Mesut Yurtsever ve Diğerleri/ Türkiye – 14946/08 ve diğerleri - 20.1.2015 tarihli Karar [III. Bölüm]
Olaylar ve Olgular – Cezaevinde tutulan başvuranlar eğitim kurulunun kararları nedeniyle Kürtçe dilindeki günlük gazetenin sayılarını alamamışlardır. Kurul, yayınların içeriğinin müstehcen olup olmadığını veya cezaevindeki güvenliği tehdit edebilecek nitelikte olup olmadığını teyit edebilecek bir konumda olmadığını savunmuştur. Başvuranların söz konusu kararlara karşı itirazlarının hiçbiri kabul edilmemiştir.
Hukuksal Değerlendirme – Madde 10: Cezaevinin idaresinden sorumlu yetkililerin başvuranlara Kürtçe dilinde bir günlük gazetenin belirli sayılarını vermeyi reddetmemesi, başvuranların bilgi ve fikir alma hakkına yapılan bir müdahale anlamına gelmiştir.
İç hukukta, hükümlülerin yasaklı olmayan yayınları, yani müstehcen veya müessesedeki güvenliği tehdit edecek nitelikte bilgi, makale, fotoğraf veya yorumlar içermeyen yayınları alma hakkı tanınmıştır.
Ulusal yetkililer kararlarını gerekçelendirirken ilgili yasal hükümlere atıfta bulunmuşlar; ancak içeriğin müstehcen olduğu veya güvenliği tehdit edebilecek nitelikte olduğu iddiasından ötürü değil, yetkililerin söz konusu yayınların içeriğini değerlendirememeleri dolayısıyla günlük gazetenin belirli sayılarını başvurana vermeyi reddetmişlerdir. Dolayısıyla, ulusal yetkililer söz konusu günlük gazetenin yayımlandığı dili anlayamadıkları gerekçesiyle içeriğin ilgili kanun hükmüne uygun olup olmadığını değerlendiremediklerini belirtmişlerdir. Aynı zamanda bir yasal ön koşul olan bu türden bir değerlendirmenin yokluğunda, müdahalenin yasal dayanağı hakkında bir mesele gündeme gelmiştir.
Bu bağlamda, mahpusların yayımlandığı dilden ötürü yayınlara erişiminin kısıtlanması veya yasaklanması olasılığından bahsedilen hiçbir kanun hükmü mevcut değildi. Ayrıca, iç hukuk uyarınca cezaevi yetkililerine mahpusların yayınlara erişimine ilişkin olarak tanınan denetleme yetkisi sadece yayınların içeriğiyle ilgiliydi. Mevcut davada yetkililer söz konusu yayınların içeriğine ilişkin bir ön değerlendirme yapmaksızın karar vermiş ve böylelikle kendi takdirlerine bağlı olarak mahpusları yararlanmak isteyebilecekleri bir yayın kategorisine erişimden yoksun bırakmışlardır. Cezaevi yetkililerinin başvuranlara günlük gazetenin belirli sayılarını vermeme kararları kanunda belirtilen gerekçelerden herhangi birine dayanmamıştır. Dolayısıyla, şikâyet konusu müdahale “yasayla öngörülen” bir müdahale olmamıştır.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle).
Madde 41: Manevi tazminat olarak başvuranların her birine 300 avro ödenmesine hükmedilmiştir.
(Mahpusların Türkçe dışındaki dillerde yazışmalarının denetlenmesine ilişkin benzer bir tutum hakkında ayrıca bk. Mehmet Nuri Özen ve Diğerleri/Birleşik Krallık, 55721/07 ve diğerleri, 11 Temmuz 2011, 137 sayılı Bilgi Notu).
Full & Egal Universal Law Academy