Bu çeviri Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Araştırma – İçtihat Biriminin () desteğiyle hazırlanmış ve Anayasa Mahkemesinin intranet sayfasında yayınlanmıştır. Bu belgenin tekrar yayınlanma izni sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin HUDOC sayfasında yer alması amacına yöneliktir ().
This translation was made available with the support of the Turkish Constitutional Court Research and Case-law Department () and published on its intranet. The permission of reproducing this document has been granted for the sole purpose of its publication on the Court’s case-law database HUDOC ().
Cette traduction a été préparée avec le soutien de la Division de Recherche et de Jurisprudence de la Cour constitutionnelle turque () et publié sur son intranet. L’autorisation de reproduction de ce document est limitée à sa publication sur la page de jurisprudence HUDOC de la Cour européenne des droits de l’homme ().
ARAŞTIRMA VE İÇTİHAT BİRİMİ (ar-iç)
BİLGİ NOTU
AİHM KARARLARI
2014/54
NOSOV VE DİĞERLERİ/RUSYA
(9117/04 10441/04, 20/2/2014)
Karar Metni
İlgili Maddeler
AİHS 6 ve 11 ve P1-1
Hak ve Özgürlükler
Adil yargılanma hakkı, toplantı ve örgütlenme özgürlüğü, mülkiyet hakkı.
Anahtar Kelimeler
Adil yargılanma hakkı, mülkiyet hakkı, mahkeme kararlarının geç icrası, ödenek yokluğu.
Toplantı ve örgütlenme özgürlüğü, müdahale, demokratik toplumda gereklilik, ikna edici ve zorlayıcı sebep.
Davanın Özü
Kamu kurumları aleyhine verilen ve belli bir miktarın ödenmesini içeren mahkeme kararlarının geç icra edilmesi adil yargılanma hakkı ile mülkiyet hakkının ihlaline neden olabilir. Bu kapsamda, ödenek yokluğu haklı bir sebep olarak görülemez.
Protesto gösterilerinin sadece kanunsuz olması bunlara müdahaleyi haklı kılmaz. Kamu otoriteleri tarafından böyle bir toplantıya tolerans gösterilmiş, göstericiler kendilerini ifade etme için yeterince imkâna sahip olmuşlarsa, kamu otoriteleri tarafından yapılan müdahaleler, demokratik bir toplumda gereklilik konusunda devletin sahip olduğu takdir aralığı kapsamında değerlendirilebilir.
KARARIN ÖZETİ
Olaylar ve Olgular:
Başvurucular, 41 Rus vatandaşıdır. Başvuru, 1992 yılındaki Oset-İnguş silahlı çatışması sırasında çatışmanın sona erdirilmesi ve barışın korunması operasyonunda yer alan eski polislerin hak kazandıkları sosyal ödemelere ilişkin mahkeme kararlarının icra edilmemesiyle ilgilidir. 2001 ve 2002 yılları arasında, başvurucular, Kuzey Osetya-Alanya bölgesel iç işleri birimi aleyhine sosyal ödemeler için açtıkları davaları kazanmışlardır. Birim, başlangıçta kaynak yetersizliği nedeniyle ödeme yapmayı reddetmesine rağmen, 2004 ve 2005 yılları arasında kararları icra etmiştir. Başvurucuların 40’ı, kararların geç icra edilmesi nedeniyle Birimi dava etmişler, biri hariç hepsi, 2005 yılında farklı tarihlerde maddi zararları karşılığı hükmedilen tazminatları almışlardır.
Diğer taraftan, Eylül 2003’ten Aralık 2003’e kadar, başvurucular, 100 göstericinin katıldığı Birimin sosyal ödemeleri gerçekleştirmemesi nedeniyle yapılan protesto gösterilerine devam etmişlerdir. 11 Ekim 2003’te, Rus mahkemeleri protesto gösterisinin yasal olmadığına karar vermişlerdir. Daha sonra gösteriyi dağıtmak için polis gönderilmiş ancak başarısız olunmuştur. Göstericiler, Aralık 2003’te gösteriyi sona erdirmişlerdir.
İddialar:
Başvurucular, mahkeme kararlarının geç icra edilmesi nedeniyle adil yargılanma haklarının ve mülkiyet haklarının, protesto gösterisine ilişkin kısıtlamalar nedeniyle toplantı özgürlüklerinin ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
Hükümetin Savunması:
Hükümet, mahkeme kararlarının icrasının ertelenmesi nedeniyle başvurucuların tazminat aldıklarını, ayrıca gecikmenin ödenek yetersizliğinden kaynaklandığını, protesto gösterisinin ise kanunsuz olduğunu savunmuştur.
Hukuki Değerlendirme:
Mahkeme, başvuruyu AİHS 6 ve 11 ile P1-1’den ele almıştır.
AİHS 6 ve P1-1 yönünden;
AİHS 11 yönünden;
AİHS 41 yönünden;
Mahkeme, önceki kararlarına atıfla mahkeme kararlarının icrasındaki gecikmenin adil yargılanma hakkı ile mülkiyet hakkını ihlal edebileceğini tekrarlamış, somut olayda mahkeme kararlarının icrasında yaklaşık iki yıllık gecikmenin uzun olduğunu değerlendirmiş, ödenek yokluğunun kararların icrasını geciktirmeyi haklı kılmayacağını hatırlatmış, başvuruculardan bazılarının icra takibi yapmakta başarısız olmalarının devletin mahkeme kararlarını makul bir sürede icra etme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağını belirtmiş, başvurucuların adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği sonucuna varmıştır.
Mahkeme, toplantı özgürlüğünün demokratik bir toplumdaki temel önemini dikkate alarak, bu özgürlüğe yapılacak müdahalelerin ikna edici ve zorlayıcı nedenlere dayanması gerektiğini tekrarlamıştır. Mahkeme, somut olayda müdahalenin yasal olduğu ve meşru amaç taşıdığı konusunda tartışma olmadığını, müdahalenin demokratik bir toplumda gerekli olup olmadığının tartışmalı olduğunu belirtmiştir. Mahkeme toplanma özgürlüğüne yapılacak müdahalenin demokratik bir toplumda gerekli olduğunun kabul edilebilmesi için, “baskın bir kamu yararına” cevap vermesi ve takip edilen amaçla “orantılı” olması, kamu otoriteleri tarafından müdahale için gösterilen gerekçelerin “ilgili ve yeterli” olması gerektiğini hatırlatmıştır. Mahkeme, bir gösterinin sadece kanunsuz olmasının müdahale için yeterli olmadığını belirtmiştir. Mahkeme, somut olayda kamu otoritelerinin, kanunsuz olduğuna karar verilmesine rağmen gösteriye müdahale etmediklerini, kimsenin katılımını engellemediklerini, farklı bir yerde toplanmaya izin verilmesine rağmen göstericilerin kendi istedikleri yerde toplanmalarına müdahale etmediklerini, göstericilerin düşüncelerini açıklayabilmek için yeterli zamana sahip olduklarını dikkate alarak, kamu otoritelerinin müdahalenin demokratik bir toplumda gerekli olup olmadığı hususundaki takdir aralığını aşmadığı kanaatine varmış ve başvurucuların toplantı özgürlüğün ihlal edilmediğine hükmetmiştir.
Mahkeme, maddi zararlar ile ihlal arasında illiyet bağı görmediğinden maddi tazminata hükmetmemiş ancak başvuruculara manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy