AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KÖK/TÜRKİYE DAVASI
(Başvuru no. 42289/11)
KARAR
STRAZBURG
28 Kasım 2017
İşbu karar nihaidir; fakat bazı şekli değişikliklere tabi tutulabilir.
Kök/Türkiye davasında,
Başkan,
Ledi Bianku,
Yargıçlar,
Paul Lemmens,
Jon Fridrik Kjølbro,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), 7 Kasım 2017 tarihinde yapılan kapalı müzakereler sonucunda aynı tarihte aşağıdaki kararı vermiştir.
USUL
1. Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan davanın temelinde bir Türk vatandaşı olan Emre Kök’ün (“başvuran”) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (“AİHM” veya “Mahkeme”), İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca, 2 Haziran 2011 tarihinde yapmış olduğu (42289/11 no’lu) başvuru bulunmaktadır.
2. Başvuran, Mahkeme önünde, Ankara Barosuna bağlı Avukat T. Çelikyürek tarafından temsil edilmiştir. Türk Hükümeti (“Hükümet”) kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
3. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin bağımsızlığı ve tarafsızlığına, Savunma Bakanlığı tarafından sunulan gizli dosyalara erişimin olmaması nedeniyle yargılamaların adilliğine ve Cumhuriyet savcısının yazılı mütalaasının tebliğ edilmemesine ilişkin şikâyetler 21 Kasım 2016 tarihinde Hükümete bildirilmiş ve başvurunun geriye kalan kısmı Mahkeme İç Tüzüğü’nün 54 § 3 maddesine göre kabul edilemez bulunmuştur.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
4. Başvuran 1984 doğumlu olup, Afyonkarahisar’da ikamet etmektedir.
5. Askeri okulda öğrenci olan başvuran, gizli soruşturma raporlarına dayanılarak okulundan atılmıştır. Bunun üzerine başvuran, şikâyet konusu kararın iptali için Askeri Yüksek İdare Mahkemesi önünde Savunma Bakanlığı aleyhine dava açmıştır.
6. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, gizli soruşturma raporları ve başvurana tebliğ edilmeyen Cumhuriyet savcısının yazılı mütalaasına dayanarak, 9 Ocak 2008 tarihinde başvuranın talebini reddetmiştir. Başvuranın karar düzeltme talebi de Askeri Yüksek İdare Mahkemesi tarafından 10 Kasım 2010 tarihinde reddedilmiştir.
II. İLGİLİ İÇ HUKUK
7. Söz konusu zamana ait iç hukuka ilişkin açıklamalar Yavuz/Türkiye ((k.k.), no. 29870/96, 25 Mayıs 2000) ve Tanışma/Türkiye (no. 32219/05, §§ 29-47, 17 Kasım 2015) davalarında mevcuttur.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
I. SÖZLEŞME’NİN 6. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
8. Başvuran, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesine dayanarak, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi heyetinde yer alan iki subayın, askeri makamların hiyerarşisi altında görev yapması ve diğer askeri hâkimlerle aynı yasal güvencelere sahip olmadığı gerekçeleriyle bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adil olarak yargılanmadığından şikâyetçi olmuştur. Başvuran ayrıca, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi önünde gerçekleşen yargılamalar sırasında Savunma Bakanlığı tarafından mahkemeye sunulan gizli belgelere erişememesi ve mahkemeye sunulan Cumhuriyet savcısına ait yazılı mütalaanın kendisine tebliğ edilmemesi nedeniyle yargılamaların adil olmadığından şikâyetçi olmuştur.
A. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin bağımsızlığı ve tarafsızlığı hakkında
1. Kabul edilebilirlik hakkında
9. Hükümet Sözleşme’nin 35. maddesine dayanarak, başvuranın Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin bağımsızlığı ve tarafsızlığı hakkındaki şikâyetinin, iç hukuk yollarını tüketmediği gerekçesiyle reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Bu bağlamda Hükümet, başvuranın askeri hâkimlerin reddine dair bir istemde bulunmadığını ileri sürmüştür.
10. Mahkeme, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin kuruluş ve oluşumunun Anayasa ve kanunla açıkça öngörüldüğünü gözlemlemektedir. Dolayısıyla, başvuranın, mahkeme heyetindeki hâkimlerin orduya mensup oldukları gerekçesiyle mahkemenin oluşumuna ilişkin yapacağı tüm itirazlar başarısızlığa mahkûm olacaktır (bk. bu davaya uygulanabildiği ölçüde, Satık/Türkiye (no. 2), no. 60999/00, § 39, 8 Temmuz 2008, ve Yavuz Türkiye (k.k.), no. 29870/96, 25 May 2000).
11. Nitekim ulusal makamlardan böyle bir talepte bulunmak, şikâyette bulunulan durumu ortadan kaldırmayacağından, bu itirazın reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Mahkeme bu şikâyetin Sözleşme’nin 35 § 3 (a) maddesi anlamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığını ve ayrıca, başka herhangi bir gerekçeyle kabul edilemez olmadığını kaydetmektedir. Dolayısıyla, şikâyetin kabul edilebilir olduğu beyan edilmelidir.
2. Esas hakkında
12. Mahkeme hâlihazırda benzer bir şikâyeti Tanışma/Türkiye (no. 32219/05, §§ 68-84, 17 Kasım 2015) davasında incelemiş olduğunu ve Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiş olduğunu hatırlatmaktadır. Mahkeme, mevcut davada yukarıda belirtilen kararındaki tespitlerinden ayrılmasını gerektirecek herhangi bir özel koşul görmemektedir.
13. Dolayısıyla, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin bağımsız ve tarafsız olmaması nedeniyle Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi ihlal edilmiştir.
B. Gizli belgelere erişim ve Cumhuriyet savcısının yazılı mütalaasının tebliğ edilmemesine ilişkin şikâyetler hakkında
14. Başvuran, Savunma Bakanlığı tarafından sunulan gizli belgelere erişemediği ve mahkemeye sunulan Cumhuriyet savcısına ait yazılı mütalaanın kendisine tebliğ edilmediği gerekçesiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesi önünde yapılan yargılamaların adil olmadığı yönünde şikâyette bulunmuştur.
15. Mahkeme, söz konusu şikâyetlerin yukarıda incelenenle bağlantılı olduğunu ve bu sebeple aynı şekilde kabul edilebilir bulunması gerektiğini kaydetmektedir.
16. Mahkeme, başvuranın bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adil olarak yargılanma hakkının ihlal edildiği tespitini dikkate alarak, bu şikâyetlerin incelenmesine gerek olmadığı kanaatindedir (bk. diğer kararlar arasında, Incal/Türkiye, 9 Haziran 1998, § 74, Karar ve Hükümler Derlemesi 1998 IV, Ükünç ve Güneş/Türkiye, no. 42775/98, § 26, 18 Aralık 2003; Yeltepe/Türkiye, no. 24087/07, § 33, 14 Mart 2017).
II. SÖZLEŞME’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
A. Tazminat
17. Başvuran maddi tazminat olarak 500.000 avro ve manevi tazminat olarak 500.000 avro talep etmiştir.
18. Hükümet bu taleplere itiraz etmiştir.
19. Mahkeme, maddi tazminat bakımından Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi ile uyumlu yargılamaların sonucunda ne olacağı konusunda yorum yapamayacağını belirtmektedir. Dolayısıyla Mahkeme, bu başlık altında tazminat ödenmesine hükmedilemeyeceğini değerlendirmektedir. İç hukukta yakın zamanda yapılan değişiklikleri ve hukuk mahkemeleri önünde yargılamanın yenilenme olasılığını göz önünde bulundurarak hakkaniyet temelinde karar veren Mahkeme, manevi tazminat bakımından başvurana 1.500 avro ödenmesine hükmetmiştir.
B. Masraf ve giderler
20. Başvuran ayrıca, Mahkeme önünde oluşan masraf ve giderler karşılığında 385 Türk lirası (TL) (yaklaşık 95 avro) talep etmiştir. Bu bağlamda başvuran, posta giderlerinin makbuzlarını ibraz etmiştir.
21. Hükümet bu talebe itiraz etmiştir.
22. Mahkeme, elinde bulunan belgeleri ve içtihadını dikkate alarak, masraf ve giderler bakımından talep edilen miktarın tamamının (95 avro) ödenmesine hükmetmiştir.
C. Gecikme Faizi
23. Mahkeme, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğunu değerlendirmektedir.
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OY BİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna;
2. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin bağımsız ve tarafsız olmaması nedeniyle Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. Başvuranın Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamında yapmış olduğu şikâyetlerin geri kalan kısmının değerlendirilmesinin gerekli olmadığına;
4. (a) Davalı Devlet tarafından, başvurana, üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden davalı Devletin ulusal para birimine çevrilmek üzere:
(i) manevi tazminat olarak, miktara yansıtılabilecek vergiler hariç olmak üzere, 1.500 avro (bin beş yüz avro) ödenmesine;
(ii) masraf ve giderler için, başvurana yansıtılabilecek vergiler hariç olmak üzere, 95 avro (doksan beş avro) ödenmesine;
(b) Yukarıda bahsi geçen üç aylık sürenin bittiği tarihten itibaren, ödeme gününe kadar, yukarıda bahsedilen miktarlara, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oranda basit faiz uygulanmasına;
5. Başvuranın adil tazmine ilişkin diğer taleplerinin reddedilmesine karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce olarak tanzim edilmiş ve Mahkeme İç Tüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3 maddesi uyarınca 28 Kasım 2017 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
Hasan BakırcıLedi Bianku
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy