Bu çeviri Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Araştırma – İçtihat Biriminin () desteğiyle hazırlanmış ve Anayasa Mahkemesinin intranet sayfasında yayınlanmıştır. Bu belgenin tekrar yayınlanma izni sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin HUDOC sayfasında yer alması amacına yöneliktir ().
This translation was made available with the support of the Turkish Constitutional Court Research and Case-law Department () and published on its intranet. The permission of reproducing this document has been granted for the sole purpose of its publication on the Court’s case-law database HUDOC ().
Cette traduction a été préparée avec le soutien de la Division de Recherche et de Jurisprudence de la Cour constitutionnelle turque () et publié sur son intranet. L’autorisation de reproduction de ce document est limitée à sa publication sur la page de jurisprudence HUDOC de la Cour européenne des droits de l’homme ().
ARAŞTIRMA VE İÇTİHAT BİRİMİ (ar-iç)
BİLGİ NOTU
AİHM KARARLARI
2014/65
MEMISHAJ/ARNAVUTLUK
(40430/08, 20/3/2014)
Karar Metni
İlgili Maddeler
AİHS 6 ve 13, P1-1
Hak ve Özgürlükler
Adil yargılanma hakkı, etkili başvuru yolu ve mülkiyet hakkı.
Anahtar Kelimeler
Adil yargılanma hakkı, mülkiyet hakkı, mahkeme kararlarının icra edilmemesi, etkili bir başvuru yolu, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru.
Davanın Özü
Mahkeme kararlarının icrasının gecikmesi veya icra edilmemesi, adil yargılanma hakkı ile mülkiyet hakkı kapsamındaki mülkiyetten barışçıl yararlanma hakkının ihlaline neden olabilir. Bu nitelikteki hak ihlallerini veya bunların devamını engelleyecek bir perspektif vermeyen, tazminata hükmetme imkânı tanımayan iç hukuktaki bireysel başvuru yolu, AİHS 13’ün gerekliliklerine uygun etkili bir başvuru yolu olarak kabul edilmeyebilir.
KARARIN ÖZETİ
Olaylar ve Olgular:
Başvurucu, Tiran yerel yönetiminde çalışırken 2001 yılında işten çıkarılmış, karar aleyhine yaptığı iki ayrı başvuru 2003 yılında lehine sonuçlanmış; işe iadesine ve ayrıca birikmiş maaş alacakları ile birikmiş faizlerin ödenmesine karar verilmiştir. Anılan kararların icra edilmemesi üzerine başvurucu Anayasa Mahkemesine başvurmuş, anılan Mahkeme, 2006 yılında, mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar vermiş ancak tazminata hükmetmemiştir. Başvurucu, 2006 yılında, Kültür Bakanlığına atanma girişimlerinde bulunmuş, aynı yıl yerel yönetim, başvurucuyu, bu yönetime karşı sorumlu olan bir bakım şirketine atamış, başvurucu bu işleme karşı itiraz etmiş, Sivil Hizmetler Komisyonu tarafından işlem iptal edilmiştir. 2008 ve 2010 yıllarında, başvurucu birikmiş maaş borçlarının, faizin ve sosyal güvenlik primlerinin ödenmesi için tekrar hukuki yollara başvurmuş ve bu başvuruları da lehine sonuçlanmıştır. Yerel yönetim, 2010 yılında, sadece birikmiş maaş alacaklarını başvurucuya ödemiş; işe iade, birikmiş faiz ve sosyal güvenlik primleriyle ilgili kararların icrasını gerçekleştirmemiştir.
İddialar:
Başvurucu, mahkeme kararlarının icra edilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkı ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, bu ihlallere karşı iç hukukta etkili bir başvuru yolunun sağlanmadığını ileri sürmüştür.
Hükümetin Savunması:
Hükümet, başvurucunun, başka bir devlet kurumunda işe başladığını ve emekli maaşı almaya hak kazandığını, dolayısıyla “mağdur” sıfatının bulunmadığını savunmuştur.
Hukuki Değerlendirme:
Mahkeme, başvuruyu AİHS 6 ve 13, P1-1’den ele almıştır.
Kabul Edilebilirlik Yönünden;
AİHS 6. ve P1-1. Madde Yönünden;
AİHS 41. Madde Yönünden;
Mahkeme, Hükümetin, başvurucunun mağdurluk statüsüne ilişkin itirazını esas incelemeyle birlikte değerlendirmeye karar vermiştir.
Mahkeme, başka bir devlet kurumunda işe başlamanın başvurucunun lehine verilen mahkeme kararlarının icrası yerine geçmeyeceği, emekli aylığı almaya hak kazanmanın kararların icra edilmemesini haklı kılmayacağı gerekçeleriyle başvurucunun mağdurluk statüsünün devam ettiği sonucuna varmış, başvurucu lehine verilen kararların icra edilmemiş olması nedeniyle adil yargılanma hakkı ile mülki yet hakkı kapsamındaki barışçıl yararlanma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.
Mahkeme ayrıca, nihai mahkeme kararlarının icrasının gecikmesi ya da icra edilmemesine ilişkin iç hukukta etkili bir başvuru yolu bulunmadığına da hükmetmiştir. Mahkeme, Anayasa Mahkemesinin hakkın ihlalini tespit etmesinin uygun bir başvuru yolu sunmadığını, çünkü anılan mahkemenin tazminata hükmedecek bir pozisyonunda bulunmadığını, ihlali veya ihlalin devamını engelleyecek bir perspektif de sunmadığını belirtmiştir.
Mahkeme, başvurucunun maddi ve manevi zararlarına karşılık belli bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmetmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy