© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2013. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Daha fazla bilgi için, bu belgenin sonunda bulunan yazarın telif hakkı ile ilgili kısmı okuyabilirsiniz.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2013. This translation was commissionned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court. For further information see the full copyright at the end of this document.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2013. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund). Elle ne lie pas la Cour. Pour plus de renseignements veuillez lire l’indication de copyright/droits d’auteur à la fin du présent document.
Mahkeme içtihadı üzerine bilgi notu No 164
Haziran 2013
Lavrechov / Çek Cumhuriyeti - 57404/08
Karar 20.6.2013 [Daire V]
1 no.’lu Protokol’ün 1. maddesi
1 no.’lu Protokol’ün 1. maddesinin 1. fıkrası
Malvarlığına saygı
Beraat etmesine rağmen kefalet bedelinin başvurucuya iade edilmemesi: ihlâl yok
Olaylar – Rus vatandaşı başvuran, 2001 tarihinde, Çek Cumhuriyeti’nde, dolandırıcılık ve içeriden öğrenilen bilginin suistimali (insider trading, délit d’initié) ile suçlanarak tutuklanmıştır. Ertesi yıl, 400 000 Avro’ya denk bir kefalet ücreti karşılığı serbest bırakılmıştır. Uzun bir süre yurtdışında bulunup yargı makamı ile iletişim kurmadığı, usule ilişkin belgelerin tebliğ edilmesini sağlayan bir adresi bildirmeyi ihmal ettiği için duruşması onun gıyabında yapılmıştır. Başvuranın hakkında açılan davanın sonunda kendisine karşı yapılan suçlamalardan beraat etmiş olmasına rağmen, kefaletle serbest bırakılmasına ilişkin şartları ihlâl etmiş olmasından dolayı kefalet bedeli kendisine iade edilmemiştir.
Hukuki değerlendirme– 1 no.’lu Protokol’ün 1. maddesi: Kefalet bedelinin iade edilmemesi başvuranın mülkiyet haklarını ihlâl etmektedir. Bu tedbir, kanunilik gereğine uygun olmakta ve genel menfaate reddedilmez bir biçimde bağlı olarak suçlara karşı mücadele edilmesine, bunların önlemesine ve ceza yargılamasının iyi bir şekilde yürütülmesine dayanan yasal amaçları takip etmektedir. Her ne kadar, yaklaşık 400 000 Avro olan kefalet bedelinin miktarı çok önemli olsa da, ölçülülüğün tartışılmasının uygun olduğu an onun belirlendiği an olup, ona el konulduğu an değildir. Olayda, başvurucu, miktarın aşırı olduğunu iddia etmemiş ve üstelik bunu hızlı bir şekilde ve çok zorlanmadan temin etmiştir. Bu davada ortaya çıkan esas sorun, kefalet bedeline el konulmasının gerekip gerekmediğinin belirlenmesinde ilgilinin beraat etmesinin göz önünde tutulup tutulmayacağıdır.
Kefaletin amacı ceza yargılamasının düzgün işleyişini, özellikle sanığın duruşmaya katılmasını sağlamaktır. Olayda yargılamanın işleyişi, başvurucunun kefaletle salıverilmesinin şartlarına uyma konusundaki kusurundan dolayı ciddi biçimde engellenmiştir. İlgili kefaletle salıverilme şartları ile ihtilafa düşmüş olduğunu bilmesi gerekiyorken düzenlenen duruşmalardan hiçbirine katılmamış ve mahkemeye hiçbir yardımda bulunmamıştır. Sonuç olarak, yargılama ciddi şekilde uzamış ve başvurucuya bazı belgeleri ulaştırma teşebbüsleri önemli engellerle karşılaşmıştır. İlgilinin daha sonra beraat etmiş olması ona karşı yürütülen soruşturmanın yasadışı olduğu veya diğer kusurlarla zedelendiği anlamına gelmemektedir. Mahkûmiyet (genellikle, makul her şüphenin ötesinde kanıt) ve soruşturma (genellikle, bir suçun işlendiğine dair makul şüphe) için farklı derecelerde kanıt gerekmektedir. Bir dava sürecinde, makul bir şüphenin bunun ötesine geçemediği durumlar kuvvetle muhtemeldir. Böyle bir durumda, Devlet, yine de, hakkında makul bir şüphe duyulan kişinin yargılamanın düzgün işleyişine mani olmamasına veya adaletten kaçmaya yeltenmemesine dikkat etmesi konusunda meşru bir menfaate sahiptir. Böylece, yargılamanın sonuçlanmasının kefalet bedeline el konulması sorunu ile direk bir ilişkisi yoktur. Bu durum daha çok yargılama süresince kefaletle salıverilme koşullarının ihlâl edilmiş olması halinde, kefalet bedelinin iade edilmemesinin orantılı bir tedbir olarak belirlenip belirlenemeyeceği ile ilgilidir. Her ne kadar başvuran, ilk duruşmalara katılamamasına ilişkin olarak pasaportunun çalınması gibi objektif sebeplere sahip olsa bile, gıyabında duruşma yapılması kararı yeni pasaportunu elde etmesinden iki yıl ve sekiz ay sonra alınmıştır. Bu koşullarda, yerel yargı makamlarının başvuranın uzun yıllar boyunca yurtdışında ikamet etmesinden dolayı ceza davasına katılmadığı sonucuna varması haksız sayılmaz. Önemsenmemesi imkânsız bir süre boyunca, kefaletle salıverilmesi koşullarını çiğnediğinin kesin olarak farkında olması nedeniyle başvuranın mahkemeye açık ve şüpheden uzak bir şekilde Rusya’daki adresini bildirmesi ve mahkemeyle düzenli iletişim halinde kalması gerekirdi. Ancak, bunu yapmamıştır. Son olarak, el koyma kararı tamamıyla çekişmeli bir duruşma sonrası verilmiş, yerel yargı makamları uygun soruları özenli bir şekilde incelemişler ve kararlarını eksiksiz bir şekilde gerekçelendirmişlerdir. Bu durumda, 1 no.’lu Protokol’ün 1. maddesinden ileri gelen usul şartlarına riayet edilmiştir. Öyleyse, başvuranın kefalet bedeline el konulması kararı toplumun genel menfaatinin gerekleri ile başvuranın haklarına bağlı zorunluluklar arasındaki doğru dengeyi sağlamıştır.
Sonuç: ihlâl yok (tek oya karşı altı oy).
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
Kayıt Müdürlüğü’nün bu özeti Mahkeme’yi bağlamaz.
İçtihat Bilgi Notları İçin Tıklayınız
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2013.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin resmi dilleri Fransızca ve İngilizce’dir. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır ve Mahkeme, kalitesi konusunda herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının veritabanı olan HUDOC üzerinden () veya HUDOC’un bildirdiği başka veritabanları üzerinden yüklenebilir. Davanın isminin tamamen yazılması, yukarıdaki telif hakkıyla ilgili ifadeler kullanılması ve insan haklarına destek Fonu’na referans yapılması şartıyla ticari olmayan amaçlarla kullanılabilir. Bu çevirinin tamamını veya bir kısmını ticari amaçlarla kullanmak isteyen herkesin, bu durumu belirtilen adrese bildirmesi rica olunur: publishing@.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2013.
The official languages of the European Court of Human Rights are English and French. This translation was commissioned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court, nor does the Court take any responsibility for the quality thereof. It may be downloaded from the HUDOC case-law database of the European Court of Human Rights () or from any other database with which the Court has shared it. It may be reproduced for non-commercial purposes on condition that the full title of the case is cited, together with the above copyright indication and reference to the Human Rights Trust Fund. If it is intended to use any part of this translation for commercial purposes, please contact publishing@.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2013.
Les langues officielles de la Cour européenne des droits de l’homme sont le français et l’anglais. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund) Elle ne lie pas la Cour, et celle-ci décline toute responsabilité quant à sa qualité. Elle peut être téléchargée à partir de HUDOC, la base de jurisprudence de la Cour européenne des droits de l’homme (), ou toute autre base de données à laquelle HUDOC l’a communiquée. Elle peut être reproduite à des fins non commerciales, sous réserve que le titre de l’affaire soit cité en entier et s’accompagne de l’indication de copyright ci-dessus ainsi que de la référence au Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme. Toute personne souhaitant se servir de tout ou partie de la présente traduction à des fins commerciales est invitée à le signaler à l’adresse suivante : publishing@.
Full & Egal Universal Law Academy