AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
ÖZSOY VE YILDIRIM / TÜRKİYE DAVASI
(Başvuru no. 30953/09 ve 53174/10)
KARAR
STRAZBURG
28 Kasım 2017
İşbu karar nihai olup, bazı şekli değişikliklere tabi tutulabilir.
Özsoy ve Yıldırım / Türkiye,
Başkan,
Ledi Bianku,
Yargıçlar,
Paul Lemmens,
Jon Fridrik Kjølbro,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla, Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), 7 Kasım 2017 tarihinde gerçekleştirilen kapalı müzakereler sonucunda anılan tarihte aşağıdaki kararı vermiştir.
USUL
1. Davanın temelinde, Mahmud Sami Özsoy ve Serdar Yıldırım adlı iki Türk vatandaşı tarafından, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesine uygun olarak, sırasıyla 27 Nisan 2009 ve 8 Temmuz 2010 tarihlerinde, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Mahkemeye yapılmış olan iki başvuru (no. 30953/09 ve 53174/10) bulunmaktadır.
2. Birinci başvuran, Ankara Barosuna bağlı Avukat K. Tangülü tarafından temsil edilmiştir. Türk Hükümeti (“Hükümet”) ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
3. Başvuranların, Milli Savunma Bakanlığı tarafından Askeri Yüksek İdare Mahkemesine (" AYİM ") sunulan gizli belgelere erişim sağlayamadıkları gerekçesiyle AYİM önündeki yargılamaların adil olmadığına ve diğer askeri yargıçlar ile aynı hukuki güvencelerden yararlanmayan iki subayın mahkeme heyetinde yer alması nedeniyle bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanmadıklarına dair şikâyetler, 22 Eylül 2015 tarihinde Hükümete tebliğ edilmiş ve başvuruların geri kalan kısmının AİHM İçtüzüğü’nün 54 § 3 maddesi uyarınca kabul edilemez olduğuna karar verilmiştir.
4. Hükümet, başvurunun Komite tarafından incelenmesine itiraz etmiştir. Hükümetin itirazını inceleyen Mahkeme, bu itirazı reddetmiştir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
5. Başvuranlar, sırasıyla 1987 ve 1986 doğumlu olup, Ankara’da ikamet etmektedirler.
6. Başvuranlar, askeri okul öğrencisi iken, gizli soruşturma raporlarına dayanılarak okullarından atılmışlardır. Başvuranlar, söz konusu gizli raporlara erişim sağlayamamışlardır. Başvuranlar, Milli Savunma Bakanlığı aleyhinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi önünde dava açarak, şikâyet konusu kararların iptalini talep etmişlerdir.
7. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, gizli soruşturma raporlarına dayanarak, başvuranların taleplerini ve sonrasında ekli listede detaylı olarak belirtilen farklı tarihlerdeki karar düzeltme taleplerini reddetmiştir.
II. İLGİLİ İÇ HUKUK
8. Söz konusu tarihte yürürlükte olan ilgili iç hukuka dair açıklamalar, Tanışma / Türkiye (no. 32219/05, §§ 29-47, 17 Kasım 2015) ve Yavuz / Türkiye ((k.k.), no. 29870/96, 25 Mayıs 2000) kararlarında yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
I. BAŞVURULARIN BİRLEŞTİRİLMESİ
9. Başvuruların konu bakımından benzer olmaları dolayısıyla, Mahkeme, söz konusu başvuruları tek bir kararda birleştirerek incelemeyi uygun görmüştür.
II. SÖZLEŞME’NİN 6 § 1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
10. Başvuranlar, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesine dayanarak, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi heyetinde yer alan iki subayın askeri makamların hiyerarşisi altında olmaları ve diğer askeri yargıçlar ile aynı hukuki güvencelere sahip olmamaları nedeniyle, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adil bir şekilde yargılanmadıkları hususunda şikâyette bulunmuşlardır. Başvuranlar, ayrıca, Milli Savunma Bakanlığı tarafından yargılamalar sırasında Askeri Yüksek İdare Mahkemesine gönderilen gizli belgelere erişim sağlayamadıkları gerekçesiyle söz konusu mahkeme önündeki yargılamaların adil olmamasından şikâyetçi olmuşlardır.
A. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı Bakımından
1. Kabul edilebilirlik hakkında
11. Hükümet, Sözleşme’nin 35. maddesi uyarınca, başvuranların Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile ilgili şikâyetlerinin, iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle reddedilmesi gerektiğini öne sürmüştür. Hükümet, bu bağlamda, başvuranların askeri hâkimlerin reddi talebinde bulunmadıklarını belirtmiştir.
12. Mahkeme, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin kuruluş ve oluşumunun Anayasa’da ve kanunda açıkça belirtildiğini gözlemlemektedir. Dolayısıyla, Mahkeme, başvuranların, sadece mahkeme heyetinde yer alan hâkimlerin ordu mensubu oldukları gerekçesiyle mahkemenin oluşumu ile ilgili olarak yapacakları itirazlardan herhangi bir sonuç alınamayacağını belirtmektedir (bk. bu davaya uygulanabildiği ölçüde, Satık/Türkiye (no.2), no. 60999/00, § 39, 8 Temmuz 2008 ve Yavuz/Türkiye (k.k.), no. 29870/96, 25 Mayıs 2000).
13. Bu nedenle, ulusal makamlar önünde bu şekilde bir talepte bulunulması, şikâyet edilen husus hakkında bir çözüm getirmeyecektir. Dolayısıyla, bu itiraz reddedilmelidir. Mahkeme, ayrıca, bu şikâyetin Sözleşme’nin 35 § 3 (a) maddesinin anlamı çerçevesinde açıkça dayanaktan yoksun olmadığını ve başka herhangi bir kabul edilemezlik gerekçesiyle bağdaşmadığını, dolayısıyla kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
2. Esas hakkında
14. Mahkeme, daha önce benzer bir şikâyeti Tanışma / Türkiye (no. 32219/05, §§ 68-84, 17 Kasım 2015) davasında incelediğini ve Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğini tespit ettiğini hatırlatmaktadır. Mahkeme, anılan karardaki sonuçlardan ayrılmayı gerektirecek herhangi bir özel durum olmadığı kanaatindedir.
15. Bu nedenle, Mahkeme, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız olmaması bakımından, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır.
B. Gizli Belgelere Erişim Hakkında
16. Başvuranlar, Milli Savunma Bakanlığı tarafından gönderilen gizli belgelere erişimlerinin olmaması sebebiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesi önündeki yargılamaların adil olmadığı hususunda şikâyette bulunmuşlardır.
17. Mahkeme, söz konusu şikâyetin, yukarıda incelenmiş olan şikâyet ile bağlantılı olduğunu ve bu nedenle aynı şekilde, kabul edilebilir olarak beyan edilmesi gerektiğini ifade etmektedir.
18. Mahkeme, başvuranların bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adil bir şekilde yargılanma haklarının ihlal edildiği yönündeki tespitini dikkate alarak, mevcut şikâyetin incelenmesine gerek olmadığı kanaatine varmıştır (bk. diğerleri arasında, Incal / Türkiye, 9 Haziran 1998, § 74, Karar ve Hükümlerin Derlemesi 1998‑IV, ve Ükünç ve Güneş / Türkiye, no. 42775/98, § 26, 18 Aralık 2003).
II. SÖZLEŞME’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Tazminat
19. 30953/09 başvuruda, başvuran, 100.000 avro manevi ve 118.021 avro maddi tazminat talep etmiştir. 53174/10 başvuruda, başvuran, 50.000 avro manevi ve 70.745 avro maddi tazminat talep etmiştir.
20. Hükümet, söz konusu taleplere itiraz etmiştir.
21. Maddi tazminat hususunda, Mahkeme, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesiyle uyumlu olarak yargılamaların nasıl sonuçlanacağı konusunda tahminde bulunamayacağını ifade etmiştir. Dolayısıyla, bu başlık altında başvurana herhangi bir tazminata hükmedilemeyeceğini değerlendirmektedir. Manevi tazminat hususunda, hakkaniyet temelinde karar veren Mahkeme, başvuranların her birine 1.500 avro ödenmesine hükmetmiştir.
B. Masraf ve Giderler
22. 30953/09 başvuruda, başvuran, Ankara Barosunun ücret tarifesine dayanarak, masraf ve giderler için 8.760 avro talep etmiştir. 53174/10 başvuruda, başvuran, masraf ve giderler için, 474 avro talep etmiştir. Başvuran, talebini desteklemek için, söz konusu masrafların yapıldığını kanıtlayan faturalar ibraz etmiştir.
23. Hükümet, söz konusu taleplere itiraz etmiştir.
24. Mahkeme içtihadına göre, bir başvuranın masraf ve harcamalarını geri alabilmesi için, söz konusu masraf ve harcamaların fiilen ve gerekli olduğu için yapılmış olduğunun belgelenmesi ve makul miktarda olması gerekmektedir.
25. 30953/09 başvuru ile ilgili olarak, başvuran, masraf ve giderler ile ilgili talebini belgelendirmemiştir. Dolayısıyla, Mahkeme, bu başlık altında herhangi bir tazminata hükmetmemiştir.
26. 53174/10 başvuru ile ilgili olarak, Mahkeme, talep ettiği meblağın tamamının (474 avro) başvurana ödenmesine hükmetmenin makul olduğu kanaatindedir.
C. Gecikme Faizi
27. Mahkeme, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğunu değerlendirmektedir.
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME OY BİRLİĞİYLE,
1. Başvuruların birleştirilmesine;
2. Başvuruların kabul edilebilir olduğuna;
3. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız olmaması nedeniyle Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine;
4. Başvuranların Milli Savunma Bakanlığı tarafından Askeri Yüksek İdare Mahkemesine gönderilen gizli belgelere erişim sağlayamamaları konusundaki şikâyetlerinin incelenmesine gerek olmadığına;
5.
(a) Davalı Devlet tarafından, başvuranların her birine, üç ay içerisinde, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden davalı Devletin ulusal para birimine çevrilmek ve yansıtılabilecek her türlü vergi miktarı hariç tutulmak üzere, manevi tazminat olarak 1.500 avro (bin beş yüz avro) ödenmesine;
(b) Davalı Devlet tarafından, 53174/10 başvuru kapsamındaki başvurana, üç ay içerisinde, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden davalı Devletin ulusal para birimine çevrilmek ve yansıtılabilecek her türlü vergi miktarı hariç tutulmak üzere, masraf ve giderler için 474 avro (dört yüz yetmiş dört avro) ödenmesine;
(c) Yukarıda bahsi geçen üç aylık sürenin bittiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar geçen sürede, yukarıda bahsedilen miktara, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faiz uygulanmasına;
6. Başvuranların adil tazmine ilişkin diğer taleplerinin reddedilmesine karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak tanzim edilmiş ve AİHM İçtüzüğü’nün 77. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca 28 Kasım 2017 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
Hasan BakırcıLedi Bianku
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
EK
No.
Başvuru No.
Davaya özgü notlar
1.
30953/09
Başvuran, 14 Mart 2008 tarihinde, kabul ön koşullarına uymadığı gerekçesiyle Hava Harp Okulundan atılmıştır. Başvuran, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi önünde, söz konusu atılma kararının iptali için dava açmıştır. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, 18 Şubat 2009 tarihinde, başvuranın davasını reddetmiştir.
2.
53174/10
Başvuran, Temmuz 2009’da, disiplin kurallarına uymadığı gerekçesiyle Uzman Jandarma Okulundan atılmıştır. Başvuran, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi önünde, söz konusu atılma kararının iptali için dava açmıştır. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, 6 Ocak 2010 tarihinde, başvuranın davasını reddetmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy