Kristiansen / Norveç – 1176/10
17.12.2015 tarihli Karar [V. Bölüm]
Olaylar –Başvuran, Avrupa Mahkemesine yaptığı başvuruda, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi uyarınca, tecavüze teşebbüs suçundan mahkûm edildiği ceza yargılamalarında, jüri üyelerinden birinin tarafsız olmadığı konusunda şikâyette bulunmuştur. Yargılamalar esnasında, söz konusu jüri üyesi, mağduru daha önce tanıdığı konusunda yargılamaları yürüten hâkimi bilgilendirmiştir. Söz konusu jüri üyesinin, “mağduru yıllar öncesinden zihninde canlandırdığını ve söz konusu dönemde onu sessiz sakin bir kişi olarak gördüğünü” belirtmesine rağmen, Yüksek Mahkeme, bu durumun jüri üyesinin suçluluğuna ilişkin incelemesini etkileyemeyeceğini değerlendirmiştir.
Hukuki Değerlendirme – Madde 6 § 1: Mahkeme, ulusal mahkemenin, mağdur ile jüri üyesi arasındaki seyrek temasın kendilerine göre söz konusu jüri üyesinin üyeliğine engel teşkil etmeyeceği zira kişisel bilgiler içermediği ve seneler önce gerçekleştiği yönündeki kararını uygun bulmuştur. Jüri üyesinin mağduru “sessiz sakin bir kişi” olarak tanımlamasının değerlendirme bakımından tam olarak bağlantısı ulusal düzeyde farklı yorumlamalara yol açsa da, Mahkeme söz konusu ifadenin gerçek anlamını belirlemenin gerekli olmadığını değerlendirmiştir. Bununla birlikte Mahkeme, söz konusu ifadenin açıkça görüldüğü üzere olumsuz olmadığını ve aslında mağdurun olumlu tasvirini taşıyabileceğini ve jürinin veya diğer jüri üyelerinin değerlendirmesini, sanığın aleyhine etkilemeye müsait olduğunu kaydetmiştir. Bu ihtimal; jüri üyesinin değer yargısının, sırasıyla mağdur ve başvuran tarafından henüz verilen sözlü ifadeye yönelik bir yorum ya da karşılık olarak algılanabilecek bir zamanda ifade edilmesi ile güçlenmiştir.
Bu koşullar altında başvuranın, jüri üyesinin kendisinin masumiyeti ya da suçluluk durumunu etkileyebilecek nitelikte önyargılara sahip olabileceği konusunda makul endişesi bulunmaktadır. Ayrıca, başvuranın avukatı, ilgili jüri üyesinin tarafsızlıktan yoksun olduğu gerekçesiyle reddedilmesini talep etmiş, mağdurun yardımcı avukatı bu talebi desteklemiş ve savcı, herhangi bir tutum takınmaksızın, anlayış göstermiştir. Bu itirazların ve yorumların hiçbiri belirleyici olmasa da, beraber değerlendirildiklerinde, koşulların önemine ilişkin güçlü bir bulgu sağlamışlardır. Ancak, ilgili jüri üyesinin tarafsızlıktan yoksun olduğu yönündeki bu bulgulara karşın, yerel mahkeme, ne söz konusu jüri üyesini görevden almış ne de, örneğin jüri üyelerini sadece mahkemede sunulan delillere güvenmeye davet ederek ve başka hiçbir unsurun kararlarını etkilemesine izin vermemeleri noktasını vurgulayarak jüriyi yönlendirmeye çalışmıştır.
Bu koşulların kümülatif etkisi dikkate alındığında, yargılamayı yürüten mahkemenin tarafsızlığı konusunda şüphe duyulmasını haklı kılan gerekçeler bulunmaktadır.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle)
Madde 41: manevi tazminat olarak 4.000 avro.
(Ayrıca bk. Ekeberg ve Diğerleri / Norveç, 11106/04, 31 Temmuz 207, 99 sayılı Bilgi Notu; Peter Armstrong / Birleşik Krallık, 65282/09, 9 Aralık 2014, 180 sayılı Bilgi Notu; ve Hanif ve Khan / Birleşik Krallık, 52999/08 ve 61779/08, 20 Aralık 2011, 147 sayılı Bilgi Notu)
Full & Egal Universal Law Academy