Olaylar – Başvuran, tarım arazilerinin ve ormanlık arazilerin mülkiyet transferlerinin toplum üzerindeki etkisini araştırmayı ve ilgili mevzuat taslakları üzerine görüş bildirmeyi hedefleyen tescilli bir dernektir. Bu bağlamda, başvuran, Nisan 2005 tarihinde, bazı tarım arazisi ve ormanlık arazi işlemleri için onayı gereken bölgesel bir yetkili makam olan Tirol Gayrimenkul İşlemleri Komisyonundan, senenin başından itibaren çıkarmış olduğu tüm kararların nüshalarını talep etmiştir. Başvuran, kararlardaki taraflar hakkındaki detayların ve diğer hassas bilgilerin silinebilineceğini ve kendisinin oluşabilecek masrafları ödeyebileceğini kabul etmiştir. Komisyon, personel ve zaman eksikliğinin olduğunu belirterek, başvuranın talebini reddetmiştir. Söz konusu karar, yerel mahkemelerce onanmıştır.
Hukuki Değerlendirme – 10. Madde: Meşru bir şekilde kamu yararına bilgi toplama girişiminde bulunan derneğin, Komisyon kararlarına erişiminin reddedilmesi, Sözleşme’nin 10. maddesi uyarınca, bilgi alma ve verme hakkına bir müdahale teşkil etmiştir. Müdahale, kanunda öngörülmüş olup, diğerlerinin haklarını korumaya ilişkin meşru hedefi gözetmiştir.
Mahkeme, Tarsasag a Szabadsagjogokert kararında, “bilgi alma özgürlüğü” kavramının, bilgiye erişim hakkının tanınmasını da kapsayacak şekilde daha geniş yorumlanması gerektiğini belirtmiştir. Mahkeme ayrıca, bilgi tekelciliği yapan yetkililerin, sosyal bir gözlemciliğin işleyişine müdahale etmeleri halinde, incelemenin en dikkatli şekilde yapılması gerektiğini ifade ederek, basın özgürlüğüne ilişkin bir içtihadı ile kıyaslama yapmıştır.
Dolayısıyla Mahkeme; tüm kararların elektronik bir veritabanında yayınlanması veya talep edilmesi halinde isimsiz kâğıt nüshalarının verilmesi yönündeki genel yükümlülüğün Mahkeme’nin 10. madde kapsamındaki içtihadından anlaşılabileceğine ilişkin olarak dernek tarafından yapılan beyanı kabul etmediği halde, mevcut davanın kendine özgü koşullarında yerel yetkili makamlar tarafından derneğin talebinin reddedilmesi hususunda ileri sürülen gerekçelerin “uygun ve yeterli” olup olmadığını incelemek durumunda kalmıştır. Şu bir gerçektir ki, Tarsasag a Szabadsagjogokert davasındaki durumdan farklı olarak, mevcut davaya konu olan bilgi talebi belirli bir belgeyle sınırlı olmayıp, bir süreç boyunca çıkarılmış olan birçok karara ilişkin olmuştur. Ayrıca, kararların isimsizleştirilip nüshalarının derneğe gönderilmesi ihtiyacı, mevcut kaynaklar üzerinden sağlanacaktı. Buna rağmen dernek, kişisel bilgilerin kararlardan çıkarılmasının gerekeceğini kabul etmiş ve kararların düzenlenmesi ve nüshalarının gönderilmesinden doğabilecek masrafları ödemeyi teklif etmiştir. Bununla beraber, “sivil haklara” ilişkin meseleleri çözüme kavuşturmaktan sorumlu kamusal bir yetkili makam olan Komisyon’un kararlarının elektronik veya başka türlü olmak üzere hiçbir şekilde yayınlanmamış olduğu göze çarpmaktadır. Son olarak, Komisyon, ileri sürdüğü zorluklardan bir çoğuna kendisi sebep olmuştur, zira kararlardan hiçbirini yayınlamamayı kendisi tercih etmiştir.
Özetle, yerel yetkili makamların, derneğin Komisyon kararlarına erişim talebinin reddedilmesine ilişkin olarak dayandıkları gerekçeler, “uygun” ancak “yeterli” değildir. Komisyon’un, derneğe, kararlarına erişim imkânını ne şekilde vermiş olması gerektiğini belirlemek Mahkemenin görevi değildir. Ancak kararlarının tümüne birden derneğin erişimini reddetmesi orantısızlık teşkil etmiş olup, bu husus, demokratik bir toplumda gerekli olarak nitelendirilememektedir.
Sonuç: ihlal (bire karşı altı oy).
41. Madde: Herhangi bir tazminat talebinde bulunulmamıştır.
Mahkeme ayrıca, oybirliğiyle, Sözleşme’nin 13. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.
(Bk. Tarsasag a Szabadsagjogokert/Macaristan, 37374/05, 14 Nisan 2009, 118 sayılı Bilgi Notu)
Full & Egal Universal Law Academy