Matuz / Macaristan - 73571/10 - 21.10.2014 tarihli Karar [II. Bölüm]
Olaylar — Başvuran, Devlete ait bir televizyon şirketi tarafından işe alınan Macar bir gazetecidir. 2004 yılında, şirketin bir yöneticisi tarafından sansür uygulandığı iddiasına ilişkin bir kitap yayınlaması üzerine, gizlilik kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle işten çıkarılmıştır. Başvuran, yerel mahkemeler önünde, işten çıkarılmasına itiraz etmiş ancak herhangi bir sonuç alamamıştır.
Hukuki Değerlendirme — Madde 10: Başvuranın işten çıkarılması, Sözleşme’nin 10. maddesiyle koruma altına alınan hakkına yönelik bir müdahale teşkil etmiştir. Zira bu yöndeki karar, mesleki kabiliyetleri daha ayrıntılı olarak incelenmeksizin, sadece kitabının yayınlandığı gerekçesiyle verilmiştir. Kitapta, esas olarak kamu menfaatini ilgilendiren bir konu ele alınmıştır ve bu konuda üçüncü bir şahıs tarafından dahi herhangi bir şikâyette bulunulmamıştır. Gazetecilerin demokratik bir toplumda oynadıkları rol ve kamuoyu tartışmasına katkı sağlama ve bu tür tartışmaları teşvik etme konusundaki sorumlulukları dikkate alındığında, gizlilikle ilgili kısıtlamaların ve takdir yükümlülüğünün, gazetecilere aynı ölçüde uygulanabileceği söylenemez. Zira bilgi ve fikir yaymak, onların görevlerinin doğasında vardır. Ayrıca, somut dava bağlamında, başvuranın sadakat ve kendini sınırlama yükümlülükleri ile çalıştığı yayıncılık şirketinin kamusal niteliği arasında hangisinin daha ağır bastığı konusunda bir değerlendirme yapılması gerekir. Bu anlamda, yerel makamların, başvuranın davranışında söz konusu olan kamu menfaatine dikkat etmeleri gerekirdi. Ayrıca, başvuran tarafından yayınlanan belgelerin doğruluğu herhangi bir şekilde sorgulanmamakla birlikte, bazı ifadelerinin, ispata tabi olmayan değer yargıları niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Belgelerin başvuranın kitabında yayınlanması, gizliliğin ihlali anlamına gelmekle birlikte, söz konusu belgelerin içeriği, hali hazırda, kitap yayınlanmadan önce çevrimiçi bir yayın aracılığıyla kamuoyunun erişimine sunulmuştur. Mahkeme, başvuranın söz konusu kitabı yayınlamasına neden olan etkenler, yani kamuoyunun dikkatini Devlete ait bir televizyon şirketinde uygulanan sansüre çekme amacı konusunda, iç hukukta yürütülen yargılamalarda, başvuranın iyi niyetinden hiçbir zaman şüphe duyulmadığını belirtmiştir. Ayrıca, bahsi geçen kitap, başvuranın sansür iddiasıyla ilgili olarak işverenine şikâyette bulunmasının ardından herhangi bir sonuç alamaması üzerine yayınlanmıştır. Bunun yanı sıra, uygulanan yaptırım, yani iş sözleşmesinin anında feshedilmesi, oldukça ağır bir yaptırımdır. Son olarak, yerel mahkemeler, başvuranın ifade özgürlüğünü kamu menfaatine kullandığı yönündeki savunmasını dikkate almaksızın, kitabın yayınlanmasının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal ettiği gerekçesiyle, başvuran aleyhine karar vermişlerdir. Dolayısıyla, yerel mahkemeler, başvuranın kitabının konusunun ve yayının bağlamının ifade özgürlüğüne ilişkin olarak getirilebilecek kısıtlamanın kapsamını etkileyip etkileyemeyeceği ve nasıl etkileyebileceği konusunu incelememişlerdir. Bu nedenle, başvuranın ifade özgürlüğü hakkına yönelik müdahale “demokratik bir toplumda gerekli” değildir.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle).
Madde 41: 5.000 avro maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir.
(ayrıca bk. Fuentes Bobo / İspanya, no. 39293/98, 29 Şubat 2000; ve Wojtas-Kaleta / Polonya, no. 20436/02, 16 Temmuz 2009, 121 sayılı Bilgi Notu)
Full & Egal Universal Law Academy