M.S. / Hırvatistan (no. 2) – 75450/12 - 19.2.2015 tarihli Karar [I. Bölüm]
Olaylar – 2012 yılında, başvuran ağır bel ağrısı şikâyetiyle hastanenin acil servisine gitmiştir. Bel ağrısı ve psikiyatrik bozukluğu teşhisiyle, isteği dışında psikiyatri kliniğine alınmış, kimsenin olmadığı bir odada bulunan yatağa zorla bağlanmış ve bir sonraki sabaha kadar bu şekilde tutulmuştur. Yerel mahkeme daha sonra, başvuranın taburcu olma talebine ve klinikte kötü muameleye maruz kaldığı iddialarına rağmen, üç yargıçtan oluşan bir heyetin onadığı bir kararla klinikte tutulmaya devam edilmesine hükmetmiştir. Başvuran, zorla tedavi altına alındıktan bir ay sonra taburcu edilmiştir.
Hukuksal Değerlendirme – Madde 3
(a) Usulü yönünden – Hem başvuran hem de kız kardeşi, başvuranın isteği dışında hastanede tutulduğu sırada kötü muameleye maruz kaldığı konusunda hastane yönetimine yazılı olarak şikâyette bulunmuşlar ve tedavi ve 15 saat boyunca fiziksel olarak kısıtlanmasının sonucunda yaşadığı acı hakkında detaylı bilgi vermişlerdir. Sağlık belgeleriyle destekledikleri iddiaları, kötü muamele iddialarını da kapsamaktadır. Bu da yetkililerin etkili resmi bir soruşturma yürütme yükümlülüklerini ortaya çıkartmaktadır. Ancak, şikâyetler yerel mahkemelerce incelenmemiş veya soruşturma için diğer yetkili makamlara iletilmemiştir.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle)
(b) Esas yönünden – Hastanelerde ve özgürlükten mahrum edici bütün diğer yerlerde psikolojik veya akıl hastalıkları olan hastalara uygulanan kapatma veya zorlayıcı/rızaları olmadan uygulanan diğer tedbirler hakkında yasal standartlara ilişkin gelişmeler, söz konusu tedbirlerin son çare olarak ve hastaya ve başkalarına gerçek ve yakın bir zararı önlemenin tek yolu olduklarında uygulanmalarını gerektirmektedir. Söz konusu tedbirlerin kullanımı, kesin gereklilik ve orantılılık gerekliliklerine uyulduğunu ve diğer bütün makul seçeneklerin hastaya ve başkalarına zarar gelmesi tehlikesini bertaraf etmediğine ilişkin yeterli gerekçeleri ve yeterli usulü korumayı sağlayan yeterli güvencelerle istismara karşı orantılı olmalıdır. Ayrıca, ilgili tedbirlerin söz konusu amaç için kesin olarak gerekli sürenin üzerinde uygulanmadığı gösterilmelidir.
Mevcut davada, başvuranın sağlık kayıtları, kendisine veya başkalarına karşı gerçek ve yakın bir tehdit oluşturduğuna veya agresif olduğuna işaret etmemektedir. Sağlık sorunlarıyla ilgili tutarlı bilgi vermemiş olması, fiziksel kısıtlama tedbirinin uygulanmasını gerekçelendiremez. Alternatif yolların denendiğini ve fiziksel kısıtlamanın son çare olarak kullanıldığını veya söz konusu tedbirin ilgili koşullar altında gerekli ve orantılı olduğunu göstermemektedir. Son olarak, Mahkeme, başvuranın durumunun, fiziksel kısıtlamaya maruz kaldığında, etkili ve yeterli bir şekilde takip edildiği konusunda tatmin olmamıştır. Bu nedenle, başvuranın maruz kaldığı kötü muamele, insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele teşkil etmektedir.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle)
Madde 5 § 1 (e): Yerel mahkeme, zorla kapatılmasına ilişkin yargılama işlemlerinde başvuranı temsil etmesi için bir avukat görevlendirmiştir. Ancak avukat, başvuranla görüşmemiş ve hukuki danışmanlıkta bulunmamış, adına savunma yapmamış ve duruşma sırasında pasif bir izleyici olarak hareket etmiştir. Hukuki danışmanlık sağlamayan bir avukatın görevlendirilmesi, “akli dengesi yerinde olmadığı” gerekçesiyle özgürlüğünden mahrum bırakılan kişilere gerekli “avukat yardımını” sağlamış olmamaktadır. Engeli olan kişilerin bir avukat tarafından etkili bir şekilde temsil edilmeleri, yetkili yerel mahkemelerce atanan avukatların ilgili kişileri nezaret altında tutmaları görevini kapsamaktadır. Avukatın ihmalinin farkında olmalarına rağmen, yerel makamlar, başvuranın etkili avukat yardımından faydalanması için gerekli tedbirleri almamışlardır. Ayrıca, yargılama işlemlerini yürüten yargıç, başvuranı hastanede ziyaret etmesine rağmen, hakları konusunda bilgilendirmek veya duruşmaya katılma olanağını değerlendirmek gibi başvuranın adalete etkili erişimini sağlamak için uygun hiçbir düzenlemede bulunmamıştır. Bu kapsamda, başvuranın duruşmaya kabul edilmemesi için herhangi bir geçerli gerekçe bulunmamaktadır. Başvuranın isteği dışında hastaneye yatırılmasına ilişkin usulü işlemlerde birçok eksiklik olduğu göz önüne alındığında, Mahkeme, yerel makamların 5. madde uyarınca usulü gereklilikleri yerine getirmedikleri sonucuna varmıştır.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle)
Madde 41: tazminat talebinde bulunulmamıştır.
(Bk., ayrıca M.S. / Hırvatistan, 36337/10, 25 Nisan 2013; Bures / Çek Cumhuriyeti, 37679/08, 18 Ekim 2012. Bk, ayrıca, Ruh Sağlığı ve Engelli Kişilere ilişkin Tematik Bilgi Notları)
Full & Egal Universal Law Academy