Bu çeviri Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Araştırma – İçtihat Biriminin () desteğiyle hazırlanmış ve Anayasa Mahkemesinin intranet sayfasında yayınlanmıştır. Bu belgenin tekrar yayınlanma izni sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin HUDOC sayfasında yer alması amacına yöneliktir ().
This translation was made available with the support of the Turkish Constitutional Court Research and Case-law Department () and published on its intranet. The permission of reproducing this document has been granted for the sole purpose of its publication on the Court’s case-law database HUDOC ().
Cette traduction a été préparée avec le soutien de la Division de Recherche et de Jurisprudence de la Cour constitutionnelle turque () et publié sur son intranet. L’autorisation de reproduction de ce document est limitée à sa publication sur la page de jurisprudence HUDOC de la Cour européenne des droits de l’homme ().
ARAŞTIRMA VE İÇTİHAT BİRİMİ (ar-iç)
BİLGİ NOTU
AİHM KARARLARI
2014/56
MICROINTELECT OOD/BULGARİSTAN
(34129/03, 4/3/2014)
Karar Metni
İlgili Maddeler
AİHS 6 ve P1-1
Hak ve Özgürlükler
Adil yargılanma hakkı ve mülkiyet hakkı.
Anahtar Kelimeler
Mülkiyet hakkı, mülkiyetin kontrolü, idari yaptırım, üçüncü kişiye ait mallar, el koyma, usuli güvence.
Davanın Özü
Gerekli izinlerle satışı yapılan mallarla ilgili olarak mülkiyetin kullanımının kontrolü kapsamında, izinsiz satış yapanın elinde bulunan üçüncü kişilere ait mallara idari yaptırım çerçevesinde el konulması mümkünse de, bu kişilere, yapılan müdahaleye karşı koymak için gerekli usul güvencelerinin sağlanmamış olması mülkiyet hakkının ihlaline neden olabilir.
KARARIN ÖZETİ
Olaylar ve Olgular:
Başvurucu, merkezi Sofya’da bulunan bir limited şirkettir. Başvuru, vergi idaresi tarafından yürütülen idari yaptırım prosedürü ile ilgilidir. İdari yaptırım prosedürü, başvurucu şirketin iki iş ortağına karşı yürütülmüştür. Bu iki ortak, bağımsız tacir sıfatına haizdir. Başvurucu şirket, bu ortaklarla bir bilardo kulübü ve bir elektronik oyun kulübünü ortaklaşa işletme konusunda sözleşme yapmıştır. Yapılan sözleşmelere göre, başvurucu şirket, anılan kulüplerin alkollü içecek ihtiyacını karşılayacaktır. 2002 yılında, vergi idaresi, bu kulüplerde inceleme yapmış ve bağımsız tacirlerin ruhsatsız alkollü içecek sattığını tespit etmiş ve onlara yaptırım uygulamıştır. Bu yaptırım, mülkiyeti başvurucu şirkete ait olan alkollü içeceklere el konulmasını da içermektedir. Bağımsız tacirler tarafından, idari yaptırım aleyhine açılan davalarda, mahkemeler, 2003 ve 2004 yıllarında idarenin kararlarını onaylamışlardır. Anılan davalara başvurucu şirket, yaptığı başvurulara rağmen müdahale edememiştir.
İddialar:
Başvurucu şirket, haksız olarak mülkiyet hakkından yoksun bırakılması nedeniyle mülkiyet hakkının, ilgili davalarda yer almasına izin verilmemesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Hükümetin Savunması:
Hükümet, yapılan müdahalenin yasal olduğunu ve meşru amaç taşıdığını, başvurucu şirketin ortaklarının alkol satış izni olup olmadığını araştırma konusunda yeterli özeni göstermediğini, mülkiyet hakkının ihlal edilmediğini savunmuştur.
Hukuki Değerlendirme:
Mahkeme, başvuruyu AİHS 6 ve P1-1’den ele almıştır.
P1-1 yönünden;
AİHS 6 yönünden;
AİHS 41 yönünden;
Mahkeme, şikâyet konusu hususun başvurucu şirketin mülkiyetinden barışçıl yararlanma hakkına müdahale teşkil ettiği hususunda taraflar arasında anlaşmazlık bulunmadığını tespit etmiş, taraflar arasındaki anlaşmazlığın, yapılan müdahalenin, P1-1’in birinci paragrafı anlamında mülkiyetten yoksun bırakma mı yoksa anılan maddenin ikinci paragrafı anlamında mülkiyetin kullanımının kontrolü kapsamında mı değerlendirilmesi yönünde olduğunu belirtmiş, ikincisi kapsamında bir müdahale olduğu sonucuna varmıştır.
Mahkeme, müdahalenin yasal olduğunu ve meşru amaç taşıdığını tespit ettikten sonra kamu yararı ile başvurucunun hakkı arasında adil dengenin sağlanıp sağlanmadığını incelemeye geçmiştir. Mahkeme bu kapsamda, başvurucu şirketin ticari bir faaliyet kapsamında işin doğası gereği risk altına girdiğini, iş ortaklığı yaptığı bağımsız tacirlerin alkollü içecek satma izni olup olmadığını araştırması gerektiğini kaydetmiştir. Bununla birlikte Mahkeme, başvurucu şirketin, kendisini etkileyen önlemlere karşı çıkma imkânının olması gerektiğini ancak somut olayda iç hukukun buna ilişkin usul güvencelerini sağlamadığını belirtmiş, başvurucu şirketin mülkiyet hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir.
Mahkeme, P1-1’in ihlalline ilişkin yapılan değerlendirmeyi dikkate alarak AİHS 6’nın ihlal edilip edilmediğini incelemeye gerek görmemiştir.
Mahkeme, maddi zararlar ile ihlal arasında illiyet bağı görmediğinden maddi tazminat talebinin; somut olayların başvurucu şirketin saygınlığını, planlarını, karar oluşturmasını ve yönetimini önemli derecede etkilediğine, yönetim kurulu üyeleri yönünden önemli bir endişe ve sıkıntıya neden olduğuna dair belirti bulunmadığından manevi tazminat talebinin reddine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy