Bu çeviri Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Araştırma – İçtihat Biriminin () desteğiyle hazırlanmış ve Anayasa Mahkemesinin intranet sayfasında yayınlanmıştır. Bu belgenin tekrar yayınlanma izni sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin HUDOC sayfasında yer alması amacına yöneliktir ().
This translation was made available with the support of the Turkish Constitutional Court Research and Case-law Department () and published on its intranet. The permission of reproducing this document has been granted for the sole purpose of its publication on the Court’s case-law database HUDOC ().
Cette traduction a été préparée avec le soutien de la Division de Recherche et de Jurisprudence de la Cour constitutionnelle turque () et publié sur son intranet. L’autorisation de reproduction de ce document est limitée à sa publication sur la page de jurisprudence HUDOC de la Cour européenne des droits de l’homme ().
ARAŞTIRMA VE İÇTİHAT BİRİMİ (ar-iç)
BİLGİ NOTU
AİHM KARARLARI
2014/47
O’KEEFFE/İRLANDA
(35810/09, 28/1/2014)
Karar metni
İlgili Maddeler
AİHS 3 ve 13
Hak ve Özgürlükler
İşkence Yasağı, etkili başvuru hakkı.
Anahtar Kelimeler
İşkence yasağı, kötü muamele yasağı, insanlıkdışı muamele, etkili başvuru yolu, çocuğun cinsel istismarı.
Davanın Özü
Devletlerin çocukları kötü muameleye karşı koruma zorunluluğu bulunmaktadır.
KARARIN ÖZETİ
Olaylar ve Olgular
Başvurucu Bayan Louise O’Keeffe, İrlanda vatandaşıdır. 1968 tarihinden itibaren İrlanda’nın Cork ve Ross Psikoposluk bölgesine bağlı, Katolik (dini) ağırlıklı eğitim veren bir devlet okulunda ilkokul eğitimine başlamıştır. Söz konusu okul rahip Ó tarafından idare edilmektedir.
1971 yılında bir veli okul idaresine başvurarak kızının bir öğretmen (LH) tarafından cinsel tacize uğradığını belirterek şikayette bulunmuştur. 1973 yılında şikâyetler devam etmiş ve Ó, 1973 yılının Eylül ayında L.H.’nin istifa ettiğini velilere ve Eğitim ve Bilim Bakanlığına bildirmiştir. Bu arada L.H. hakkındaki iddialardan Bakanlık haberdar değildir. L.H., başka bir devlet okuluna atanmış ve çalışmaya devam etmiştir.
1973’ün ortalarından itibaren uğradığı cinsel istismar ile yaşadığı psikolojik sorunlar arasındaki bağlantıyı fark eden Bayan O’Keeffe, 1990’larda L.H. tarafından taciz edilen öğrencilerin şikâyeti üzerine açılan ceza soruşturması sırasında (1997) polise başvurarak şikâyette bulunmuştur. Bu arada L.H., 21 öğrenciye, toplamda 386 cinsel istismar yaptığı iddiasından yargılanmış ve1998 yılında hapis cezasına çarptırılmıştır.
Başvurucu, L.H.’nin yargılaması devam ederken elde edilen kanıtlara dayanarak, 1998 yılında (Ceza Mağdurları) Tazminat Komisyonuna başvurmuş ve uğradığı zarara karşılık 53, 962.24 Avro tazminat almıştır. Ardından L.H. ve Eğitim ve Bilim Bakanlığı aleyhine, bir devlet memuru olan L.H.’nin gerçekleştirdiği sistemli istismara karşı herhangi bir önlem almadığı gerekçesiyle dava açmıştır. Mahkeme L.H.’yi 305,104 Avro tazminat ödemeye mahkum etmiştir. Devlet aleyhine açılan davayı ise uğranılan zarar ile illiyet bağı olmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Söz konusu karar karşı başvurucunun Yüksek Mahkemeye yaptığı temyiz başvurusu ise İrlanda’daki ilkokul sisteminin özel bir duruma sahip olduğunu, her ne kadar sistemin finansmanı devlet tarafından karşılansa da idarenin Kiliseye ait olduğu gerekçe gösterilerek reddedilmiştir.
İddialar:
Başvurucu, İrlanda Devletinin gerçekleştirilen istismarlara karşı çocukları koruyamadığını ayrıca bu tip istismarlara ilişkin olarak etkili bir yargı yolu oluşturamadığı için Sözleşme’nin işkence yasağını düzenleyen 3., özel ve aile hayatının korunmasını düzenleyen 8., etkili başvuru yolu hakkını düzenleyen 13. maddelerinin ayrıca eğitim hakkını düzenleyen Sözleşme’ye ek 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesi ile birlikte ayrımcılık yasağının düzenleyen 14. maddesini ihlal edildiğini iddia etmiştir.
Hükümetin Savunması:
Hükümetin savunması gerektiği ölçüde hukuki değerlendirme kısmında işlenmiştir.
Hukuki Değerlendirme:
Mahkeme, başvuruyu 3. ve 13. maddeler açısından değerlendirmiştir.
3. madde yönünden
Mahkeme, çocukların hassas bir toplumsal grup olarak diğer kişilere göre daha fazla korunmaya muhtaç olduklarının altını çizerek, özellikle ilkokul çağındaki çocukların kötü muameleye karşı devlet tarafından korunmasının bir zorunluluk olduğunu, bu nedenle devletin bu zorunluluğunu, özel kurum veya kişilerle paylaşmaması gerektiğini belirtmiştir. Söz konusu olayda da cinsel istismar şikâyetleri ileri sürüldüğünde devletin bu sorumluluğunu yerine getirmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Kaldı ki İrlanda okullarında 1930’lardan 1970’li yıllara kadar çok sayıda cinsel istismar olaylarının yaşandığına dair somut veriler olduğu istatistiklerle doğrulanmaktadır. Tüm bunlara rağmen İrlanda devleti, bu sorumluluğu okul idarelerine bırakmış ve bunları kontrol edecek etkin mekanizmalar da kuramamıştır. Velilere, öğretmenlere ilişkin şikâyet hakkı tanınmakla birlikte bunlar, başvurucunun yaşadığı olayda olduğu gibi devlet memuru olmayan (rahip gibi) yöneticilere yapılmaktadır. Ayrıca İrlanda okullarında, devlet tarafından görevlendirilen müfettişler tarafından denetlenebilmekte, fakat yapılan bu denetim, öğrencilere yapılan kötü muamelelerin araştırılmasından çok, eğitim sisteminin kalitesine odaklanan bir yönelim göstermektedir. Örneğin başvuru konusu olayın yaşandığı okula 1969-1973 yılları arasında müfettişler tarafından altı ziyaret yapılmasına rağmen, L.H. hakkında herhangi bir işlem yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte LH hakkında 400’e yakın şikayet olmasına rağmen 1995 yılında emekli oluncaya kadar bu şikayetlere dair etkin bir adım atılmadığı da ayrıca not edilmelidir.
Tüm bu anlatılanlar ışığında Mahkeme, başvurucunun yaptığı şikâyetler ve ayrıca başvurucudan sonra L.H. hakkında yapılan diğer cinsel istismar şikâyetleri sonucunda İrlanda hükümetinin, çocukların korunmasına dair yükümlülüğünü yerine getiremediği için Sözleşme’nin işkence yasağını düzenleyen 3. maddesini ihlal edildiğine hükmetmiştir.
13. madde yönünden
Hükümet AİHM’in 13. madde çerçevesinde etkili iç hukuk yolları kurmak noktasında ulusal devletlere bir zorunluluk yüklemediğini savunmuştur. Mahkeme ise İrlanda devletinin, başvurucunun uğradığı cinsel istismara ilişkin başvurabileceği etkili bir yargı yolu oluşturamadığı için Sözleşme’nin 13. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır.
Full & Egal Universal Law Academy