Mehdiyev / Azerbaycan – 59075/09 - 18.06.2015 tarihli karar [I. Bölüm]
Olaylar – Başvuran 2007 yılında, Nahçıvan Özerk Bölgesindeki kritik durumla ilgili iki makale yayımlamıştır. Sonraki yaşanan gelişmeler ise ihtilaf konusudur. Başvurana göre, Milli Güvenlik Bakanlığı Bölge Başkanı, başvuranı hakaret içerikli makaleler yazmakla suçlamıştır. Sonrasında ise başvuran yakalanmış ve beş Milli Güvenlik Bakanlığı görevlisi tarafından tekmelendiği ve yumruklandığı Bakanlık binasına götürülmüştür. Ertesi gün 02.00 da serbest bırakılmasının ardından, yakalandığı konusunda gazeteyi bilgilendirmiştir. Doktora gitmek için saatin çok erken olması nedeniyle, akrabalarından vücudundaki yaralarının fotoğraflarını çekmelerini istemiştir. Aynı gün daha sonraki bir saatte ise yakalandığı konusunda basına neden bilgi verdiğini soran polis memurları tarafından yeniden yakalanmıştır. Ancak Hükümete göre, başvuran kamusal alanda yüksek sesle argo konuştuğu için yakalanmıştır.
Sonrasında Bölge Mahkemesi polis memurlarının görevini engellediği gerekçesiyle, başvuranın on beş günlüğüne idari olarak tutulmasına karar vermiştir. Başvuran sonrasında doktor tarafından muayene edilmiş ancak, kendisine sağlık raporu verilmemiştir. Başvurana göre, tutulması sırasında kendisine yiyecek, su ve yatak verilmemiştir. Geceleri dışarıda beton yerde yürümeye zorlanmış, sürekli olarak kelepçelenmiş ve sivrisinek ısırıklarından dolayı muzdarip olmuştur. Başvuran 27 Eylül 2007 tarihinde serbest bırakılmış ve hastanede tedavi edilmiştir. Ancak kendisine yine resmi bir sağlık raporu verilmemiştir. Başvuran 1 Ekim 2007 tarihli ve imzalanmamış bir tıbbi kayıt sunmuş olup, bu kayda göre kaburgası kırıktır. Ancak bu hususta başka bir bilgi vermemiştir.
Başvuran 3 Ekim 2007 tarihinde, Sözleşme’nin 3, 5 ve 10. maddelerine dayanarak Bölge Cumhuriyet Savcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunmuştur. Sonrasında ise Cumhuriyet Başsavcılığı, İçişleri Bakanlığı, Kamu Denetçiliği Kurumu, Bölge Mahkemesi, Nahçıvan Özerk Bölgesi Yüksek Mahkemesi, Azerbaycan Yüksek Mahkemesi ve Yargıtay önünde şikâyetlerde bulunmuştur. Başvurana, şikâyetlerinin yetkili soruşturma makamına iletildiği hususunda bilgi verilmesine karşın; herhangi bir eylemde bulunulmamıştır.
Hukuki değerlendirme – Madde 3
(a) Usul bakımından- Mahkeme, polis memurlarının 3. maddeye aykırı olarak, kötü muamele gerçekleştirildiği hususundaki savunulabilir iddia hakkında, ulusal makamların etkin bir resmi soruşturma gerçekleştirip gerçekleştirmediklerini tespit etmeye davet edilmiştir. Mahkeme öncelikle, iddia konusu faillerin kimliklerine ilişkin olarak ve iddia konusu kötü muamelenin gerçekleşme tarihi, yeri ve mahiyeti hakkında yeterli bilgi sunulmasına karşın; başvuranın yerel makamlar önünde dile getirdiği şikâyetler sonucunda, ceza soruşturması başlatılmadığını ve yerel mahkemelerce herhangi bir eylemde bulunulmadığını kaydetmiştir. Bu nedenle başvuranın, ilgili makamların söz konusu iddialara yönelik olarak etkin bir soruşturma gerçekleştirmeleri gerektiği yönünde savunulabilir bir iddiası vardır.
Cumhuriyet Başsavcılığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından başvurana, şikayetlerinin incelenmek üzere soruşturma makamlarına iletildiği yönünde bilgi verilmesine karşın; bu yönde herhangi bir ceza soruşturması gerçekleştirilmemiştir. Kovuşturma makamları, başvuranın adli tıp muayenesinden geçirilmesine karar vermemiş; başvuranın, iddia konusu faillerin veya olası tanıkların ifadelerine başvurmamıştır. Son olarak Hükümet, soruşturma başlatılmaması hususunda herhangi bir açıklama sunmamıştır. Bu nedenle, başvuranın kötü muamele iddiasına yönelik olarak etkin bir soruşturma gerçekleştirilmemiştir.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle).
(b) Esas bakımından- Başvuranın Milli Güvenlik Bakanlığı görevlileri tarafından kötü muameleye maruz bırakıldığı iddiası hususunda Mahkeme, bu iddiaların uygun delillerle desteklenip desteklenmediğini değerlendirmek durumundadır. Başvuran kötü muameleye maruz kaldığına ilişkin detaylı bilgiler, iddialara göre tutulmasından hemen sonra ailesi tarafından çekilen fotoğraflar ve 1 Ekim 2007 tarihli imzalanmamış bir tıbbi kayıt sunmuştur. Ancak bu deliller, Mahkeme’nin başvuranın “makul şüphenin ötesinde” Devlet yetkilileri tarafından kötü muameleye maruz bırakıldığını tespit etmesi için yeterli değildir.
Sonuç: ihlal yok (bire karşı altı oyla).
Mahkeme ayrıca, bire karşı altı oyla, Sözleşme’nin 5. veya 10. maddelerinin ihlal edilmediğine karar vermiştir.
Madde 41: Manevi tazminata ilişkin olarak 10.000 avro, maddi tazminat talebi ise reddedilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy