© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2016. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Daha fazla bilgi için, bu belgenin sonunda bulunan yazarın telif hakkı ile ilgili kısmı okuyabilirsiniz.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2016. This translation was commissioned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court. For further information see the full copyright indication at the end of this document.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2016. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund). Elle ne lie pas la Cour. Pour plus de renseignements veuillez lire l’indication de copyright/droits d’auteur à la fin du présent document.
Mahkeme içtihadına ilişkin Bilgi Notu 185
Mayıs 2015
Magee ve Diğerleri - Birleşik Krallık - 26289/12, 29062/12 ve 29891/12
Karar 12.5.2015 [4. Bölüm]
5. Madde
Madde 5-3
İvedi olarak yargıç ya da diğer görevli önüne çıkartılma
Tutmanın erken aşamalarında yargıcın şartlı salıverme konusunu inceleyememesi: ihlal edilmediğine
Olaylar – Başvurucular, bir polis memurunun öldürülmesine karıştıkları şüphesiyle gözaltına alınmıştır. 48 saat sonra, tutulmalarının hukukiliğini denetleyen ve 5 günlük bir uzatma veren (ifadelerinin alınmaya devam edilmesi ve adli tıp incelemeleri için) bir Yerel Mahkeme yargıcı önüne çıkartılmışlardır. Daha sonra yargılama öncesi tutulma süreleri bir kez daha uzatılmıştır, başvurucular nihai olarak haklarında bir suç isnadı yapılmadan 12 gün sonra salıverilmişlerdir.
2000 tarihli Kuzey İrlanda Terör Yasası’nın 8. Ekine göre, tutulan bir kimse, hakkında bir suç isnadı yapılmaksızın, 28 güne kadar tutulabilir. Bu tutmanın hukukiliği yetkili yargıç tarafından 48 saat içerisinde ve ondan sonra da her yedi günde bir denetlenmelidir. Bu yargıcın gözaltının/tutmanın erken aşamalarının hukuka uygun olmaması halinde salıverme yetkisi olmasına rağmen, şarta bağlı olarak salıverme yetkisi yoktur.
Hukuki Değerlendirme – Madde 5 § 3: Madde 5 § 3 yapısal olarak farklı haklar tanıyan iki ayrı konuyla ilgilenmektedir: bireyin yetkililerin kontrolüne girdiği bir gözaltından sonraki ilk aşamalar ve bireyin tutulabileceği veya şarta bağlı ya da bağlı olmaksızın salıverilebileceği bir ceza mahkemesi önündeki yargılamaya bağlı olan süreç. Bu iki ayak, farklı haklar tanımaktadır ve görünüşte mantıksal olarak ya da geçici olarak birbirleriyle bağlantılı değildir.
İlk ayaktaki başlangıç aşaması ele alındığında, Mahkeme içtihadı, “suç işlediğinden makul şüphe duyulması üzerine” yakalanan ya da tutulan bir bireye, yani herhangi bir ceza davası açılmasından önce dahi, yargısal denetim aracılığıyla koruma sağlanması gerektiğini tespit etmiştir. Yargısal denetim, ivedi ve otomatik olmalıdır (diğer bir ifadeyle tutulan kişinin bir başvuru yapmasına bağlı olmamalıdır) ve bireyi dinledikten ve gözaltı ya da tutukluluğun hukukiliğini, ve gerekçelerini, denetledikten sonra salıverme yetkisi olan bağımsız bir yargıç ya da diğer bir görevli tarafından gerçekleştirilmelidir.
Mahkeme, başvurucuların davasında bu koşulların yerine getirildiğini tespit etmiştir ve başvurucuların tutuldukları süreçte şarta bağlı olarak salıverilme imkanının bulunmasının gerekip gerekmediğini değerlendirmiştir. Başvurucular polis nezaretindeyken bir Yerel Mahkeme yargıcı huzuruna iki kez çıkartılmış olmalarına rağmen, bunların hiçbirinde şarta bağlı olarak salıverilme kararı verme yetkisi olan bir yargıcın huzuruna çıkartılmamışlardır. Bununla birlikte Mahkeme, başvurucuların görece kısa bir süre için tutulduklarını (12 gün) ve dolayısıyla da bütün bu süre boyunca özgürlükten yoksun bırakılmalarının bir suç işlediklerine yönelik makul şüphenin varlığıyla haklı kılınabilen “erken aşamaları”nda olduklarını tespit etmiştir. Mahkeme’nin madde 5 § 3’e ilişkin içtihadındaki hiçbir şey, bu süreçte şarta bağlı olarak salıverilmelerinin de dikkate alınmasını gerektirmemektedir.
Her halükarda, tutuldukları süre boyunca başvurucuları keyfi tutmaya karşı koruyan çeşitli koruyucular bulunmaktadır: yargıç, tutma süresini yalnızca azami yedi gün uzatabilir ve toplam süre yirmi sekiz günden fazla olamaz; yargıç, herhangi bir uzatma izni vermeden önce tutma süresinin uzatılmasının gerekli olduğuna inanmak için makul gerekçelerin bulunduğuna ve soruşturmanın özenle ve hızla yürütüldüğüne kanaat etmelidir; yargıç tutmanın hukuka uygun olduğu konusunda da ikna olmalıdır ve tutmayı esas bakımından da incelemelidir; birinci başvurucu ilk denetim sırasında yeminli ifade vermiştir ve her iki başvurucunun argümanları da ikinci denetim sırasında dinlenmiştir; son olarak, başvurucular tutulmalarının devam etmesine yargısal denetim yoluyla itiraz edebilmişlerdir.
Bu hususların ışığında, başvurucuların özgürlükten yoksun bırakıldıkları süre boyunca şarta bağlı olarak salıverilmelerine imkan tanınmaması, Sözleşme’nin 5 § 3 maddesine göre herhangi bir sorun doğurmamaktadır.
Sonuç: ihlal edilmediğine (oybirliğiyle).
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
Yazı İşleri tarafından hazırlanmış bu özet Mahkeme’yi bağlamamaktadır.
İçtihat Bilgi Notları için buraya tıklayınız
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2016.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin resmi dilleri Fransızca ve İngilizce’dir. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır ve Mahkeme, kalitesi konusunda herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının veritabanı olan HUDOC üzerinden () veya HUDOC’un bildirdiği başka veritabanları üzerinden yüklenebilir. Davanın isminin tamamen yazılması, yukarıdaki telif hakkıyla ilgili ifadeler kullanılması ve insan haklarına destek Fonu’na referans yapılması şartıyla ticari olmayan amaçlarla kullanılabilir. Bu çevirinin tamamını veya bir kısmını ticari amaçlarla kullanmak isteyen herkesin, bu durumu belirtilen adrese bildirmesi rica olunur: publishing@.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2016.
The official languages of the European Court of Human Rights are English and French. This translation was commissioned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court, nor does the Court take any responsibility for the quality thereof. It may be downloaded from the HUDOC case-law database of the European Court of Human Rights () or from any other database with which the Court has shared it. It may be reproduced for non-commercial purposes on condition that the full title of the case is cited, together with the above copyright indication and reference to the Human Rights Trust Fund. If it is intended to use any part of this translation for commercial purposes, please contact publishing@.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2016.
Les langues officielles de la Cour européenne des droits de l’homme sont le français et l’anglais. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund) Elle ne lie pas la Cour, et celle-ci décline toute responsabilité quant à sa qualité. Elle peut être téléchargée à partir de HUDOC, la base de jurisprudence de la Cour européenne des droits de l’homme (), ou toute autre base de données à laquelle HUDOC l’a communiquée. Elle peut être reproduite à des fins non commerciales, sous réserve que le titre de l’affaire soit cité en entier et s’accompagne de l’indication de copyright ci-dessus ainsi que de la référence au Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme. Toute personne souhaitant se servir de tout ou partie de la présente traduction à des fins commerciales est invitée à le signaler à l’adresse suivante : publishing@.
Full & Egal Universal Law Academy