COUNCIL AVRUPA OF EUROPE KONSEYĐ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ ĐKĐNCĐ DAĐRE NACĐ AKKUꢀ VE NECMĐ AKKUꢀ – TÜRKĐYE (Baꢀvuru no. 10443/08) KARAR STRAZBURG 3 Kasım 2011 Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli düzeltmelere tabi olabilir. ______________________________________________________________________________________ © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2011. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir. USUL Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 10443/08 no’lu davanın nedeni, Türk vatandaꢀları Naci Akkuꢀ ve Necmi Akkuꢀ’un Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (“Mahkeme”) 15 Ocak 2008 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına iliꢀkin Sözleꢀme’nin (“Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin - AĐHS”) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ oldukları baꢀvurudur. Baꢀvuranlar Bursa Barosu avukatlarından A.F. Demirkan tarafından temsil edilmiꢀtir. OLAYLAR DAVA KOꢁULLARI Baꢀvuranlar sırasıyla 1977 ve 1966 doğumludur ve Bursa’da ikamet etmektedirler. 2004 yılında Karayolları Genel Müdürlüğü, baꢀvuranlara ait bir arsaya otoyol inꢀaatı için resmi bir kamulaꢀtırma iꢀlemi yapmaksızın el koymuꢀtur. Baꢀvuranlar, mülkiyetlerinin fiili kamulaꢀtırılmasından dolayı tazminat almak için Karacabey Asliye Hukuk Mahkemesi önünde dava açmıꢀlardır. Tazminat olarak mahkemeden 5.500 Türk Lirası talep etmiꢀler ve fazlaya iliꢀkin haklarını saklı tutmuꢀlardır. 29 Aralık 2005 tarihinde Karacabey Asliye Hukuk Mahkemesi, baꢀvuranların arsalarının fiili kamulaꢀtırılmasından dolayı baꢀvuranlara talep ettikleri gibi 5.500 TL ve buna ek olarak faiz ödenmesine hükmetmiꢀtir. Baꢀvuranlar sözkonusu miktarı almak için Bursa Đcra Dairesi önünde icra iꢀlemlerini baꢀlatmıꢀlardır (dosya no. 2006/2200). 29 Mayıs 2006 tarihinde Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını onamıꢀtır. Baꢀvuranlar, önceki dava sırasında elde edilen ve arsaya baꢀvuranların talep ettiğinden daha yüksek değer biçen bilirkiꢀi raporu ıꢀığında, ek tazminat talebinde bulunmak için Karacabey Asliye Hukuk Mahkemesi’nde ek dava açmıꢀlardır. 2 Kasım 2006 tarihinde Karacabey Asliye Hukuk Mahkemesi, faiz eklenerek baꢀvuranlara 100,723.25 Türk Lirası ödenmesine hükmetmiꢀtir. Baꢀvuranlar, hükmedilen miktarı almak için Bursa Đcra Dairesi önünde diğer icra iꢀlemlerini baꢀlatmıꢀlardır (dosya no. 2009/2817). 13 Mart 2007 tarihinde Yargıtay, Karacabey Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararını onamıꢀtır. 16 Ocak 2009 tarihinde Đdare, Bursa Đcra Dairesi önündeki 2006/2200 no’lu dosyaya ilk davadan kaynaklanan borç için 9,414.62 TL ödeme yapmıꢀtır. Müteakiben, 24 Mart 2009 tarihinde Bursa Đcra Dairesi önündeki 2009/2817 no’lu dosyaya ek davadan kaynaklanan borç için 152,951.97 TL ödeme yapılmıꢀtır. Baꢀvuranların sundukları bilgilere göre, icra dosyalarında ödenmemiꢀ borç bulunmamaktadır. HUKUK I. AĐHS’ĐN 6/1 MADDESĐ VE 1 NO.’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI Baꢀvuranlar, lehlerinde verilen, infazı mümkün ve bağlayıcı kararları yetkililerin tam olarak uzun süre yerine getirmemesinin AĐHS’in 6. maddesi uyarınca mahkemeye baꢀvurma haklarını ve 1 No.’lu Protokol’ün 1. maddesi uyarınca mülkiyetin serbestçe kullanımı haklarını ihlal ettiğinden ꢀikâyetçi olmuꢀlardır. AĐHM, AĐHS’in 35/3 maddesi bağlamında bu ꢀikâyetlerin açıkça dayanaktan yoksun ve baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemez olmadığı kanısındadır. Dolayısıyla sözkonusu ꢀikâyetler kabuledilebilir ilan edilmelidir. AĐHM, yetkililerin Karacabey Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararlarından doğan borçların son ödemesini 24 Mart 2009 tarihinde yapmıꢀ olmasına rağmen, Hükümetin baꢀvuranların lehlerine verilen kararların uygulanmasında meydana gelen otuz iki aylık gecikmeyi haklı gösterecek herhangi bir açıklama yapmadığını gözlemler. AĐHM mevcut davadakine benzer meseleleri ele alan davalarda sıklıkla, AĐHS’in 6/1 maddesinin ve 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiꢀtir (bkz., örneğin; Burdov – Rusya, 59498/00; Kaçar ve Diğerleri – Türkiye, 38323/04, 38379/04, 38389/04, 38403/04, 38423/04, 38510/04, 38513/04 ve 38522/04 ve Burdov – Rusya (no. 2), 33509/04). Sözkonusu davada AĐHM’in farklı bir sonuca ulaꢀmasını sağlayacak herhangi bir iddia bulunmamaktadır. Dolayısıyla AĐHM, yetkililerin Karacabey Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararlarını gereğince yerine getirmemesi nedeniyle, AĐHS’in 6/1 maddesinin ve 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiꢀtir. II. AĐHS’ĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI A. Tazminat, yargılama masraf ve giderleri Baꢀvuranlar, arsalarının fiili kamulaꢀtırılmasından ötürü mahrum bırakıldıkları potansiyel kira gelirine karꢀılık maddi tazminat olarak 41,000 TL (yaklaꢀık 19,500 Euro) talep etmiꢀlerdir. Manevi tazminata iliꢀkin olarak baꢀvuranlar, iç hukukta verilen kararın ödemesinin yapılmamasından dolayı endiꢀe ve sıkıntıya maruz kaldıklarını iddia etmiꢀler ve sözkonusu tazminat miktarının AĐHM tarafından belirlenmesini talep etmiꢀlerdir. Yargılama masraf ve giderleri olarak baꢀvuranlar, miktarın belirlenmesini AĐHM’e bırakarak mevcut davada avukatlarının yürüttüğü iꢀ için ödeme yapılmasına hükmedilmesini AĐHM’den talep etmiꢀlerdir. Hükümet bu iddialara itiraz etmiꢀtir. AĐHM, nihai kararın icrasının gecikmesinden dolayı AĐHS’in 6/1 maddesinin ve 1 No’lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğini kaydeder. Ayrıca AĐHM, iç hukukta baꢀvuranın lehine verilen bir karar yerine getirildiğinde, bu kararın borcuna iliꢀkin olarak ödemeye hükmetmeyeceğini kaydeder. Bu itibarla AĐHM, tespit edilen ihlal ile talep edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı görememektedir. Bu nedenle bu talebi reddeder. Diğer yandan AĐHM, baꢀvuranların yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek birtakım manevi zarara uğradıkları kanısındadır. Sonuç olarak, davanın koꢀulları, özellikle iç hukukta verilen kararın icrasında meydana gelen gecikme göz önüne alındığında ve hakkaniyete uygun bir değerlendirme yapıldığında AĐHM, baꢀvuranlara manevi tazminat olarak ortaklaꢀa 3,000 Euro ödenmesine hükmeder. Yargılama masraf ve giderleri ile ilgili olarak, AĐHM içtihadına göre, baꢀvuran yargılama masraf ve giderlerinin geri ödemesini ancak bunların gerçekliği, gerekliliği ve oranlarının makul yapısı ortaya konduğu sürece elde edebilir. Mevcut davada bu iddiaları karꢀılayan somut görüꢀ bulunmaması bakımından AĐHM, bu baꢀlık altında herhangi bir ödeme yapılmamasına hükmetmiꢀtir. B. Gecikme faizi AĐHM, gecikme faizinin, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artıꢀ eklenerek belirlenmesini uygun görmektedir. AĐHM YUKARIDAKĐ GEREKÇELERE DAYANARAK, OYBĐRLĐĞĐYLE 1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna; 2. AĐHS’in 6/1 maddesinin ve 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine; 3. (a) Savunmacı Devlet’in, baꢀvuranlara ortaklaꢀa, AĐHS’in 44. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme gününde geçerli olan kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere, her türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak, manevi tazminat olarak 3,000 Euro (üç bin Euro) ödemesine; (b) Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için, sözkonusu meblağlara, Avrupa Merkez Bankası’nın anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artıꢀ eklemek suretiyle belirlenecek basit faiz uygulanmasına; 4. Baꢀvuranların adil tazmin taleplerinin kalan kısmının reddine, KARAR VERMĐꢀTĐR. Đꢀbu karar Đngilizce hazırlanmıꢀ, AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3. fıkraları uyarınca 3 Kasım 2011 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.
Full & Egal Universal Law Academy