Mytilinaios ve Kostakis / Yunanistan – 29389/11
3.12.2015tarihli Karar [I. Bölüm]
Olaylar ve Olgular – Başvuranlar bağcılardır ve1934 yılında kurulan ve Samos misket şarabını üretme ve satma konusunda münhasır hakka sahip olan Samos Şarapçılık Kooperatifleri Birliğinin (“Birlik”) üyeleridirler. Tüm yerel şarapçılık kooperatiflerinin Birliğe zorunlu üyelikleri bulunmaktadır.
Misket şarabı mahsulünü özgürce elden çıkarma ve satma imkânına sahip olmayan başvuranlar birkaç kez Birlikten üyeliklerinin iptal edilmesi için izin istemişlerdir.
Başvuranlar Kasım 2005’te Yüksek İdare Mahkemesi’ne yetkililerin kendilerine şarap üretim izni vermeyi zımnen reddetmelerinin yargı denetimine tabi tutulması için başvuruda bulunmuşlardır. Söz konusu ret, münferit şahıslara şarap üretim izni verilmemesini öngören 6085/1934 sayılı “Zorunlu Kanun” hükümlerine dayanmıştır. Birlik yargı denetimi başvurusunun reddedilmesi talebiyle yargılamalara müdahil olmuştur. Yüksek İdare Mahkemesi Kasım 2010’da başvuruyu reddetmiştir.
Hukuksal Değerlendirme – Madde 11
(a) Uygulanabilirlikhakkında – Bir derneğin özel veya kamusal olarak değerlendirilmesinin tespit edilmesine ilişkin olarak Mahkeme’nin içtihadında ortaya konulan kriterlerden ikisi, yani Devlet yapıları içerisinde bütünleşme ve idare, kural koyuculuk veya disiplin alanında imtiyazların varlığı kriterleri mevcut davada karşılanmamıştır. Dolayısıyla, Birlik Sözleşme’nin amaçları dâhilinde bir kamusal dernek olarak değerlendirilemeyecek olup, Sözleşme’nin 11. maddesi mevcut davada uygulanabilir olmuştur.
(b) Esas hakkında –Yüksek İdare Mahkemesi tarafından da onandığı üzere, ulusal makamların Birliğin Samos misket şarabını üretme ve pazarlama konusunda münhasır haklara sahip olduğu gerekçesiyle başvuranlara şarap üretme izni vermeyi zımnen reddetmeleri, başvuranların dernek kurma özgürlüğüne “negatif” bir “müdahale” olmuştur.
Söz konusu müdahale 6085/1934 sayılı Kanunda öngörülmüş olup, Samos Adasının genel menfaatine olacak şekilde, Yunanistan’da benzersiz olan bir şarabın kalitesini ve adanın bağcılarının kazancını koruma ve böylelikle başkalarının hak ve özgürlüklerini koruma “meşru hedefini” izlemiştir.
Mahkeme, Yüksek İdare Mahkemesi’nin Kasım 2010 tarihli kararında kısıtlamaya tabi olmayan bağcılık ile bir birliğe üyeliği zorunlu kılan şarap üretme ve pazarlama arasında yaptığı ayrımın suni olduğunu ve gerçekte, ilgili bağcıların herhangi bir şekilde özerk ve bağımsız olmasını engellediğini tespit etmiştir.
Samos Adasındaki bağcılar 1934 yılında üzüm çeşidinin kalitesini korumak ve asmaların yetiştirilmesini geliştirmek için üyeliğin zorunlu olduğu kooperatifler kurmaya istekli olmuşlardır. Ancak mevcut bağlamda söz konusu gerekçelerin yeterince alakalı olmadığı görülmüştür. Mevcut durumda bağcıların toplam sayısı 2.847 olup, belirli bir bölgede üretilen kaliteli şarabın menşe adının ve markasının kontrolü Samos misket şarabının elindedir ve şarabın yaklaşık 7.000 metrik ton miktarındaki yıllık üretimin %80’ine tekabul eden ihraç pazarı oldukça hareketlidir.
Yüksek İdare Mahkemesi yargıçlarının azınlığı Kasım 2010 tarihli kararda, 6085/1934 sayılı Kanunda izlenilen hedeflere, Devlet veya diğer onay mercileri tarafından gerçekleştirilecek kalite kontrolleri gibi diğer araçlar vasıtasıyla ulaşılabileceğini gözlemlemişlerdir.
Ayrıca, 1993 yılında 2169/1993 sayılı Kanun ile üyeliğin zorunlu olduğu kooperatiflerin kendi inisiyatifleriyle bağımsız kooperatif olması imkânı getirilmiştir. Dolayısıyla, ulusal makamlarSamos Adasında üretilen şarabın kalitesini değerlendirmiş olup, bağcılara yetiştirilen üzümlerin adil ve makul bir şekilde fiyatlandırılması güvencesinin sağlama kaygısına, üyeliğin mahiyetinin değişmesi durumunda zarar vermesi olası değildi. 4015/2011 sayılı Kanunun giriş raporunda, bir malik ve üretici olarak bağımsız ve özerk bir tarımcının refah hakkını ileri sürmesinin, kooperatif derneği fikriyle bağdaşmadığı belirtilmiştir.
Sonuç olarak, 6085/1934 sayılı Kanun, bağcıları tüm şarap mahsullerini kooperatiflere devretmeye mecbur bırakarak, negatif dernek kurma özgürlüğüne ilişkin olarak en kısıtlayıcı tercihi yapmıştır.
Davanın kendine özgü koşulları da dikkate alındığında, ulusal makamların başvuranlara şarap üretme iznini vermeyi reddetmeleri, çatışan menfaatler arasında adil bir denge tutturmak için gerekenin ötesine geçtiğinden, izlenilen hedefle orantılı olarak değerlendirilmemiştir.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle).
Madde 41: Manevi tazminata karşılık olarak başvuranların her birine 6.000 avro ödenmesine hükmedilmiştir; maddi tazminat talebi reddedilmiştir.
(Ayrıca bk. Chassagnou ve Diğerleri / Fransa [BD], 25088/94, 28331/95 ve 28443/95, 29 Nisan 1999, 5 sayılı Bilgi Notu)
Full & Egal Universal Law Academy