Naidin / Romanya – 38162/07 - 21.10.2014 tarihli Karar [III. Bölüm]
Olaylar - Başvuran 1990 ve 1991 yılları arasında yüksek rütbeli bir memur yardımcısıydı. Daha sonra, Parlamento üyesi olarak seçilmiş ve tekrardan seçilerek 2004 yılı öncesi üç dönem parlamentoda görev yapmıştır. 2000 yılında, üçüncü kez Temsilciler Meclisi’nin seçimlerine katıldığında, Eski Siyasi Polis Arşivleri Çalışmasına ilişkin Ulusal Konseyi kendi inisiyatifiyle başvuranın geçmişi kapsamında soruşturmalar gerçekleştirmiştir ve başvuranın 1971 ve 1974 yılları arasında, şüpheli olduğu düşünülen bazı iş arkadaşları hakkında bilgi sağlayarak, siyasi polisle işbirliği yapmış olduğu sonucuna varmıştır. Başvuran, Temyiz Mahkemesi önünde kendi geçmiş faaliyetleriyle ilgili olarak Eski Siyasi Polis Arşivleri Çalışmasına ilişkin Ulusal Konsey’in yorumlarına itiraz etmiştir. Başvuranın itirazı gerçekten de siyasi polisle işbirliği yaptığı ve eylemlerinin ilgili kişiler üzerinde oluşturabileceği gerçek anlamdaki etkilere odaklanmanın gerekli olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. 2003 yılında kamu hizmetinde görev yapan siyasi polis memuruyla çalıştığı tespit edilen kişileri yasaklayan bir yasal değişiklik getirilmiştir. 2004 yılında, başvuran parlamento döneminin sonunda, memur olarak çalışmalarına devam etmeye dair istekte bulunmuştur. Talebi kabul edilmemiştir.
Hukuki Değerlendirme – 8. maddeyle birlikte 14. madde: Prensip olarak, Devletler kamu hizmetinde istihdam şartlarını düzenleyen meşru menfaate sahiptirler. Demokratik bir Devlet, memurlardan Devlet’in kuruluşunun dayandırıldığı anayasal ilkelere bağlılık göstermesini istemeye yetkilidir. Somut davada, Romanya’nın Komünist rejim sırasındaki durumunun dikkate alınması gerekmekte olup, Devletin geçmişin tekerrür etmesini önlemek üzere, kendisini savunabilecek nitelikte bir demokrasi temelinde kurulması gerektiği de dikkate alınmalıdır. Buna göre, başvurana uygulanan muameledeki fark ulusal güvenliği, kamu güvenliği ve diğerlerinin haklarını ve özgürlüklerini koruma amacıyla meşru bir amaç izlemektedir.
Yasağın mutlak doğası itibariyle, Mahkeme başvuranın kariyer beklentilerinin yalnızca kamu hizmetinde durdurulduğunu belirtmektedir. Devlet memurları, özellikle başvuranın istihdam edilmeye devam etmeye arzu ettiği makam gibi yüksek derecede sorumluluk getiren makamlarda bulunan kişiler, Devlet’in egemenlik gücünden pay sahibidir. Başvurana uygulanan yasak, bu nedenle, kamu çıkarının korumasından sorumlu kişilerin sadakatini sağlama konusunda Devlet tarafından izlenen yasal amaçla orantısız değildir. Ayrıca, başvuranın özel sektörde, devletin ekonomik, siyasi ve güvenlikle ilgili çıkarları için potansiyel öneme sahip şirketlerde bile ya da kamu otoritesinin uygulanmasıyla bağlantılı olmayan diğer kamu sektörü alanlarında istihdam edilme olanağını etkileyecek herhangi bir kısıtlama uygulanmamıştır. Son olarak, başvuranın eylemleri neticelerinin ve mahiyetinin dikkate alınmasına dair iddia edilen eksikliklerle ilgili söz konusu yönler, Temyiz Mahkemesi tarafından çekişmeli yargılamalarda incelenmiştir. Ulusal mercilere bırakılan takdir yetkisi kapsamında net bir şekilde yer alan fiili unsurlar oluşturulduğundan, Mahkeme yerel mahkemeler tarafından ulaşılan tespitlerin yerindeliğini sorgulayamazdı.
Sonuç: ihlal yok (oy birliğiyle)
Full & Egal Universal Law Academy