Bu çeviri Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Araştırma – İçtihat Biriminin () desteğiyle hazırlanmış ve Anayasa Mahkemesinin intranet sayfasında yayınlanmıştır. Bu belgenin tekrar yayınlanma izni sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin HUDOC sayfasında yer alması amacına yöneliktir ().
This translation was made available with the support of the Turkish Constitutional Court Research and Case-law Department () and published on its intranet. The permission of reproducing this document has been granted for the sole purpose of its publication on the Court’s case-law database HUDOC ().
Cette traduction a été préparée avec le soutien de la Division de Recherche et de Jurisprudence de la Cour constitutionnelle turque () et publié sur son intranet. L’autorisation de reproduction de ce document est limitée à sa publication sur la page de jurisprudence HUDOC de la Cour européenne des droits de l’homme ().
ARAŞTIRMA VE İÇTİHAT BİRİMİ (ar-iç)
BİLGİ NOTU
AİHM KARARLARI
2013/31
OSTENDORF/ALMANYA
(15598/08, 7/3/2013)
Karar Metni
İlgili Maddeler
AİHS 5
Hak ve Özgürlükler
Özgürlük ve güvenlik hakkı
Anahtar Kelimeler
Özgürlük ve güvenlik hakkı, zorla tutma, önleyici gözaltı, el koyma.
Davanın Özü
Özgürlükten yoksun bırakma demokratik bir toplumda ölçülü bir tedbir olmalıdır.
KARARIN ÖZETİ
Olaylar ve Olgular:
Bremen futbol takımının taraftarı olan başvurucu, 10 Nisan 2004 tarihinde Bremen’den Frankfurt’a bir futbol maçını izlemeye giderken, (Bremen polisinin elinde bulunan veri tabanındaki bilgilere dayanılarak) Frankfurt polisine bir grup holiganın kavga çıkartacağı ve başvurucunun da bunların lideri olduğu bildirilmiş, ardından taraftar grubu Frankfurt tren garına geldiklerinde polis tarafından gözetim altına alınarak bir “pub”a gitmeleri sağlanmıştır. Bu sırada yapılan aramalarda çok sayıda maske ve içi kum dolu eldiven ele geçirmiştir. Grup “pub”tan ayrılmış ancak başvurucu, grupla beraber ayrılmamıştır. Polis yaptığı aramada başvurucuyu “pub”ın kadınlar tuvaletinde cep telefonu ile konuşurken yakalanmıştır. Ardından saat 14:30 sularında maçın oynanacağı stadyuma yakın bir polis merkezine götürülerek, telefonuna el konulmuştur. Saat 18:30 sularında ise maç bitince serbest bırakılmıştır. 15 Nisan 2004 tarihinde de telefonu geri verilmiştir.
Başvurucu, 13 Nisan 2004 tarihinde Frankfurt Emniyet Müdürlüğüne başvurarak tutulmasının ve telefonuna el konulmasının hukuksuz olduğunu belirterek, şikâyette bulunmuştur. Emniyet Müdürlüğünden verilen cevapta söz konusu şikâyetin dayanağının olmadığı, yapılan işlemlerin Hessien Kamu Güvenliği ve Düzeni Kanunu’na dayanılarak olası bir kamu düzeninin bozulması teşebbüsüne ilişkin olarak gerçekleştirildiği ifade edilmiştir. Ardından başvurucu Frankfurt İdare Mahkemesine başvurmuş fakat başvurusu reddedilmiştir. Bu karara ilişkin yaptığı temyiz başvurusu da reddedilmiştir. 2008 yılında Federal Anayasa Mahkemesine yaptığı anayasa şikâyeti de herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin kabul edilemez bulunmuştur.
İddialar:
Başvurucu, 10 Nisan 2004 tarihinde oynanan futbol maçı öncesi polisin veri tabanındaki bilgilere dayanılarak önleyici amaçlarla tutulmasını, Sözleşme’nin özgürlük ve güvenlik hakkının düzenlendiği 5. maddenin ihlali anlamına geldiğini iddia etmiştir.
Hükümetin Savunması:
(Hukuki değerlendirme kısmında gerekli olduğu ölçüde işlenmiştir)
Hukuki Değerlendirme:
Mahkeme, başvuruyu 5. madde kapsamında değerlendirmiştir.
5 § 1 madde yönünden;
Mahkeme öncelikle 5. maddenin (1) numaralı paragrafının (a) bendinden (f) bendine kadar yasal bir tutmanın hangi nedenlerle gerçekleştirilebileceğinin düzenlendiği ifade etmiştir. Ancak bu nedenlerden biri söz konusu olmazsa ise tutmanın hukuki olmayacağını belirtmiştir.
Mevcut olayda, polisin yalnızca veri tabanında yer alan bilgilere dayanmadığını, hükümet savunmasında belirtildiği gibi dışarıdan bakan objektif bir gözlemcinin de kabul edebileceği biçimde başvurucunun kamu düzenini bozacak biçimde bir davranışa gireceğine dair somut veriler olduğunu belirtmiştir. Ele geçirilen içi kum dolu eldivenler ile maskeler ve tuvalette yaptığı telefon görüşmesinin nedenini de açıklayamamasının bunu doğrular nitelikte olduğunu ifade etmiştir.
Bununla birlikte Mahkeme, başvurucunun yaklaşık dört saat süreyle polis merkezinde tutulduğunu, maç sona erer ermez de serbest bırakıldığını belirtmiştir. Mahkemeye göre bu durum Sözleşme’nin 5. maddesinin (1) numaralı paragrafının (c) bendinde düzenlenen “kişinin suç işlendiğinden şüphelenilmesi için inandırıcı sebeplerin bulunması veya suç işlenmesine ya da suçu işledikten sonra kaçmasına engel olma zorunluluğu kanaatini doğuran makul gerekçelerin varlığı halinde yetkili merci önüne çıkarılmak üzere yakalanması ve tutulması” ile uyumludur. Çünkü başvurucunun tutulmasına dayanak oluşturan Kanun’un amacı bir yargılamanın gerçekleştirilmesinden ziyade önleyici gözaltının sağlanmasıdır. Zaten bu olayda gerçekleştirilen tutma suçtan ziyade bir şüpheden kaynaklı bir tutmadır. Bu nedenle Sözleşme’nin 5/1 (c) maddesi kapsamındaki bu tutma kararı, suçun önlenmesi amacını taşıdığından ve ceza yargılamasına konu teşkil etmediğinden hâkim önüne getirilmesi zorunluluğu söz konusu değildir. Bununla beraber, gerçekleştirilen tutma işlemi de dört saat kadar sürdüğünden demokratik toplum dengesi açısından da sorun teşkil etmemektedir.
Mahkeme, tüm bu nedenler dikkate alındığında, 5. maddenin ihlal edilmediği sonucuna varmıştır.
Full & Egal Universal Law Academy