AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
ÖZOĞLU VE DİĞERLERİ / TÜRKİYE DAVASI
(Başvuru no. 10299/19 ve 3 diğer başvuru numarası– ekli listeye bakınız)
KARAR
STRAZBURG
16 Ocak 2025
İşbu karar, kesin olup bazı şekli değişikliklere tabi tutulabilir.
Özoğlu ve Diğerleri / Türkiye davasında,
Başkan
Davor Derenčinović,
Hâkimler
Gediminas Sagatys,
Stéphane Pisani,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Vekili Viktoriya Maradudina’nin katılımıyla Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
5 Aralık 2024 tarihinde gerçekleştirilen kapalı müzakereler sonucunda,
aynı tarihte kabul edilen aşağıdaki kararı vermiştir:
USUL
1. Davanın temelinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesine uygun olarak, ekli tabloda belirtilen farklı tarihlerde Türkiye aleyhine Mahkemeye yapılmış olan bir başvuru bulunmaktadır.
2. Başvurular Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine (“Hükümet”) bildirilmiştir.
OLAY VE OLGULAR
3. Başvuranların listesi ve başvurulara ilişkin bilgiler ekli tabloda yer almaktadır.
4. Başvuranlar, tutukluluk sürelerinin aşırı uzun olmasından şikâyet etmişlerdir. 10299/19 numaralı başvuruda, başvuran, Sözleşme hükümleri kapsamında başka bir şikâyette daha bulunmuştur.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
BAŞVURULARIN BİRLEŞTİRİLMESİ5. Mahkeme, başvuruları, konu bakımından benzer olmaları sebebiyle, tek bir karar kapsamında birleştirerek birlikte incelemeyi uygun görmektedir.
SÖZLEŞME’NİN 5 § 3 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA6. Başvuranlar, esas olarak, tutukluluklarının makul olmayan bir şekilde uzun sürdüğünden şikâyet etmişlerdir. Bu kapsamda, Sözleşme’nin 5. maddesinin 3. fıkrasına dayanmışlardır.
7. Mahkeme, Sözleşme’nin 5. maddesinin 3. fıkrası kapsamında güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkı veya tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılma hakkına ilişkin genel ilkelerin, daha önceki birçok kararında ortaya konulduğunu belirtir (bk. diğer pek çok karar arasında, Kudła/Polonya [BD], no. 30210/96, § 110, AİHM 2000‑XI ve McKay/Birleşik Krallık [BD], no. 543/03, §§ 41-44, AİHM 2006‑X, bu kapsamda yapılan diğer atıflarla birlikte).
8. Mahkeme, daha önce Cahit Demirel/Türkiye (no. 18623/03, 7 Temmuz 2009), Galip Doğru/Türkiye (no. 36001/06, 28 Nisan 2015) ve Tercan/Türkiye (no. 6158/18, 29 Haziran 2021) davalarında, somut davada gündeme getirilen hususlara benzer hususlarda ihlal tespitinde bulunmuştur.
9. Mahkeme, kendisine sunulan tüm belgeleri inceledikten sonra, bu şikayetlerin kabul edilebilirliği (Fransa’da COVID‑19 pandemisi nedeniyle uygulanan karantina süreci sonucunda (bk. Saakashvili/ Gürcistan (k.k), no. 6232/20 ve 22394/20, §§ 46-59, 1 Mart 2022) Mahkeme Başkanının 2020 yılında verdiği kararla getirilen üç aylık süre uzatımı dikkate alınarak) ve esası hakkında farklı bir sonuca ulaşmasını gerektirecek herhangi bir olgu veya argüman bulunmadığını değerlendirmiştir. Mahkeme, konuyla ilgili mevcut içtihadını göz önünde bulundurarak, somut davada başvuranların tutukluluklarının makul olmayan bir şekilde uzun sürdüğü kanaatine varmıştır.
10. Dolayısıyla, bu şikâyetler kabul edilebilir niteliktedir ve Sözleşme’nin 5. maddesinin 3. fıkrasının ihlal edildiğini ortaya koymaktadır.
YERLEŞİK İÇTİHAT KAPSAMINDAKİ DİĞER İHLAL İDDİALARI11. 10299/19 numaralı başvuru kapsamındaki başvuran, Mahkemenin ilgili yerleşik içtihadını da dikkate alarak, Sözleşme kapsamında sorun gündeme getiren başka bir ihlal iddiasında daha bulunmuştur (ekli tabloya bakınız). Şikâyet, Sözleşme’nin 35 § 3 (a) maddesi kapsamında açıkça dayanaktan yoksun değildir ve diğer herhangi bir nedenle de kabul edilemez değildir. Dolayısıyla, şikâyetin kabul edilebilir olduğuna karar verilmelidir. Mahkeme, kendisine sunulan tüm belgeleri inceledikten sonra, Kavala/Türkiye (no. 28749/18, §§ 185-196, 10 Aralık 2019) kararında yaptığı tespitler ışığında, bu şikâyetin de Sözleşme’nin ihlali sonucunu doğurduğunu tespit etmiştir.
SÖZLEŞME’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA12. Mahkeme, elindeki belgeleri ve içtihadını dikkate alarak (bk. özellikle yukarıda anılan Cahit Demirel, Galip Doğru ve Tercan kararları), başvuranlara ekli tabloda belirtilen tutarların ödenmesini makul bulmuştur.
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OY BİRLİĞİYLE,
Başvuruların birleştirilmesine; Başvuruların kabul edilebilir olduğuna; Başvuruların, makul olmayan uzun tutukluluk süresi yönünden, Sözleşme’nin 5. maddesinin 3. fıkrasının ihlal edildiğini ortaya koyduğuna; Mahkemenin yerleşik içtihadı kapsamında ileri sürülen diğer şikâyet (ekli tabloya bakınız) yönünden Sözleşme’nin ihlal edildiğine; -(a) Davalı Devlet tarafından, başvuranlara, kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içerisinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden davalı Devletin ulusal para birimine çevrilmek üzere ekli tabloda belirtilen tutarların ödenmesine;
(b) Yukarıda bahsi geçen üç aylık sürenin bittiği tarihten itibaren, ödeme gününe kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranda, yukarıda bahsedilen meblağlara basit faiz uygulanmasına karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak tanzim edilmiş olup, Mahkeme İçtüzüğü’nün 77. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca 16 Ocak 2025 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Viktoriya Maradudina Davor Derenčinović
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Vekili Başkan
EK
Sözleşme’nin 5. maddesinin 3. fıkrası kapsamındaki şikâyetlere ilişkin başvuruların listesi
(Tutukluluk süresinin aşırı uzun olması ve/veya tutukluluk kararlarına ilişkin yeterli ve ilgili gerekçelerin bulunmaması)
No.
Başvuru no.
Başvuru tarihi
Başvuranın adı
Doğum yılı
Temsilcinin adı ve görev yaptığı yer
Tutukluluk dönemi
Yetkili mahkeme
Tutukluluk süresi
Belirtilen eksiklikler
Tutukluluk gerekçeleri
Yerleşik içtihat kapsamındaki diğer şikâyetler
Başvuranlardan her biri için ödenmesine hükmedilen manevi tazminat
(avro)[1]
Başvurulardan her biri için masraf ve giderler açısından hükmedilen tutar
(avro)[2]
10299/19
19 Şubat 2019
Yaser ÖZOĞLU
1982
Zeynep Uzunali
İzmir
3 Kasım 2015 ile
29 Mayıs 2019 arasında
İzmir Ağır Ceza Mahkemesi
3 yıl, 6 ay, 27 gün
Mahkemeler tarafından sunulan gerekçelerin zayıflığı ve aynı gerekçelerin tekrarlanması
(Tercan/Türkiye,
no. 6158/18,
§ 183, 29 Haziran 2021)
Başvuranın üzerine atılı suçun niteliği; başvuranın söz konusu suçu işlediğine dair kuvvetli şüphe; öngörülen cezanın ağırlığı ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesinin 3. fıkrasında sayılan suçlar arasında yer alan söz konusu suçların ciddiyeti; kanunda öngörülen cezanın süresi göz önünde bulundurulduğunda tutuklamanın orantılı bir tedbir olması; ve kaçma riskinin bulunması nedeniyle tutuklama yerine alternatif tedbirlerin yetersiz kalması.
5. maddenin 4. fıkrası - Tutukluluğun yargısal denetiminin aşırı uzun sürmesi:
Başvuran, 28 Eylül 2016 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuş ve dava Anayasa Mahkemesi tarafından 11 Ocak 2019 tarihinde incelenmiştir. Anayasa Mahkemesi, açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
Başvuranın tutukluluğunun hukuka uygun olup olmadığı konusunda Anayasa Mahkemesi tarafından yürütülen ve sonucunda bir karara varılan yargılama, 5. maddenin 4. fıkrasında öngörülen “ivedilik” şartıyla bağdaşır nitelikte değildir (bk. Kavala/Türkiye, no. 28749/18, §§ 185-196, 10 Aralık 2019; Anayasa Mahkemesi önündeki süre: bir yıl, dört ay ve yirmi dört gün).
5.300
250
38468/20
14 Ağustos 2020
Polat KONGUR
1981
Ayşe Arıkan
Bursa
20 Nisan 2015 ile
17 Eylül 2020 arasında
İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi
5 yıl, 4 ay, 29 gün
Mahkemeler tarafından sunulan gerekçelerin zayıflığı ve aynı gerekçelerin tekrarlanması
(Tercan/Türkiye,
no. 6158/18,
§ 183, 29 Haziran 2021)
Başvuranın üzerine atılı suçun niteliği; başvuranın söz konusu suçu işlediğine dair kuvvetli şüphe; öngörülen cezanın ağırlığı ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesinin 3. fıkrasında sayılan suçlar arasında yer alan söz konusu suçların ciddiyeti
6.500
250
55458/20
30 Kasım 2020
Murat SÖĞÜT
1985
Ahmet Sinan Sürücü
İzmir
19 Haziran 2016 ile
11 Mart 2020 arasında
İzmir Ağır Ceza Mahkemesi
3 yıl, 8 ay, 22 gün
Mahkemeler tarafından sunulan gerekçelerin zayıflığı ve aynı gerekçelerin tekrarlanması
(Tercan/Türkiye
no. 6158/18,
§ 183, 29 Haziran 2021)
Başvuranın üzerine atılı suçun niteliği ve bu suçun Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesinin 3. fıkrasında sayılan “katalog suçlar” arasında yer alması
5.100
250
45118/22
14 Eylül 2022
Ramazan AKYÜREK
1958
Ayşe Süeda Ünal
Ankara
27 Şubat 2015 ile
26 Mart 2021 arasında
İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi
Makul olmayan uzun tutukluluk süresine dair şikâyetler, 25 Mayıs 2022 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi tarafından incelenmiştir
6 yıl 1 ay
Kaçma veya adaleti engelleme riskinin bulunduğu konusunda herhangi bir delile dayanmaksızın varsayımlarda bulunulması, mahkemeler tarafından sunulan gerekçelerin zayıflığı ve aynı gerekçelerin tekrarlanması
(Tercan/Türkiye
no. 6158/18,
§ 183, 29 Haziran 2021)
Başvuran hakkında kuvvetli şüphelerin bulunması, başvuranın üzerine atılı suçun niteliği; bu suçun Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesinin 3. fıkrasında sayılan “katalog suçlar” arasında yer alması, kaçma riski, delilleri karartma riski
6.500
250
[1] Başvuranlara yansıtılabilecek her türlü vergi hariç olmak üzere
[2] Başvuranlara yansıtılabilecek her türlü vergi hariç olmak üzere