175 No’lu (Haziran 2014) Bilgi Notu’ndan alıntıdır
M.E. / İsveç – 71398/12 - 26.6.2014 [V. Bölüm]
Olaylar ve Olgular – 2010 yılından beri İsveç’te yaşayan ve Libya vatandaşı olan başvuran, yasadışı silah taşıdığı gerekçesiyle işkenceye maruz kalacağından korktuğunu ileri sürerek, İsveç’te daha önce iltica başvurusunda bulunmuştur. Birkaç ay sonra, iltica başvurusuna ilişkin olarak ek bir dayanak göstermiş ve homoseksüel olduğu ve bir erkekle evli olduğunu belirtmiştir. İltica talebinin asıl gerekçesi ile ilgili olarak, Libya’daki siyasi değişiklikler göz önüne alındığında, gönderildiği takdirde artık tehlikede olmayacağı düşünülmektedir. Göç Kurulu, başvuranın çelişkili ifadeler verdiği ve hikâyesinin inandırıcılığı olmadığı gerekçesiyle iltica başvurusunu reddetmiştir. Aile bağları ve evliliği ile ilgili olarak İsveç’te oturma iznine başvurması için Libya’ya geri dönmesinde bir engel olmadığına hükmedilmiştir. Göç Mahkemesi, başvuranın uluslararası korumaya ihtiyacı olmadığına ve hikâyesinin inandırıcı olmadığına hükmederek başvuranın itirazını reddetmiştir.
Hukuksal Değerlendirme – Madde 3: Başvuran, Libya’ya geri gönderildiği takdirde yasadışı silah taşımış olması, cinsel tercihi ve bir erkekle evli olması nedenleriyle, işkenceye maruz kalmaya ilişkin olarak gerçek bir riskle karşı karşıya kalacağı konusunda şikâyetçi olmuştur. İlk iddiasıyla ilgili olarak, Mahkeme, başvuranın inandırıcılığı olmadığına ve kötü muameleye maruz kalmaya ilişkin kişisel olarak ciddi bir riskin varlığını kanıtlayamadığı görüşündedir. Başvuranın cinsel tercihiyle ilgili olarak, yerel mahkemelerin başvuranın homoseksüelliğini hiçbir zaman sorgulamamış olmalarına rağmen, yerel yargılama işlemleri sırasında başvuranın hikâyesini değiştirdiği ve uzattığı gerekçesiyle, inandırıcılığı olmadığı sonucuna varılmıştır. Mahkeme’ye göre, başvuran, iddialarına ilişkin olarak yapılan incelemenin dayandırılacağı tutarlı ve inandırıcı bir ifade vermemiştir. Libya’daki homoseksüellerin durumuna ilişkin çok az bilgi bulunmasına rağmen, 2011 yılında Kaddafi rejimi sona erdikten sonra homoseksüel faaliyetler nedeniyle hakkında kovuşturma yapılan veya mahkûmiyet kararı verilen kişilere dair herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Bu nedenle, Libyalı yetkililerin etkin bir şekilde homoseksüellere kötü muamelede bulundukları sonucuna varmak için yeterli unsur bulunmamaktadır. Ayrıca, başvuran İsveç’ten bir daha geri kabul edilmemek üzere sınır dışı edilmemektedir. Ailenin tekrar bir araya gelmesine ilişkin olarak başvuruda bulunması için Libya’ya geri gönderilmesi talep edilmesine rağmen, başvuran, bekleme süresini yaklaşık dört aya indirerek internet üzerinden başvurusunu gerçekleştirebilecektir. Bekleme süresi sırasında özel hayatı konusunda gizliliğe ihtiyaç duyacak olmasına rağmen, bu durum başvuranın kimliğinin önemli bir parçasını sürekli veya uzun bir süre boyunca gizlemesini veya bastırmasını gerektirmemektedir. Libya’da İsveç Elçiliği olmadığı için görüşmek amacıyla Mısır’a, Tunus’a veya Cezayir’e gitmek zorunda kalacağı doğru olmasına rağmen, bu birkaç gün içinde yapılabilir ve başvuran için söz konusu ülkelerde kötü muameleye maruz kalma riski meydana getirmemektedir. Özet olarak, ailesinin tekrar bir araya gelmesi amacıyla başvuruda bulunması için Libya’ya geri gönderilmesi halinde cinsel tercihi yüzünden kötü muameleye maruz kalacağı sonucuna varmak için somut hiçbir gerekçe yoktur.
Sonuç: ihlal yok (bir oya karşı altı oyla).
179 No’lu (Kasım 2014) Bilgi Notu’ndan alıntıdır
M.E. / İsveç – 71398/12 - 26.6.2014 tarihli Karar [Bölüm V]
2010 yılından beri İsveç’te ikamet etmekte olan bir Libya vatandaşı olan başvuran, ilk olarak, homoseksüel olduğu ve bir erkekle evlendiği için işkence görmekten korktuğu gerekçesiyle iltica başvurusunda bulunmuştur. Göç Kurulu ve Göç Mahkemesi, başvuranın hikâyesini inandırıcılıktan uzak bulmuş ve başvurusunu reddetmiştir.
26 Haziran 2014 tarihli bir kararda (bk. 175 sayılı Bilgi Notu), Mahkeme’nin bir dairesi, bire karşı altı oyla, başvuranın Libya’ya geri gönderilmesinin 4. maddeyi ihlal etmeyeceğine hükmetmiştir. Mahkeme’ye göre, başvuran iddialarının dayandırılacağı tutarlı ve inandırıcı bir hikâye verememiş ve Libyalı yetkililerin homoseksüellere aktif bir şekilde kötü muamelede bulundukları sonucuna varmak için yeterli unsur bulunmamaktadır. Ayrıca başvuran, İsveç’ten kalıcı bir şekilde gönderilmemektedir, bu nedenle Libya’dan aile birliğinin tekrar sağlanması için başvuruda bulunabilir. Bekleme süresinde özel hayatının gizli olmasına ihtiyaç duyabilmesine rağmen, bu durum onun sürekli veya uzun bir süre boyunca kimliğinin önemli bir parçasını gizlemesini veya bastırmasını gerektirmemektedir. Libya’da İsveç Büyükelçiliği olmadığı için Mısır’a, Tunus’a veya Cezayir’e ifade vermek üzere gitmek zorunda kalsa da, bu işlem birkaç gün içinde gerçekleştirilebilir ve bu başvuranı kötü muamele görme riski altında bırakmaz. Özet olarak, başvuranın Libya’ya oradan aile birliğinin tekrar sağlanması için başvuru yapmak üzere geri gönderildiği takdirde cinsel tercihi yüzünden kötü muameleye maruz kalacağı sonucuna ulaşmak için herhangi bir somut gerekçe bulunmamaktadır.
17 Kasım 2014 tarihinde dava başvuranın talebi üzerine Büyük Daire’ye havale edilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy