AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
MALHAS VE DİĞERLERİ / TÜRKİYE
(Başvuru No. 35476/06, 28530/06, 43192/06 ve 43194/06)
KARAR
(Adil Tazmin – Kayıttan Düşürülme)
STRAZBURG
21 Kasım 2017
İşbu karar Sözleşme’nin 44 § 2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup, bazı şekli değişikliklere tabi tutulabilir.
Malhas ve diğerleri / Türkiye davasında,
Başkan
Robert Spano,
Yargıçlar
Julia Laffranque,
Işıl Karakaş,
NebojšaVučinić,
Paul Lemmens,
Jon Fridrik Kjølbro,
Stéphanie Mourou-Vikström,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdürü Stanley Naismith’in katılımıyla Daire halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm) 31 Ekim 2017 tarihinde gerçekleştirdiği kapalı oturumdaki müzakereler sonucunda anılan tarihte aşağıdaki kararı vermiştir:
USUL
1. Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan davanın temelinde, dört Türk vatandaşının, Kevork Ramses Malhas (başvuru no. 35476/06, 43192/06 ve 43194/06), Selim Metin (başvuru no. 28530/06), Selma Binyıldız (başvuru no. 28530/06) ve Emin Balcı’nın (başvuru no. 43192/06) (“başvuranlar”) sırasıyla 3 Ağustos (başvuru no. 35476/06), 29 Haziran (başvuru no. 28530/06) ve 10 Ekim 2006 (başvuru no. 43192/06 ve 43194/06) tarihlerinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca yapmış oldukları dört başvuru (No. 35476/06, 28530/06, 43192/06 ve 43194/06) bulunmaktadır.
2. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 13 Eylül 2011 tarihinde verdiği kararla ("esas hakkında verilen karar"), Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır (Malhas ve diğerleri/Türkiye, No. 35476/06 ve diğer 3 başvuru, § 94, 13 Eylül 2011). Mahkeme aynı zamanda, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrası bağlamında, yargılamanın hakkaniyetiyle ilgili şikâyet hakkında ayrı olarak karar vermesinin gerekli olmadığı değerlendirmesinde bulunmuştur (idem, § 99).
Söz konusu kararda, Mahkeme aynı zamanda, başvuran Kevork Ramses Malhas’ın 4 Temmuz 2009 tarihinde hayatını kaybettiği hususunda Yazı İşleri Müdürlüğüne bilgi verildiğini; uygulamaya ilişkin nedenlerden ötürü, - Kadıköy Sulh Hukuk Mahkemesi 16 Haziran 2011 tarihli kararla (14 Eylül 2011 tarihinde kesinleşmiştir.) Luiz Malhas’ın, söz konusu başvuranın mirasından koşulsuz olarak vazgeçtiğini tespit ve kaydetmiş olduğundan, Luiz Malhas haricindeki mirasçıları için başvuran sıfatını kullanmak şu anda gerekli olmasına rağmen- söz konusu kararda Kevork Ramses Malhas için "başvuran" ifadesini kullanmaya devam edeceğini kaydetmiştir (idem, § 5).
3. Başvuranlar, Sözleşme’nin 41. maddesine dayanarak, maruz kaldıkları kanaatine vardıkları zararlar nedeniyle farklı meblağlar talep etmişlerdir.
4. Mahkeme, Sözleşme’nin 41. maddesinin bu durumda uygulanamayacağına kanaat getirmiş ve bu maddeyi uygulama hakkını saklı tutmuştur. Mahkeme ayrıca, Hükümet ve başvuranları kararın kesinleşeceği tarihten itibaren üç ay içerisinde konuyla ilgili yazılı görüşlerini sunmaya ve bilhassa varabilecekleri her türlü uzlaşmayla ilgili olarak kendisine bilgi vermeye davet etmiştir. (idem, § 106, ve kararın hüküm kısmının 5. maddesi).
5. Başvuranlar ve Hükümet konuyla ilgili görüşlerini sunmuştur.
6. Davanın dostane çözüme ulaşmasına imkân veren herhangi bir uzlaşma sağlanmadığı anlaşılmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
7. Sözleşme’nin 41. maddesi aşağıdaki şekildedir:
“Eğer Mahkeme bu Sözleşme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlalin sonuçlarını ancak kısmen ortadan kaldırabiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, zarar gören taraf lehine adil bir tazmin verilmesine hükmeder.”
I. TARAFLARIN GÖRÜŞLERİ
8. Başvuranlar, maruz kaldıkları kanaatine vardıkları maddi ve manevi zararlar nedeniyle farklı meblağlar talep etmektedirler.
A. Maddi Tazminat
9. Başvuranların maddi tazminat bağlamındaki talepleri aşağıdaki şekildedir:
– Başvuru no. 35476/06: Başvuran Kevork Ramses Malhas, işbu başvuruya konu taşınmazın (1.138 m² yüzölçümü- ada no. 90, parsel no.1) 657,25 m²’lik bölümü için 427 212,50 avro talep etmektedir. Başvuran, bu taşınmazın maliki olduğunu; arazinin beşte üçünü edindiğini ve beşte bir üzerinden de on altıda ikilik payın kendisine miras kaldığını;
– Başvuru no. 43194/06: Başvuran Kevork Ramses Malhas, işbu başvuruya konu taşınmazın (1.186 m² yüzölçümü- ada no. 92, parsel no. 1) 741,56 m²’lik bölümü için 482 015,62 avro talep etmektedir. Başvuran, bu taşınmazın maliki olduğunu; arazinin beşte üçünü edindiğini ve beşte bir üzerinden de on altıda ikilik bir payın kendisine miras kaldığını belirtmektedir;
– Başvuru no. 43192/06: Başvuran Emin Balcı, işbu başvuruya konu taşınmazın (470 m² yüzölçümü- ada no. 90, parsel no. 9) 381,87 m²’lik bölümü için 248 218,75 avro; başvuran Kevork Ramses Malhas ise aynı taşınmazın 3,67 m2’lik bölümü için 2 386,71 avro talep etmektedir. Başvuranlar, Emin Balcı’nın söz konusu arazinin on altıda on üçünün; Kevork Ramses Malhas’ın ise diğer on altıda üç üzerinden on altıda ikilik bir payın maliki olduğunu belirtmektedirler;
– Başvuru no. 28530/06: Başvuran Selim Metin işbu başvuruya konu taşınmazın (1.130 m² yüzölçümü- ada no.130, parsel no.1) 753,33 m²’lik bölümü için 489 666,66 avro; başvuran Selma Binyıldız ise aynı taşınmazın 376,66 m2’lik bölümü için 244 833,33 avro talep etmektedir. Başvuranlar, Selim Metin’in söz konusu arazinin altıda dördünün, Selma Binyıldız’ın ise altıda ikisinin maliki olduğunu belirtmektedirler.
Esas hakkındaki yargılama sırasında, başvuranlar, ihtilaf konusu taşınmazlar üzerindeki mülkiyet haklarından yoksunluk ya da kısıtlamadan kaynaklanan zararı metre karede 650 avro olarak belirlemişlerdir.
10. Başvuranlar, ek görüşlerinde, söz konusu taşınmaz malların değerine ilişkin bir güncelleme sunmuşlardır.
21 Mayıs 2012 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre:
– 90 ada 9 parsel sayılı taşınmazın değeri, inşaat ruhsatı alma imkânına göre, 121.185 ve 315.000 avro arasındaydı;
– 130 ada 1 parsel sayılı taşınmazın değeri, inşaat ruhsatı alma imkânına göre, 92.505 ve 224.405 avro arasındaydı;
7 Mayıs 2015 tarihli bilirkişi raporuna göre:
– 90 ada 1 parsel sayılı taşınmazın değeri 659.410 avroydu;
– 92 ada 1 parsel sayılı taşınmazın değeri 170.070 avroydu.
11. Hükümet, Mahkeme’yi, başvuranların, dayanaktan yoksun oldukları değerlendirmesinde bulunduğu taleplerini reddetmeye davet etmektedir.
Hükümet, dosyaya, 22 Aralık 2011 tarihinde, başvuranlar tarafından yapılan tapu kaydına ilişkin açıklamalara dayanılarak, Milli Emlak Dairesi Başkanlığı kontrolörünce düzenlenen ihtilaf konusu taşınmazların mevcut değeriyle ilgili bir bilirkişi raporu eklemiştir. Söz konusu rapora göre, bu raporun düzenlendiği tarihte, bahse konu taşınmazların değeri şu şekildeydi:
– 90 ada 1 parsel sayılı taşınmaz (Başvuru no. 35476/06): 34.971,48 Türk lirası (yaklaşık 14.270 avro);
– 92 ada 1 parsel sayılı taşınmaz (Başvuru no. 43194/06): 37.028,62 Türk lirası (yaklaşık 15.110 avro);
– 90 ada 9 parsel sayılı taşınmaz (Başvuru no. 43192/06): 82.170,088 Türk lirası (yaklaşık 33.540 avro);
– 130 ada 1 parsel sayılı taşınmaz (Başvuru no. 28530/06): 15.737,23 Türk lirası (yaklaşık 6.420 avro).
B. Manevi Tazminat
12. 43192/06 ve 28530/06 No.lu başvurular kapsamında, başvuranların her biri manevi tazminat olarak 50.000 avro talep etmektedirler.
Başvuran Kevork Ramses Malhas’ın mirasçıları manevi zarar nedeniyle ayrıca 100.000 avro talep etmektedirler. Başvuran Kevork Ramses Malhas’ın vefatından önce yazılan bir yazıda, ilgili, 1963 yılından beri maruz kalındığı ve üç ay hapis cezası mahkûmiyetinin de neden olduğu iddia edilen acıların telafisi olarak bu meblağın ödenmesi talebinde bulunmuştur.
13. Hükümet, Mahkeme’yi başvuranların manevi tazminat bağlamındaki taleplerini reddetmeye davet etmektedir. Hükümete göre, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği tespiti yeterli tazmin teşkil edecektir.
C. Masraf ve Giderler
14. Başvuranlar aynı zamanda, Mahkeme önünde yaptıklarını ifade ettikleri masraf ve giderler nedeniyle dört başvurunun her biri için 1.500 avro, yani toplamda 6.000 avro talep etmektedirler.
15. Hükümet bu iddialara karşı çıkmakta ve Mahkeme’yi bunları reddetmeye davet etmektedir.
II. İLGİLİ İÇ HUKUK VE İÇTİHAT İLE MAHKEME’NİN KONUYLA İLGİLİ İÇTİHADI
16. Somut olayda ilgili iç hukuk kuralları ve uygulaması ile orman arazisinde bulunan mal ve mülklere ilişkin davalarda adil tazmin konusundaki içtihadıyla ilgili olarak Mahkeme, Gümrükçüler ve diğerleri/Türkiye (adil tazmin) (No. 9580/03, §§ 17-19, 7 Şubat 2017) kararına atıfta bulunmaktadır.
III. İÇ HUKUKTAKİ SON GELİŞMELER
17. İç hukuktaki son gelişmeler Gümrükçüler ve diğerleri (adil tazmin) (yukarıda anılan, §§ 20-25) yer almaktadır.
IV. HÜKÜMETİN TALEBİ
18. Hükümet 22 Nisan 2016 tarihli yazıyla, Mahkeme’den, iç hukukta -bilhassa 25 Ocak 2016 tarihli Bakanlık Kararnamesiyle- 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanunla kurulan Tazminat Komisyonunun yetkilerinde yapılan değişiklikleri göz önünde bulundurarak, Sözleşme’nin 35. maddesinin 1 ve 4. fıkralarına dayanarak mevcut başvurunun kabul edilemez olarak açıklamasını talep etmiştir. Hükümet konuyla ilgili olarak şu açıklamalarda bulunmuştur:
"Mahkeme, Ümmuhan Kaplan/Türkiye[1] pilot kararında, Türkiye’de Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrası anlamında makul süre gerekliliğiyle ilgili olarak yapısal olduğu kadar sistematik de bir sorunun var olduğunu tespit etmiştir (Ümmuhan Kaplan/Türkiye, §§ 48 ve 49, 20 Mart 2012).
Pilot kararı takiben, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılmış bazı başvuruların tazminat ödenmek suretiyle çözülmesi (6384 sayılı Kanun) amacıyla bir Tazminat Komisyonu kurulmuştur. Söz konusu Kanun, yargılamanın aşırı uzun süresine ilişkin iddialar için yeni bir hukuk yolu oluşturmuştur. Mahkeme, 4860/09 sayılı Müdür Turgut ve diğerleri/Türkiye başvurusuyla ilgili olarak 26 Mart 2013 tarihli kararında ve 56125/10 sayılı Demiroğlu ve diğerleri/Türkiye başvurusuyla ilgili olarak verdiği 4 Haziran 2013 tarihli kararında, yeni hukuk yolunun etkin ve erişilebilir bir hukuk yolun olduğu ve başvuranlara, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrası anlamında yargılamanın aşırı uzun süresiyle ilgili şikâyetlerinin telafi edilmesi için makul bakış açıları sunduğu gerekçesiyle iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle başvurunun kabul edilemez olduğu sonucuna varmıştır.
Mahkeme aynı zamanda, 6384 sayılı Kanun’un, 23 Eylül 2012 tarihinden önce kendisine yapılmış ve henüz Hükümete bildirilmemiş olan tüm derdest başvurulara uygulanabilir olduğunu kaydetmiştir. Üstelik, Müge Sargın (20236/06), Mahmut Bacak ve diğer 44 başvuru (18904/09) gibi kararlarında, Mahkeme, 6384 sayılı Kanun’un, Hükümete bildirilenlerin yanı sıra yeni hukuk yolu olarak Komisyonun var olması nedeniyle kabul edilemez olarak açıklanan başvurulara uygulanabilir olduğunu belirtmiştir.
Mahkeme’nin, Komisyon’un Türkiye’de erişilebilir bir hukuk yolu olduğu sonucuna varması nedeniyle, Hükümet, 6384 sayılı Kanun gereğince Tazminat Komisyonunun yetkilerinin genişletilmesi sürecini gündeme getirmiştir. Komisyonun yetkileri 10 Şubat 2014 tarihli Bakanlık Kararnamesiyle genişletilmiştir (16 Mart 2014 tarihli Resmi Gazete). Daha sonrasında bu yetki, 206/8509 sayılı 25 Ocak 2016 tarihli Bakanlık Kararnamesiyle genişletilmiştir (9 Mart 2016 tarihli Resmi Gazete). Bundan böyle, Tazminat Komisyonu, diğerlerinin yanı sıra, orman arazileri ile ilgili davaları incelemekle de yetkili kılınmıştır. Nitekim, 4 a) maddesi uyarınca, Tazminat Komisyonu, 31 Ağustos 1956 tarihli 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca tapu kaydının iptal edilmesi veya söz konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında ormanlık alanda olduğunun tespit edilmesi üzerine mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasıyla yapılan başvuruları incelemekle yetkilidir.
Netice itibarıyla, başvuranlar, yeni bir iç hukuk yoluna sahiplerdir. Dolayısıyla bundan böyle, tazminat talebiyle Tazminat Komisyonuna başvuruda bulunabilirler."
V. MAHKEME’NİN KARARI
A. Maddi Tazminat
19. Hükümetin, Sözleşme’nin 35. maddesinin 1 ve 4. fıkraları uyarınca başvuruların kabul edilemez olarak açıklanması yönündeki talebiyle ilgili olarak, Mahkeme öncelikle, başvuruların daha önce 13 Eylül 2011 tarihli esas hakkında verilen kararında kabul edilebilir olarak açıklandığını kaydetmektedir (kararın hüküm kısmının 1. maddesi).
20. Mahkeme ayrıca, genel olarak, iç hukuk yollarının tüketilmesi gerekliliğinin, Sözleşme’nin 41. maddesi uyarınca kendisine sunulan adil tazmin taleplerine uygulanmadığını birçok defa belirttiğini hatırlatmaktadır. Nitekim, Mahkeme’ye başvuruda bulunmadan önce iç hukuk yollarının tüketilmesinden ve bir sonuç alınamamasından sonra, başvuranların adil tazmin elde etmek amacıyla diğer hukuk yollarını tüketmelerinin gerekli olması, Sözleşmeyle öngörülen prosedürün, insan haklarının etkin şekilde korunmasıyla pek de uyumlu olmayacak ve Sözleşme’nin amacı ve konusuyla uyumlu olmayan bir durumun ortaya çıkmasına sebep olacaktır (bk. yeni bir örnek için, S.L. ve J.L./Hırvatistan (adil tazmin), No. 13712/11, § 17, 6 Ekim 2016 ve burada atıf yapılan davalar). Mahkeme dolayısıyla, Hükümetin talebini reddetmektedir.
21. Böylelikle, Mahkeme aynı zamanda, somut olaydakine benzer bir hukuki soruna dayalı olan Gümrükçüler ve diğerleri ((adil tazmin), yukarıda anılan) kararında, başvuranların zararlarının tazmin edilmesi için ulusal düzeyde somut imkanın mevcut olduğu tespit edildiğinden Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının c) bendine dayanarak başvurunun kayıttan düşürülmesine karar verdiğini hatırlatmaktadır. Söz konusu kararda, Mahkeme, "mal ve mülklere, kayıtlara ve arşivlerin yanı sıra diğer tüm uygulama yollarına erişen yetkili organların mülkiyete ilişkin karmaşık konularda karar vermek ve tazminat miktarını hesaplamak ve belirlemek için daha iyi bir konumda olduklarını (...)" saptamıştır (Gümrükçüler ve diğerleri (adil tazmin), yukarıda anılan, §§ 28-43).
22. Mevcut davanın incelenmesi neticesinde, farklı bir sonuca götürebilecek herhangi bir özel durum tespit edilmemektedir. Bu nedenle, bu koşullarda ve Sözleşme tarafından kurulan denetim mekanizmasının ikincil niteliği dikkate alındığında, başvuruların incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden bulunmadığı kanaatindedir (Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının c) bendi).
23. Mahkeme ayrıca, somut olayda, Sözleşme ve Protokolleri ile güvence altına alınan insan haklarına saygıya zarar veren ve başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini gerektiren özel koşullar bulunmadığı görüşündedir (Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının in fine (son cümlesi)).
24. Mahkeme, bu sonuca ulaşmak için, koşulların bu türden bir işlemin yapılmasını haklı kıldığı kanısına varırsa, bir başvurunun yeniden kayda alınmasına karar verebileceği yönündeki, Sözleşme’nin 37. maddesinin 2. fıkrasının kendisine tanıdığı yetkiyi göz önünde bulundurduğunu belirtmiştir (Gümrükçüler ve diğerleri (adil tazmin), yukarıda anılan, § 42).
25. Bu nedenle, başvuranlara göre Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edilmesi nedeniyle yaşanan maddi zararın tazmin edilmesi talebiyle ilgili olarak, davanın Sözleşme’nin 41. maddesine ilişkin kısmının kayıttan düşürülmesinin uygun olduğu kanaatine varılmaktadır.
B. Manevi Tazminat
26. Başvuranlara göre, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edilmesi nedeniyle yaşanan maddi zararın tazmin edilmesi talebiyle ilgili olarak, Mahkeme, ilgililerin, bilhassa iyi niyetle edindikleri ve hukuki güvenlik içinde bulundukları inancıyla birkaç yıl boyunca kullandıkları taşınmaz mallarından yoksun kalmalarının neden olduğu mahrumiyet ve çaresizlik duygusundan ötürü bir zarara maruz kaldıkları kanaatine varmaktadır. Bu koşullarda, Mahkeme, elinde bulunan unsurların tamamını göz önünde bulundurarak ve Sözleşme’nin 41. maddesinin gerektirdiği üzere hakkaniyete uygun olarak, manevi tazminat bağlamında, her başvuru için, ilgili başvuranlara müştereken 5.000 avro (yani başvuran Kevork Ramses Malhas’ın mirasçıları, Lerna Lorjet Malhas ve Sarven Leon Malhas’a müştereken 12.500 avro (başvuru no. 35476/06, 43194/06 ve 43192/06), başvuran Emin Balcı’ya 2.500 avro (başvuru no. 43192/06) ve başvuranlar Selim Metin ve Selma Binyıldız’a müştereken 5.000 avro (başvuru no. 28530/06)) ödenmesine karar vermektedir (bk. diğer kararlar arasında, Sarısoy/Türkiye, No. 19641/05, § 22, 13 Eylül 2011, Ali Kılıç ve diğerleri/Türkiye, No.13178/05, § 38, 13 Eylül 2011, Tongün/Türkiye, No. 8622/05, § 38, 27 Eylül 2011, Adem Yılmaz Doğan ve diğerleri/Türkiye (adil tazmin), No. 25700/05, § 14, 18 Ekim 2011 ve yukarıda anılan Gümrükçüler ve diğerleri kararı (adil tazmin), § 44).
C. Masraf ve Giderler
27. Mahkeme’nin içtihadına göre, bir başvurana, masraf ve giderlerin doğruluğunu, gerekliliğini ve ödenen miktarların makul olduğunu ispatlamak kaydıyla, masraf ve giderleri iade edilebilmektedir (Iatridis/Yunanistan (adil tazmin) [BD], No. 31107/96, § 54, AİHM 2000‑XI). Somut olayda, Mahkeme elinde bulunan belgeleri ve yukarıda anılan kriterleri göz önünde bulundurarak, başvuranların tamamına müştereken 5.000 avro ödenmesinin makul olduğu kanaatine varmaktadır.
D. Gecikme Faizi
28. Mahkeme, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygulanmasının uygun olduğuna karar vermektedir.
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE,
1. Hükümetin, başvuruların kabul edilemez olduğunun açıklanmasına ilişkin talebinin reddedilmesine;
2. Başvuranların kanaatine göre, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edilmesinden kaynaklanan maddi zararın tazmin edilmesi talebiyle ilgili olarak, davanın Sözleşme’nin 41. maddesine ilişkin kısmının kayıttan düşürülmesine;
3.
a) Davalı Devlet tarafından, Sözleşme’nin 44 § 2 maddesi uyarınca, kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içerisinde, ödeme tarihindeki geçerli döviz kuru üzerinden davalı Devletin para birimine çevrilmek üzere,
i. manevi tazminat için, ödenmesi gereken her türlü vergi tutarı hariç olmak üzere, başvuran Kevork Ramses Malhas’ın mirasçıları Lerna Lorjet Malhas ve Sarven Leon Malhas’a müştereken 12.500 avro (başvuru no. 35476/06, 43194/06 ve 43192/06), başvuran Emin Balcı’ya 2.500 avro (başvuru no. 43192/06) ve başvuranlar Selim Metin ve Selma Binyıldız’a müştereken 5.000 avro (başvuru no. 28530/06) ödenmesine;
ii. masraf ve giderler için, başvuranlar tarafından ödenmesi gereken her türlü vergi tutarı hariç olmak üzere, başvuranların tamamına müştereken 5.000 avro (beş bin avro) ödenmesine;
b) Söz konusu sürenin bittiği tarihten başlayarak, ödemenin yapıldığı tarihe kadar, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
4. Adil tazmine ilişkin kalan taleplerin reddine karar vermiştir.
Fransızca olarak yazılan işbu karar Mahkeme İçtüzüğünün 77. maddesinin 2 ve 3. fıkraları gereğince 21 Kasım 2017 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Stanley NaismithRobert Spano
Yazı İşleri MüdürüBaşkan
EK
No
Başvuru No.
Başvuru Tarihi
Başvuran
Doğum Tarihi
İkamet yeri
28530/06
29/06/2006
Selim METİN
02/01/1948
ISTANBUL
Selma BİNYILDIZ
30/01/1945
ISTANBUL
35476/06
03/08/2006
Kevork Ramses MALHAS
13/10/1915
İSTANBUL
43192/06
09/10/2006
Kevork Ramses MALHAS
13/10/1915
İSTANBUL
Emin BALCI
01/01/1966
ISTANBUL
43194/06
10/10/2006
Kevork Ramses MALHAS
13/10/1915
İSTANBUL
[1] Mütercimin Notu: Kararın adı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin veri tabanı olan HUDOC'ta, Ümmühan Kaplan olarak geçmektedir.
Full & Egal Universal Law Academy