9.1.2013 tarihli Karar [IV. Daire]
Olaylar ve olgular–2003 yılından beri başvuran Ukrayna Yüksek Mahkemesi’nde hâkim olarak ve 2007 yılından beri aynı mahkemenin Askeri Dairesi’nin başkanı olarak görev yapmaktaydı. 2007 yılında, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyeliğine seçilmiştir, fakat Parlamento Komitesi başkanının yemin etmesine izin vermemesinin ardından göreve başlamamıştır. 2008 ve 2009 yıllarında, birisinin daha sonra YSK başkanlığına seçildiği iki YSK üyesi, başvuranın görevini suiistimal etmiş olma olasılığı konusunda hazırlık soruşturması yürütmüşlerdir. Eşinin erkek kardeşinin (bir kısmı 2003 yılına ait olan) verdiği kararları incelediği ve 2006 yılında gerçekleşen bazı eylemleriyle ilgili usuli ihlallerden suçlu olduğu sonucuna varmışlardır. Yapılan bu soruşturmaların ardından, YSK başkanı başvuranın hâkimlik görevine son verilmesiyle ilgili iki başvuruyu Parlamento’ya sunmuştur. 2010 yılında YSK’ nın sunduğu bu başvuruları değerlendiren Parlamento, Parlamento Komitesi’nin önerisiyle, başvuranın “yemini bozma”sının reddedilmesi için oy vermiştir. Başvurana göre, elektronik oylama sırasında Parlamento Üyeleri’nin çoğunluğu orada bulunmamaktaydı ve o sırada orada bulunan üyelerin diğer üyelere ait olan oy kartlarını kullanmışlardı. Başvuran, YSK başkanının soruşturmasının ardından YSK’ nın başvuranı görevden almasını kanunlara uygun bulan ve bunu doğrulayan Yüksek İdari Mahkeme’ye, görevden alınmasına ilişkin itirazda bulunmuştur. Yüksek İdari Mahkeme ayrıca başvuranın ve eşinin erkek kardeşinin o zaman yürürlükte olan mevzuat gereğince akrabalarını düşünmediklerinden, YSK’ nın diğer soruşturmanın bulgularına dayanan kararının kanunlara aykırı olduğuna karar vermiştir. Bununla birlikte, yürürlükteki kanunda böyle bir yetkisi olmadığını belirterek, YSK’ nın bu dava ile ilgili gerçekleştirdiği işlemleri iptal etmeyi reddetmiştir. Yüksek İdari Mahkeme ayrıca parlamento komitesi önünde veya Parlamento’da usuli herhangi bir ihlalin olmadığını belirtmiştir.
Kanun –6 § 1Madde
(a) Uygulanabilirlik –Başvuranın davasına ilişkin olarak bağlayıcı bir karar almak amacıyla, YSK, parlamento komitesi ve Parlamento’nun genel toplantı kurulu hep birlikte yargı işlevini yerine getirmektedirler. Ayrıca yerel yargı sisteminde klasik bir mahkeme olan Yüksek İdari Mahkeme başvuranın görevden alınmasıyla ilgili bağlayıcı bir karar vermiştir. Bu nedenle, mahkeme başvuranın iddiasıyla ilgili iç hukukun “açıkça mahkemeye ulaşımın engellediği” sonucuna varamamaktadır. Madde 6, bu nedenle, medeni hukuk başlığı altında uygulanmıştır.
Başvurana dayatılan yaptırım, iç hukuk açısından, bir hâkim tarafından bilerek verilmiş yanlış bir kararın uygulanmasıyla ilgili ceza hukukunun yaptırımlarına ters olarak, görevin kötüye kullanılmasıyla ilgili klasik, cezalandırıcı bir önlemdir. Ayrıca, başvuranın görevinden alınmasının hukuk alanında başka bir görev icra etmesini engellememektedir. 6 Madde, bu nedenle, cezai başlığı altında uygulanabilir değildir.
(b) Başvuranın davasını karara bağlayan organların bağımsızlığı ve tarafsızlığı
(i) YSK: Hakimlerin aleyhinde yürütülen disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak, hakimlerin ilgili disiplin organına büyük çapta katılımının gerekliliği Hakimler için Avrupa Kanunlar Sözleşmesi’nde tanınmıştır. Bununla birlikte, YSK farklı organların atadığı yirmi üyeden oluşmaktadır. Üyelerden üçü Ukrayna Başbakanı tarafından, üçü Ukrayna Parlamentosu tarafından ve ikisi Ukrayna Savcıları Konferansı tarafından doğrudan atanmışlardır. Adalet Bakanı ve Ukrayna Başsavcısı re’sen YSK üyesidirler. Yasama ve yürütme organlarının doğrudan atadığı disiplin kadrosu, YSK üyelerinin büyük çoğunluğunu oluşturmaktadır. Sonuç olarak, duruşmaya katılan sadece üçünün hâkim olduğu on altı YSK üyesi, başvuranın davasını karara bağlamıştır. Ayrıca, YSK’nın sadece dört üyesi orada tam zamanlı çalışmaktaydılar. Diğer üyeler YSK dışında çalışmaya ve ücret almaya devam etmişlerdir. Bu durum kaçınılmaz bir şekilde mali, hiyerarşik ve idari anlamda birincil işverenlerine bağlı olmalarına ve bağımsızlık ve tarafsızlıklarının tehlikeye düşmesine neden olmuştur. Mahkeme ayrıca, Venedik Komisyonu’nun hâkimleri atama, disiplin cezası verme ve görevden alma ile ilgili bir organda Başsavcının yokluğunun bu gibi durumlarda hâkimlerin tarafsız davranmalarını tehlikeye atacağı ve Başsavcı’nın kararlarını onaylamadığı hâkimlere karşı tarafsız olmayacağı yönündeki görüşüne atıfta bulunmuştur. Ayrıca, başvuranın davasıyla ilgili hazırlık soruşturmalarını yürüten ve görevden alınması talebini sunan YSK üyeleri, daha sonra başvuranın görevden alınması ile ilgili alınan kararda yer almışlardır. Bu üyelerden bir tanesi YSK başkanı tarafından atanmış ve başvuranın davası ile ilgili duruşmada başkanlık etmiştir. Başvuranın aleyhinde disiplin işlemleri başlatmakla görevli bu üyeler, kendi hazırlık soruşturmalarının sonuçlarına dayanmışlar, başvuranın davasının esasları hakkında karar verirlerken tarafsızlıklarına şüpheyle yaklaşmışlardır. Buna bağlı olarak, mevcut başvurudaki olaylar ve olgular YSK önündeki yargı işlemlerinin yapısal eksikliklerine ve başvuranın davasını karara bağlamakla görevli bazı YSK üyelerinin kişisel önyargılarına işaret eden, ciddi birçok meseleyi açığa çıkartmıştır. YSK önündeki yargı işlemleri, bu nedenle, 6 § 1 Maddenin gerektirdiği bağımsızlık ve tarafsızlık ilkelerine uyumlu değillerdir.
(ii) Parlamento Komitesi: Komite başkanı ve üyelerden biri aynı zamanda YSK üyeleridir ve her iki seviyede de başvuranın davasıyla ilgili kararlarda yer almışlardır. Buna göre, YSK’ nın görüşlerini incelerken tarafsız hareket edememiş olabilirler. Ayrıca, Mahkemenin kişisel tarafsızlık yokluğu ile ilgili görüşleri, işlemlerin bu aşamasıyla örtüşmektedir. Bunlara ek olarak, Parlamento Komitesi’nin iki üyesiyle birlikte başkanın, başvuranın görevini kötüye kullanmasıyla ilgili olarak hazırlık soruşturmasının başlatılmasını talep ederek YSK’ ya başvurmuş olmaları göz önüne alınmalıdır. Aynı zamanda, YSK üyeleri ilgili mevzuatta geri çekilmeyle ilgili hiçbir prosedür öngörülmediği için geri çekilememişlerdir. Bu durum, objektif tarafsızlığın sağlanmasıyla yargı işlemlerinin uyumluluğu ile ilgili uygun teminatın bulunmadığına işaret etmektedir.
(iii) Genel Parlamento toplantısı: Bu aşamada, davanın karara bağlanması, YSK ve Parlamento Komitesi tarafından alınan bağlayıcı bir kararın kabul edilmesiyle sınırlıdır. Genel olarak, genel toplantıdaki prosedür olay ve olguların hukuki niteliklerini tespit etmek ve kanıtları değerlendirmek, kanun ve gerçeklerle ilgili meseleleri incelemek için uygun bir yöntem değildir. Parlamento’da kendilerinden hukuki veya adli tecrübeye sahip olmaları beklenmeyen politikacıların rolü Hükümet tarafından yeterince açıklığa kavuşturulmamış ve mahkemenin bağımsızlığı ve tarafsızlığı gerekliliğinin yerine getirildiği doğrulanmamıştır.
(iv) Yüksek İdari Mahkeme: Yüksek İdari Mahkeme, YSK ve Parlamento’nun kararlarını iptal etmeden ve ileri götürmeden kanunlara aykırı ilan etme yetkisine sahiptir. Yüksek İdari Mahkeme’nin açıklayıcı kararına dayalı olarak hükmen hâkime görevinin iadesi yapılmamıştır. Ayrıca, Yüksek İdari Mahkeme başvuranın öne sürdüğü önemli iddialara gereğince değinmemiştir. Bu nedenle başvuranın davasının adli incelemesi yeterli değildir. Ayrıca, Yüksek İdari Mahkeme’de görev yapmakta olan hâkimler de YSK’ nın disiplin merciine tabiidirler ve YSK önünde aleyhlerine disiplin işlemleri başlatılabilir. Bu nedenle, 6 madde uyarınca “bağımsızlık ve tarafsızlık” ilkesine uygun olarak hareket edememişlerdir.
Bu nedenle, yerel yetkililer başvuranın davasının bağımsız ve tarafsız bir şekilde karara bağlayamamış ve sonraki adli inceleme bu hataları düzeltmemiştir.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle).
(c) Disiplin cezasının uygulanmasında zaman aşımının yokluğu – Bazılarının uzak geçmişte (2003 ve 2006) meydana geldiği olaylarla ilgili olarak, YSK önünde 2010 yılında savunma yapmak zorunda kaldığından, başvuran zor durumda bırakılmıştır. İç hukukta yeminini bozduğu gerekçesiyle bir hâkimin görevinden alınmasıyla ilgili yargılama işlemlerinde hiçbir zaman aşımı süresi yoktur. Mahkeme’nin, bu sürenin ne kadar uzunlukta olması gerektiğini dile getirmenin doğru olmadığına hükmetmesine rağmen, yargıyla ilgili disiplin davalarındaki bu şekilde ucu açık bir yaklaşım yasal belirlilik ilkesine ciddi bir tehlike arz etmektedir.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle)
(d) Parlamento’nun genel toplantısında oylama prosedürü – Başvuranın görevden alınmasıyla ilgili karar Parlamento Üyeleri’nin çoğunluğunun olmadığı bir zamanda oylanmıştır. Orada bulunan Parlamento Üyeleri diğer üyelere ait oy kartlarını da kullanarak kasten ve kanunlara aykırı bir şekilde çoklu oy kullanmışlardır. Bu nedenle, bu karar alınarak Anayasa’yı, Parlamento Üyeleri’nin Statüleri Kanunu’nu ve Parlamento Kuralları’nı ihlal edilmiştir. Bu nedenle, oylama yasal belirlilik ilkesine zarar vermiştir. Yüksek İdari Mahkeme bu konuya gereğince değinmemiştir.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle).
(e) Yüksek İdari Mahkemesi’nde dairenin toplanması – İç hukuk gereğince, başvuranın davasını incelemesi için kişisel olarak toplanan özel daire, Yüksek İdari Mahkeme’nin başkanı tarafından tayin edilecektir, fakat bu işlem gerçekleştirilmeden önce beş yıllık başkanlık dönemi sona ermiş olacaktır. Mahkeme başkanlarını atayan prosedürü düzenleyen ilgili ulusal kanunun maddelerinin anayasaya aykırı olduğuna karar verilmiş ve henüz yeni maddeler çıkarılmamıştır. Bununla birlikte, mahkeme başkanlarının atanması Ukrayna yetkilileri arasında ciddi bir tartışma konusu olmuştur. Mahkeme davayı karara bağlayan dairenin “yasa ile kurulan bir mahkeme”‘nin gerektirdiklerini yerine getirerek kurulduğu sonucuna varamamaktadır.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle).
8. Madde: Başvuranın görevden alınması özel hayata ve aile hayatına saygı haklarına müdahaleye neden olmuştur. Mahkeme’nin başvuranın görevden alınması ile ilgili karar hakkındaki parlamento oylamasının ulusal hukuk bağlamında kanunlara uygun olmadığı kararı söz konusu müdahalenin gerekçesiz olduğuna ve bu nedenle 8 maddenin ihlal edildiğine hükmetmek için yeterlidir. Başvuranın davası karara bağlandığı zaman, “yemini bozma” kavramının uygun bir şekilde yorumlayan bir yönerge veya uygulama ve ilgili maddelerinin keyfi uygulanmalarını önlemek için yeterli hiçbir usuli önlem mevcut değildi. Özellikle, ulusal hukuk, disiplin yetkililerinin takdir yetkisini ucu açık bırakan ve yasal belirlilik ilkesine zarar veren “yemini bozma” ile ilgili verilen bir karar hakkında yürütülen davalar için zaman aşımı süresi gerektirmemektedir. Ayrıca, ulusal hukuk disiplin suçları için uygun bir yaptırım ölçeği düzenlememiş ve orantılılık ilkesine uygun olarak uygulanmalarını sağlayacak kurallar koymamıştır. Son olarak, “yemini bozma” nedeniyle görevden alınmanın bağımsız ve tarafsız bir şekilde incelenmesi için uygun bir çerçeve yoktur.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle).
41. Madde: Manevi zararlarla ilgili olarak 20.000 AVRO. Uğranılan maddi zararlarla ilgili olarak adil tazmin sorunu.
46. Madde
(a) Genel önlemler – Dava, Ukrayna yargı sisteminin işleviyle ilgili ciddi sistematik problemleri açığa çıkartmıştır. Özellikle, yargı disiplini sistemi yargı sisteminin Devletin diğer organlarından yeterli bir şekilde ayrılmasını sağlamamaktadır. Ayrıca, yargı bağımsızlığına verilen zararla ilgili disiplin önlemlerinin yanlış kullanılması ve istismar edilmesine karşı uygun teminatı sağlamamaktadır. Bu nedenle davalı devletten, yargı disiplini sistemini yeniden düzenlemeyi hedefleyen çok sayıda genel önlem alması istenecektir. Bu önlemler sistemin kurumsal temellerinin yeniden yapılandırılmasını kapsayan yasamaya ilişkin reformları içermektedirler. Ayrıca bu önlemler bu alandaki iç hukukun tutarlı bir şekilde uygulanması için uygun şekil ve prensiplerin geliştirilmesini zorunlu kılmalıdır.
(b) Bireysel önlemler – yargı disiplini sisteminin yeniden düzenlenmesinin gerekliliği göz önüne alındığında, yerel yargılama işlemlerinin tekrar başlatılması ilgili ihlaller için uygun bir tazminat formu oluşturmamıştır. Yakın gelecekte başvuranın davasının Sözleşme’nin ilkelerine uygun bir şekilde yeniden incelenmesini öngörmek için hiçbir dayanak mevcut değildir. Mahkeme, böyle bir önleme işaret etme gereği duymamıştır. Davanın oldukça istisnai durumu ve 6 ve 8 maddelerin ihlallerine acilen son verme ihtiyacı göz önüne alındığında, Mahkeme davalı Devlet’in olası en yakın tarihte başvuranın Yüksek Mahkeme’deki hâkimlik görevine geri getirilmesini sağlamasına karar vermiştir.
Full & Egal Universal Law Academy