Bu çeviri Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Araştırma – İçtihat Biriminin () desteğiyle hazırlanmış ve Anayasa Mahkemesinin intranet sayfasında yayınlanmıştır. Bu belgenin tekrar yayınlanma izni sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin HUDOC sayfasında yer alması amacına yöneliktir ().
This translation was made available with the support of the Turkish Constitutional Court Research and Case-law Department () and published on its intranet. The permission of reproducing this document has been granted for the sole purpose of its publication on the Court’s case-law database HUDOC ().
Cette traduction a été préparée avec le soutien de la Division de Recherche et de Jurisprudence de la Cour constitutionnelle turque () et publié sur son intranet. L’autorisation de reproduction de ce document est limitée à sa publication sur la page de jurisprudence HUDOC de la Cour européenne des droits de l’homme ().
ARAŞTIRMA VE İÇTİHAT BİRİMİ (ar-iç)
BİLGİ NOTU
AİHM KARARLARI
2014/72
MUSTAFA ERDOĞAN/TÜRKİYE
(346/04 ve 39779/04, 27/5/2014)
Karar Metni
İlgili Maddeler
AİHS 10
Hak ve Özgürlükler
İfade özgürlüğü
Anahtar Kelimeler
Akademik özgürlük
Davanın Özü
- Mahkemeler de diğer kamu kurumları gibi eleştiriye açıktırlar.
- Yargıçların tahammül etmeleri gereken eleştiri sınırı sıradan vatandaşlardan daha geniş politikacılardan daha dardır.
KARARIN ÖZETİ
Olaylar ve Olgular:
Başvurucu Mustafa Erdoğan anayasa hukuku profesörü, başvurucu Haluk Kürşad Kopuzlu Liberal Düşünce Dergisinin editörü, Başvurucu Liberte A.Ş ise bu derginin yayımcısı olan bir anonim ortaklıktır. Birinci başvurucu tarafından Liberal Düşünce Dergisinin 2001 yılındaki bir sayısında “Fazilet Partisi’ni Kapatma Kararı Işığında Türkiye’nin Anayasa Mahkemesi Sorunu" başlıklı bir makale yazılmıştır. Anayasa Mahkemesi üyelerinin tamamı bu makalenin yayımı üzerine üç başvurucu hakkında da yazının hakaret içerdiği ve kişilik haklarına saldırdığı gerekçeleriyle tazminat davası açmıştır. Bu başvuru (karar) sadece üyeler ve dönemin Anayasa Mahkemesi başkanı olan F.K., Y.A. ve M.B. ile ilgili olan davalar hakkındadır. Söz konusu davalarda yerel mahkemeler bu kişilere değişen miktarlarda tazminatlar ödenmesine hükmetmiş, Yargıtay ise bu kararları onamış ve karar düzeltme başvurularını reddetmiştir.
İddialar:
Başvurucular, AİHS’in 6. ve 10. maddeleri ile Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
Hükümetin Savunması:
(Hukuki değerlendirme kısmında gerekli olduğu ölçüde işlenmiştir)
Hukuki Değerlendirme:
Mahkeme başvuruyu 10. maddeden ele almış, AİHS’in 6. maddesi ile ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi açısından ayrıca incelemeye gerek görmemiştir.
10. Madde Yönünden
Mahkeme ulusal mahkemelerin kararlarının başvurucuların ifade özgürlüğüne bir müdahale teşkil ettiğini ve bu müdahalenin kanun tarafından öngörülmüş olduğunu tespit ettikten sonra bu müdahalenin demokratik bir toplumda gerekli olup olmadığını incelemiştir. Mahkeme makalenin bir akademisyen tarafından yazıldığını, akademik özgürlüğün sadece akademik ya da bilimsel araştırmayla sınırlı olmadığını ve akademisyenlerin kendi uzmanlık ve yetkinliklerine göre görüşlerini serbestçe ifade etmelerini de kapsadığını, makale konusunun kamusal çıkarlarla ilgili bir meseleye ilişkin olduğunu belirtmiştir. Mahkeme resmi bir görev icra eden yargıçların eleştiriye sıradan vatandaşlara göre daha fazla, politikacılara göre ise biraz daha az tahammül etmeleri gerektiğine dikkat çekmiştir. Mahkemeye göre, mahkemeler de diğer kamu kurumları gibi eleştiriden ve kamu denetiminden bağışık değildirler. Ancak eleştiri ve hakaret arasında da ayrım yapılmalı, yargıçlar kamu güvenine sahip olmalı ve temelsiz saldırılara karşı da korunmalıdır. Mahkemeye göre, somut olayda ulusal mahkemeler yazıda kullanılan dil ve ifadeler ile bu ifadelerin dile getiriliş biçimini dikkate almamıştır. Yazı içerisindeki bazı ifadeler kaba olmakla ve çoğunlukla değer yargısı içermekle birlikte genel bir şekilde ifade edilmiş olup, yeterli olgusal temele sahiptirler. Bu ifadelerin söz konusu 3 yargıca karşı gereksiz kişisel saldırı niteliğinde olduğu söylenemez. Ayrıca bu yazı, popüler bir gazetede değil bir hukuk dergisinde yayınlanmıştır.
Ulusal mahkemeler, başvurucu Mustafa Erdoğan’ın kamusal bir meseleye ilişkin görüş açıklama hakkı ile yargıçların hakarete karşı korunma hakları arasında adil bir denge kuramamışlardır. Bu nedenle, müdahaleyi haklı göstermek için gösterilen gerekçeler müdahalenin demokratik bir toplumda gerekli olduğunu gösterme noktasında yeterli değildir. Başvurucuların ifade özgürlüğü hakkı ihlal edilmiştir.
Diğer Şikâyetler Yönünden
Mahkeme, başvurucu Mustafa Erdoğan’a 3 yargıca ödediği tazminatın karşılığı olarak 7.500 avro tazminat ödenmesine diğer başvurucuların bu konuda bir talebi olmadığından tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy