Magee ve Diğerleri / Birleşik Krallık – 26289/12, 29062/12 ve 29891/12 - 12.5.2015 tarihli Karar [IV. Bölüm]
Olaylar – Başvuranlar, bir polis memurunun öldürülmesi olayına karıştıkları şüphesiyle yakalanmışlardır. Başvuranlar, 48 saat sonra, tutuklama işleminin yasaya uygunluğunu inceleyen ve sorgulamanın devamı ve adli incelemeler için 5 gün süre uzatımı veren Yerel Mahkeme önüne çıkarılmışlardır. Daha sonra, duruşma öncesi tutulma işlemi tekrar uzatılmış ve başvuranlar, herhangi bir suç isnadı olmaksızın, sonuç olarak 12 gün sonra serbest bırakılmışlardır.
Kuzey İrlanda’nın 2000 tarihli Terör Yasası’nın 8. Ek’i uyarınca, tutulan bir kişi, herhangi bir suç isnadı olmaksızın 28 güne kadar tutulabilir. Tutulma işleminin yasaya uygunluğu, 48 saat içerisinde ve sonraki her 7 günde bir yetkili hâkim tarafından incelenmelidir. Yetkili hâkim, yakalama/duruşma öncesi tutulma işleminin hukuka aykırı olması durumunda, serbest bırakma yetkisine sahipken, kefaletle serbest bırakma yetkisine sahip değildir.
Hukuki değerlendirme – madde 5 § 3: Sözleşme’nin 5 § 3 maddesi yapısal olarak iki ayrı hususla ilgilidir: bir bireyin yakalama işlemi sonrasındaki ilk dönemlerde yetkili makamların otoritesi altına alındığında; ve bireyin alıkonduğu veya şartlı ya da şartsız tahliye edildiği ve ceza mahkemesi önündeki yargılamanın devam ettiği dönem. Belirtilen iki husus açıkça, mantık çerçevesinde veya geçici olarak bağlantısı bulunmayan farklı haklar sağlamaktadır.
Mahkeme içtihadı, ilk hususla ilgili olarak, “bir suç işlediğine yönelik makul şüphe üzerine”, yani herhangi bir suç isnadı bile yapılmadan önce, yakalanan veya alıkonan bir bireye yargı denetimi aracılığıyla koruma sağlanması gerektiğini ortaya koymaktadır. Yargı denetimi, hızlı, otomatik (diğer bir ifadeyle, alıkonan kişinin başvurusu beklenmeden) ve kişinin dinlenmesi ve yakalama ve alıkonmanın yasaya uygunluğu ile gerekçesi incelendikten sonra serbest bırakma kararı verme yetkisi bulunan bağımsız bir hâkim veya sair kamu görevlisi önünde gerçekleşmelidir.
Mahkeme, söz konusu koşulların başvuranların davasında karşılandığını kaydederek, başvuranların alıkonduğu süreçte şartlı tahliye ihtimalinin bulunup bulunmadığı hususunu değerlendirmiştir. Mahkeme, başvuranların polis gözetimindeyken iki kez yerel mahkeme hâkimi önüne çıkarılmalarına rağmen, şartlı tahliye kararı verme yetkisi bulunan bir hâkim önüne hiçbir zaman çıkarılmadıklarını vurgulamıştır. Mahkeme, bununla birlikte, başvuranların oldukça kısa bir süreliğine (12 gün) alıkonduklarını ve bu nedenle hürriyetinden yoksun kılmanın hep “başlangıç safhalarında” olduklarını ve bu süreçte, alıkonmalarının, ceza gerektiren bir suç işlediklerine yönelik makul şüphenin varlığıyla gerekçelendirilebileceğini kaydetmiştir. Sözleşme’nin 5 § 3 maddesine ilişkin Mahkeme içtihadı, başvuranların bu süreçteki şartlı tahliyelerine ilişkin bir değerlendirme yapılmasını gerekli kılmamaktadır.
Buna karşın, başvuranların keyfi alıkoymaya karşı korunması kapsamında birtakım güvenceler mevcuttur: hâkim alıkoyma süresini en fazla 7 gün uzatabilir ve toplam süre 28 günü geçemez; hâkim, süre uzatma kararı vermeden önce, alıkoymanın devam etmesinin gerektiğine inanmak bakımından makul nedenler bulunduğu ve soruşturmanın özenli ve hızlı bir şekilde yürütülmekte olduğu hususlarında ikna olmalıdır; hâkim ayrıca, yakalama işleminin yasaya uygun olduğu konusunda da ikna olmalıdır ve alıkoymanın esasına ilişkin değerlendirme yapmalıdır; ilk inceleme esnasında, birinci başvuran yeminli ifade vermiştir ve ikinci inceleme esnasında her iki başvuranın iddiaları da dinlenmiştir; son olarak, başvuranlar devam eden alıkonmalarına adli inceleme aracılığıyla itiraz etme imkânı bulmuşlardır.
Belirtilen unsurlar ışığında, başvuranların hürriyetlerinden yoksun kılındıkları dönemde şartlı tahliye imkânının bulunmaması, Sözleşme’nin 5 § 3 maddesi kapsamında hiçbir soruna yol açmamıştır.
Sonuç: ihlal yok (oy birliğiyle)
Full & Egal Universal Law Academy