Olaylar – 1998 yılının Eylül ayında, Tirana şehrindeki Demokrat Parti genel merkezinden çıkmakta olan bir milletvekili ile korumalarına ateş edilmiş ve ölümcül yaralanmalarına sebep olunmuştur. Olayın hemen ardından, toplumda oldukça tanınan bir kişi olan parti başkanı, polis memuru olan başvuranı suçlamıştır. Demokrat Parti tarafından günün ilerleyen saatlerinde yayımlanan resmi basın açıklamasına göre katil olarak başvuran gösterilmiştir. Bir yılı aşkın bir sürenin ardından, 1999 yılının Aralık ayında, bir yerel mahkeme, olayın soruşturmasını yürüten savcının talebi üzerine başvuranın yakalanmasına karar vermiştir. Hem yerel mahkeme hem de savcı, Demokrat Parti Başkanı’nın başvuranın ismini suçun faili olarak belirttiğini özellikle kaydetmiştir. Başvuran 2001 yılının Mayıs ayında yakalanmıştır. Duruşmada cinayetten suçlu bulunarak ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştır.
Mahkeme önünde başvuran diğerlerinin yanı sıra, Demokrat Parti Başkanı’nın 1998 yılının Eylül ayında yaptığı yorumların, kendisinin masumiyet karinesi hakkını ihlal ettiğinden ve dolayısıyla Sözleşme’nin 6 § 2 maddesinin ihlalinin söz konusu olduğundan şikayetçi olmuştur.
Hukuki değerlendirme – Madde 6 § 2: Mahkeme, bir kamu yetkilisinin bir suç ile suçlanan kişiye ilişkin, bu kişinin suçu kanıtlanmadan önce sarf edilen sözlerinin, kişinin suçlu olduğu görüşünü yansıtması durumunda, Sözleşme’nin 6 § 2 maddesinde önemi belirtilen masumiyet karinesi hakkının ihlal edildiğini tekrar etmektedir.
Ancak mevcut davada, Demokrat Parti Başkanı’nın Sözleşme’nin 6 § 2 maddesi kapsamında bir kamu yetkilisi olarak hareket ettiği söylenemez. Bu kişi, cinayete ilişkin soruşturmada polis memuru, savcı veya soruşturmacı değildir. Kendisi ayrıca bir kamu görevlisi veya kamu yetkilisi de olmamakla birlikte herhangi bir Devlet kuruluşu tarafından resmi olarak herhangi bir göreve de atanmamıştır. Söz konusu eylemi özel bir kişi olarak, Devletten yasal ve ekonomik olarak bağımsız bir siyasi partinin başkanı sıfatı ile gerçekleştirmiştir. Hararetli bir siyasi atmosferde sarf ettiği cümleler, milletvekilinin öldürülmesine ilişkin partinin suçlamaları olarak görülebilir cümlelerdir. Bu itibarla, kişinin eylemlerinin adalet istenmesi açısından toplumsal olarak faydalı olma ihtimali, bu kişiyi kamu yararına hareket eden bir kamu görevlisi haline getirmez.
Sonuç: kabul edilemez (açıkça dayanaktan yoksun).
(Ayrıca bk. bu davaya uygulanabildiği ölçüde, Kotov / Rusya [BD], 54522/00, 3 Nisan 2012, 151 Sayılı Bilgi Notu)
Mahkeme ayrıca Sözleşme’nin 6 §§ 1 ve 3 (a)’dan (d)’ye kadar olan maddelerinin de ihlal edilmediğine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy