29.1.2013 tarihli Karar [II. Daire]
Olaylar ve Olgular – Başvuran Sözleşme’nin 6 § 1. Maddesi uyarıca davalı Devletin, iflas eden ve büyük ölçüde kamuya açık bir şirketin aleyhine verilen nihai bir kararı infaz edemediği ve 13. Madde uyarınca etkin bir hukuk yolu eksikliği ile ilgili olarak şikayette bulunmuştur. Hükümet başvuranın kısa bir süre önce içtihadını, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin içtihadıyla uyumlaştıran Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulunmadığından iç hukuk yollarını tüketmediğini belirterek bir ilk itirazda bulunmuştur.
Hukuksal Değerlendirme – 31 § 1. Madde: Sırbistan Anayasa Mahkemesi’nin yeni içtihadı iflas eden ve/veya artık mevcut olmayan kamuya açık şirketlerin aleyhine verilen kararların infaz edilmediği durumlarda, ilgili anayasal hakların ihlalini araştırmaya ve Devletin maddi ve manevi tazminatların ödemesini sağlamaya hazır olduğuna işaret etmiştir. Buna göre, ilke olarak anayasal bir itirazın 22 Haziran 2012 tarihinden (ilgili Anayasa Mahkemesi kararının Resmi Gazete’de yayınlandığı tarih) itibaren yapılan bütün başvurularla ilgili olarak etkin bir iç hukuk yolu tüketme yolu olduğu düşünülmektedir.
Diğer taraftan, borçlu şirketin hala yeniden yapılanma sürecinde olduğu durumlarda, Anayasa Mahkemesi Devletin sadece manevi zararlar için tazminat ödemesine karar vermeye hazırdır. Sonuç olarak, Anayasa Mahkemesi’nin yaklaşımını Mahkeme’nin içtihadıyla tamamen uyumlaştırdığı varsayılırsa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin söz konusu pozisyonu tekrar değerlendirme ihtimaline rağmen, yeniden yapılanma sürecindeki kamuya açık şirketlerin aleyhine alınan kararların davalı Devlet tarafından uygulanmadığı durumlarda, anayasal bir itirazın hala etkin olduğu düşünülebilir.
Mevcut davada, başvuran 22 Haziran tarihinden önce başvurduğundan, Mahkeme’ye başvurmadan anayasal bir itirazda bulunma zorunluluğunda değildir. Bu nedenle Hükümet’in ilk itirazı reddedilmiştir.
Sonuç: kabul edilebilir (oy birliğiyle).
Full & Egal Universal Law Academy