AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KESKİN/TÜRKİYE DAVASI
(Başvuru no. 16887/09)
KARAR
STRAZBURG
10 Temmuz 2018
İşbu karar kesinleşmiş olup; bazı şekli değişikliklere tabi tutulabilir.
Keskin/Türkiye davasında,
Başkan,
Ledi Bianku,
Hâkimler,
Nebojša Vučinić,
Jon Fridrik Kjølbro,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
19 Haziran 2018 tarihinde gerçekleştirilen kapalı müzakereler sonrasında,
Aynı tarihte kabul edilen aşağıdaki kararı vermiştir:
USUL
1. Davanın temelinde, Tarık Keskin (“başvuran”) adlı bir Türk vatandaşı tarafından, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesine uygun olarak, 23 Mart 2009 tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine Mahkemeye yapılmış olan bir başvuru (no. 16887/09) bulunmaktadır.
2. Başvuran, Mahkeme önünde, Ankara Barosuna kayıtlı Avukat T. Çelikyürek tarafından temsil edilmiştir. Türk Hükümeti (“Hükümet”) ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
3. Başvuru, 21 Mart 2012 tarihinde Hükümete bildirilmiştir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
4. Başvuran 1979 doğumlu olup Kayseri’de ikamet etmektedir.
5. Davaların konusu, taraflarca ifade edildiği şekliyle aşağıdaki gibi özetlenebilir:
6. Askeriyede çavuş olan başvuran 2007 yılında bir trafik kazası geçirmiş ve başvuranın adi malul olduğuna karar verilmiştir
7. Başvuran, emeklilik statüsünü vazife malulü olarak değiştirmesi için belirtilmeyen bir tarihte Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne (“Müdürlük”) başvurmuş ancak bu talep reddedilmiştir.
8. Başvuran, Müdürlüğün kararının iptali talebiyle Yüksek Askeri İdare Mahkemesinde 9 Ağustos 2007 tarihinde dava açmıştır.
9. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, 22 Mayıs 2008 tarihinde başvuranın davasını reddetmiştir.
10. Başvuranın karar düzeltme talebi 11 Eylül 2008 tarihinde reddedilmiştir.
11. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görevli olan Cumhuriyet Savcısı, 12 Mayıs 2008 ve 29 Temmuz 2008 tarihleri arasında görülen yargılamalar esnasında dava hakkında uzun yazılı mütalaalar düzenlemiştir. Ancak bu mütalaalar başvurana iletilmemiştir.
II. İLGİLİ İÇ HUKUK
12. İlgili iç hukuka ilişkin bilgiler Meral/Türkiye (no. 33446/02, §§ 21-26, 27 Kasım 2007) kararında bulunabilir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
I. SÖZLEŞME’NİN 6 § 1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
A. Cumhuriyet Başsavcısının mütalaasının tebliğ edilmemesi
13. Başvuran, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi huzurundaki temyiz yargılamaları sırasında Cumhuriyet Başsavcısının yazılı mütalaasının kendisine iletilmemesinin, çekişmeli ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiğinden şikâyetçi olmuştur. Başvuran bu bağlamda, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesine dayanmıştır.
14. Hükümet bu iddiaya itiraz etmiştir.
15. Mahkeme, başvurunun bu kısmının Sözleşme’nin 35 § 3 (a) maddesi anlamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığı kanısındadır. Mahkeme, ayrıca, şikâyetin kabul edilemez olduğuna ilişkin başka bir gerekçe de bulunmadığı kanısındadır. Dolayısıyla, şikâyetin kabul edilebilir olduğu beyan edilmelidir.
16. Mahkeme hâlihazırda benzer bir şikâyeti Meral/Türkiye (no. 33446/02, §§ 32-39, 27 Kasım 2007) davasında incelemiş ve Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir. Mevcut başvuruyu da inceleyen Mahkeme, yukarıda belirtilen kararda yer alan tespitlerinden ayrılmasını gerektirecek herhangi bir durum görmemektedir.
17. Mahkeme, yukarıdaki hususları göz önünde bulundurarak, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine hükmetmiştir.
B. Yargılamaların adil olmadığı iddiası hakkında
18. Başvuran, Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamında, idari yargılamaların adil olmadığını hususunda şikâyetçi olmuştur.
19. Mahkeme, elindeki tüm belgeler ışığında başvuran tarafından öne sürülen iddiaların Sözleşme veya Protokollerinde belirtilen hak ve özgürlüklerin ihlaline işaret etmediği kanaatine varmıştır. Dolayısıyla, bu şikâyetin, Sözleşme’nin 35 §§ 3 ve 4 maddesi uyarınca, açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğunun beyan edilmesi gerekmektedir.
II. SÖZLEŞME’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
A. Tazminat
20. Başvuran, Mahkeme tarafından belirlenen süre içerisinde maddi ya da manevi zarara ilişkin olarak hiçbir tazminat talebinde bulunmamıştır. Bu nedenle, Mahkeme, başvurana bu bağlamda herhangi bir meblağ ödenmesine hükmetmeye gerek duymamıştır.
B. Masraflar ve giderler
21. Başvuran avukat masraflarına ilişkin olarak 1.600 Türk Lirası (yaklaşık 310 avro) ve ulusal mahkemeler önünde oluşan masraflar ve giderlere ilişkin olarak ise 125 Türk Lirası (yaklaşık 24 avro) talep etmiştir. Bu bağlamda, başvuran ulusal mahkemeler önünde oluşan masraflar için iki fatura ve avukatın ücretine için ise bir sözleşme ibraz etmiştir.
22. Mahkemenin içtihadına göre, bir başvuran, ancak masraf ve giderlerin gerçekten ve zorunlu olarak yapıldığını ve miktar olarak makul olduğunu gösterebiliyorsa, bunların geri ödenmesi hakkına sahiptir. Somut davada Mahkeme, elinde bulunan belgeleri ve yukarıdaki kriterleri göz önünde bulundurarak, tüm başlıklar altındaki masrafları karşılamak üzere başvurana 200 avro ödenmesini uygun bulmuştur.
C. Gecikme Faizi
23. Mahkeme, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden hesaplanmasını uygun görmektedir.
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OY BİRLİĞİYLE,
1. Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamındaki Cumhuriyet savcısının mütalaasının tebliğ edilmemesine ilişkin şikâyetin kabul edilebilir olduğuna ve başvurunun geriye kalan kısmının kabul edilemez olduğuna;
2. Sözleşmenin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine;
3.
(a) Davalı Devlet tarafından, başvuranlara, kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden davalı Devletin ulusal para birimine çevrilmek üzere:
(i) Masraf ve giderler için, başvurana yansıtılabilecek vergiler hariç olmak üzere, 200 avro (iki yüz avro) ödenmesine;
(b) Yukarıda bahsi geçen üç aylık sürenin bittiği tarihten itibaren, ödeme gününe kadar, yukarıda bahsedilen miktara, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oranda basit faiz uygulanmasına;
4. Başvuranın talebinin geri kalan kısmının reddedilmesine karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce olarak tanzim edilmiş ve Mahkeme İç Tüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3 maddesi uyarınca 10 Temmuz 2018 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
Hasan BakırcıLedi Bianku
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
Full & Egal Universal Law Academy