başvuranların bir alana izinsiz girmeye çalıştıklarına yönelik iddiasına ilişkin olarak, grubun küçük olduğu ve yürüyüşün inkar edilmeyecek şekilde barışçıl mahiyeti göz önüne alındığında, Mahkeme yürüyüşçülerin güvenlik bölgesine girme tehdidinin gerçekleşmesinin mümkün olduğuna ikna olmamıştır. Hükümetin polislerin, protestocuların öngörülemez ve izinsiz gösterileri karşısında şaşırdıkları ve aksi halde başa çıkamayacakları gerekçeleriyle protestocuları yakalama yoluna gitmeleri, yerel mahkemelerce belirlenmiş yerleşik kurallara aykırıdır. Polis tarafından alınan hazırlık önlemleri şüphesiz, yürüyüşü yüksek güvenlik bölgesinden başka yöne çevirmeye olanak sağlamalıydı ve polislerin çok sayıda oldukları göz önüne alındığında, kamu düzeninin ve güvenliğinin korunması yakalama yoluna gidilmeden mümkün olmalıydı. Başvuranlar sadece, gösterilerinin yetkililer tarafından izinsiz olarak kabul edilmesi gerekçesiyle idari suçlardan yakalanıp, suçlu bulunmuşlardır. Hükümet bu nedenle, başvuranların yakalanması için “acil sosyal bir ihtiyacın” var olduğunu gösterememiştir. Bu koşullar altında, polisin aşırı güç kullanması orantısızdır ve düzensizliğin önlenmesi için gerekli değildir.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle)
Madde 41: Birinci, ikinci ve beşinci başvuranların her birine manevi tazminat olarak 10,000 avro; üçüncü, dördüncü, altıncı, yedinci ve sekizinci başvuranların her birine manevi tazminat olarak 4,000 avro ödenmesine karar verilmiştir.
(Bk. ayrıca Galstyan / Ermenistan, 26986/03, 15 Kasım 2007, Bilgi Notu 102; ve Sergey Kuznetsov / Rusya, 10877/04, 23 Ekim 2008, Bilgi Notu 112)
Full & Egal Universal Law Academy