Bu çeviri Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Araştırma – İçtihat Biriminin () desteğiyle hazırlanmış ve Anayasa Mahkemesinin intranet sayfasında yayınlanmıştır. Bu belgenin tekrar yayınlanma izni sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin HUDOC sayfasında yer alması amacına yöneliktir ().
This translation was made available with the support of the Turkish Constitutional Court Research and Case-law Department () and published on its intranet. The permission of reproducing this document has been granted for the sole purpose of its publication on the Court’s case-law database HUDOC ().
Cette traduction a été préparée avec le soutien de la Division de Recherche et de Jurisprudence de la Cour constitutionnelle turque () et publié sur son intranet. L’autorisation de reproduction de ce document est limitée à sa publication sur la page de jurisprudence HUDOC de la Cour européenne des droits de l’homme ().
ARAŞTIRMA VE İÇTİHAT BİRİMİ (ar-iç)
BİLGİ NOTU
AİHM KARARLARI
2013/25
KRSTIC/SIRBİSTAN
(45394/06, 10/12/2013)
Karar Metni
İlgili Maddeler
AİHS 6 ve 13, P1-1
Hak ve Özgürlükler
Adil yargılanma hakkı, etkili başvuru yolu hakkı, mülkiyet hakkı.
Anahtar Kelimeler
Alacak hakkı, kamu otoriteleri aleyhine parasal nitelikli yükümlülük, icra edilebilir kesin idari kararlar, icra, yargısal makamların keyfi tutumları, yasallık.
Davanın Özü
İcra edilebilir alacak hakkı doğuran yargısal ve idari kararlar ile hakem kararlarının icrasındaki gecikme mülkiyetin barışçıl kullanımı hakkını ihlal edebilir.
KARARIN ÖZETİ
Olaylar ve Olgular:
Başvurucu, 1991 yılında emekli olmuş, daha sonra eski işvereninin ödemediği ücretlerle ilgili açtığı davayı kazanan başvurucunun emekli aylığı Sosyal Güvenlik Fonunun (Fon) 1994 yılında verdiği kararla başvurucunun lehine ve geçmişe dönük olarak yeniden ayarlanmış ancak yeni belirlenen aylık miktarına göre 1990-1993 dönemine ilişkin ortaya çıkan fark ondokuz yıl boyunca ödenmemiş, başvurucu hukuk ve idari yargıda açtığı davalardan herhangi bir sonuç alamamıştır. Yargısal başvuru yollarından sonuç alınamamasına ilgili mahkemeler tarafından gösterilen temel gerekçe 1994 tarihli kararın düzeltilen emeklilik maşına ilişkin verileri içermesi ancak Fon’un ödenmemiş borç toplamını nominal olarak içermemesi, bunun için başvurucunun idari yollara başvurarak hesap yaptırması gerektiği olarak gösterilmiştir. 2001 yılında, Fon, Hükümete verdiği bilgide, geçmiş borçları ödeyemediği kabul etmiş ancak bilgisayar yazılım sistemindeki sınırlamalar nedeniyle Sıbistan’daki yüksek enflasyon döneminde artış göstermiş olan borçları hesaplamasının ve ödemesinin mümkün olmadığını belirtmiştir. 1990’lı yıllarda Sırbistan yüksek enflasyon maruz kalmıştır.
İddialar:
Başvurucu, davalı devletin kesin ve icra edilebilir kararın icrasını sağlamakta başarısız olması nedeniyle AİHS’in 6. maddesi ile P1-1’in; bunu sağlayacak etkili bir iç hukuk yolu bulunmaması nedeniyle AİHS’in 13. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Hükümetin Savunması:
Hükümet, savunmasında genel olarak yukarıda yargı makamlarının belirttikleri gerekçelere dayanmıştır.
Hukuki Değerlendirme:
Mahkeme, başvuruyu AİHS’in 6. ve 13. maddesi ile P1-1’den ele almıştır.
P1-1. yönünden;
AİHS 6 ve 13 yönünden;
AİHS 41 yönünden;
Mahkeme, öncelikle konuya ilişkin genel ilkeleri ortaya koymuş ve bir “alacak hakkı”nın, mahkeme hükmü, hakem kararı veya idari kararla yeterli derecede icra edilebilir kılınmışsa bir “mal-mülk” teşkil edebileceğini; bu nitelikteki kararların tamamen icra edilmesinde yetersiz kalınmasının, bu durum uzun süre devam etmişse, P1-1’in birinci paragrafının birinci cümlesi anlamında barışçıl yararlanma hakkına müdahale teşkil edebileceğini; kamu otoriteleri tarafından yapılan böyle bir müdahalenin yasal olması, meşru amaç taşıması ve orantılı olması gerektiğini; yasallık bakımından devletin, kesin hükümlerin icrasının ilgili mevzuatta yer alan usule uygun olmasını sağlama konusunda pozitif yükümlülük altında olduğunu; ilke olarak devlete karşı birey lehine bir kesin kararın verildiği durumda, bireyin devlet aleyhine ayrı bir icra prosedürü izlemeye zorlanamayacağını belirtmiştir.
Mahkeme somut olayda 1994 tarihli kararla ortaya çıkan Fonun ödenmemiş borçlarının kararda yer alan ölçütlerle hesaplanabilecek nitelikte olduğunu ancak icra mahkemesinin yetkili olmasına rağmen Fonun borcunu hesaplamak için bilirkişi raporu almadığı gibi başvurucu tarafından sunulan raporu da dikkate almadığını, mahkemenin icra prosedürünün uzamasına neden olmasının ve idari makamlar lehine verdiği ret kararında gösterdiği gerekçelerin keyfi olduğunu, bunların parasal nitelikteki yükümlülükler doğuran kesin idari kararların icrası için öngörülmüş ilgili mevzuatla uyumlu olmadığını değerlendirmiş ve bu nedenle başvurucunun mülkiyetten barışçıl yararlanma hakkına yapılan müdahalenin yasal olmadığı sonucuna varmış, P1-1’in ihlal edildiğine hükmetmiştir.
Mahkeme AİHS’in 6. ve 13. maddeleri yönünden ayrı bir inceleme yapmaya gerek görmemiştir.
Davalı devletin üç ay içinde uygun araçlarla yasal faiziyle birlikte 1994 tarihli kesin kararın tamamen icrasını sağlaması gerektiğine hükmetmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy