László Magyar/Macaristan - 73593/10 - 20.5.2014 tarihli Karar [II. Bölüm]
Olaylar — Başvurana adam öldürme, gasp ve diğer suçlardan mahkûm edilmiş ve kendisine şartlı tahliye imkânı bulunmaksızın müebbet hapis cezası verilmiştir. Cumhurbaşkanlığı özel affı olanağı Macaristan Anayasası’nın 9. maddesinde öngörülmesine rağmen, 1999 yılında mutlak müebbet hapis cezasının getirilmesinden itibaren, bu türden bir cezası infaz edilmekte olan herhangi bir mahkûmun aftan yararlanmasını sağlamaya yönelik herhangi bir karar verilmemiştir.
Hukuki Değerlendirme — Madde 3: Mutlak müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş bir kişinin cezasının başlangıcından itibaren, cezasının incelenmesinin ne zaman yapılacağı veya ne zaman talep edilebileceği dahil olmak üzere, tahliye olasılığının değerlendirilebilmesi için hangi koşullar altında neler yapması gerektiğini bilme hakkına sahiptir. Sonuç olarak, iç hukukta mutlak müebbet hapis cezasının incelenmesi imkânının veya buna yönelik bir mekanizmanın sağlanmadığı durumlarda, bu gerekçeden ötürü 3. maddeye aykırılık, tutukluluğun ileriki aşamalarında değil, ancak mutlak müebbet hapis cezasının verildiği anda meydana gelmiş olur.
Mahkeme’nin Törköly[1] başvurusunda, söz konusu davada başvurana Cumhurbaşkanlığı özel affından yararlanma imkânı tanınmasının mümkün olduğunu dikkate aldığı doğrudur. Ancak başvuranın şartlı tahliye olanağının bulunmaması mevcut davada, Cumhurbaşkanlığı özel affı düzenlemesine ve uygulamasına ilişkin daha katı bir inceleme yapılmasını gerektirmiştir. Yerel mevzuat yetkililere veya Cumhurbaşkanına, bir hükümlünün af talebinde bulunması halinde tutukluluk halinin devamının meşru ceza bilimi gerekçelerinden ötürü haklı olup olmadığını değerlendirme yükümlülüğünü getirmemekteydi. Yetkililerin hükümlüler hakkında bilgi toplamak ve söz konusu bilgileri af talebiyle birlikte göndermek gibi genel bir görevleri olmasına rağmen, kanunda bu türden kişisel hususların toplanması ve düzenlenmesinde ve talebin değerlendirilmesinde dikkate alınması gereken kriterlere veya koşullara ilişkin kesin bir yönlendirme mevcut değildi. Ne Adalet Bakanı, ne de Cumhurbaşkanı bu türden taleplere ilişkin kararlarına gerekçe gösterme mecburiyetindeydi. Dolayısıyla Mahkeme, tek başına ele alındığında (şartlı tahliye imkânından yararlanmaya hak kazanma eşliğinde olmayan) Cumhurbaşkanlığı özel affı uygulamasına ilişkin düzenlemede, hükümlülerin tahliye olasılığının değerlendirilebilmesi için hangi koşullar altında neler yapmaları gerektiğini bilmesine izin verildiğine ikna olmamıştır. Düzenleme, ne kadar önemli olursa olsun hükümlünün rehabilitasyona yönelik olarak geçirdiği değişikliklerin ve katettiği ilerlemenin düzgün bir şekilde değerlendirilmesini güvence altına almamıştır. Dolayısıyla, başvuranın müebbet hapis cezasının Sözleşme’nin 3. maddesinin amaçları doğrultusunda, indirim yapılabilecek mahiyette bir ceza olduğu değerlendirilmemiştir.
Sonuç: ihlal (oybirliğiyle)
Mahkeme ayrıca oybirliğiyle, başvuran aleyhine ceza yargılamalarının uzunluğu bakımından Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine hükmetmiştir.
Madde 41: İhlal tespiti başvuranın Sözleşme’nin 3. maddesi kapsamındaki şikâyeti açısından manevi tazminata karşılık olarak yeterli adil tazmin teşkil etmiştir; Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamındaki şikâyete ilişkin olarak ise 2.000 avro manevi tazminat ödenmesine hükmedilmiştir.
Madde 46: Mevcut kararın doğru bir şekilde infaz edilmesi için davalı Devletin tercihen mevzuat yoluyla olmak üzere, mutlak müebbet hapis cezalarının incelenmesi sisteminde bir reform gerçekleştirmesi gerekliydi. Bu türden bir inceleme mekanizmasının, tutukluluk halinin devamının meşru ceza hukuku gerekçeleri kapsamında haklı olup olmadığının her davada inceleneceğini güvence altına alması ve mutlak müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş kişilerin tahliye olasılığının değerlendirilebilmesi için hangi koşullar altında neler yapmaları gerektiğini belirli bir kesinlik ölçüsünde öngörebilmelerini sağlaması gerekmektedir.
(Ayrıca bk. Vinter ve Diğerleri/Birleşik Krallık [BD], 66069/09, 130/10 ve 3896/10, 7 Temmuz
2013, 165 sayılı Bilgi Notu)
[1] Törköly/Macaristan (k.k.), 4413/06, 5 Nisan 2011.
Full & Egal Universal Law Academy