Peruzzi / İtalya – 39294/09 - 30.6.2015 tarihli Karar [IV. Bölüm]
Olaylar – 2001 yılında avukat olan başvuran, Yüksek Yargı Konseyi’ne Lucca Bölge Mahkemesinde görevli Hâkim X’in tavırlarından şikâyetçi olduğunu bildiren bir mektup göndermiştir. Daha sonra, başvuran, ilk mektubunun içeriğini Hâkim X’in adını zikretmeyerek tekrarlayarak, birçok hâkime göndermiştir. Söz konusu mektubun ilk bölümünde, söz konusu hâkimin miras davası kapsamında aldığı kararların detayları ile ilgilidir. İkinci bölümde ise, “kötü niyetle veya ihmalkârlıkla veya sadakat eksikliği nedeniyle kasten hata yapmak” dâhil olmak üzere başvuranın kabul edilemez olarak nitelendirdiği davranışlar hakkındadır. Hâkim X, hataları “kasten” yapmıştır; bu söz konusu hâkimin onuruna karşı ciddi hakaret teşkil etmektedir. Bölge Mahkemesine göre, Hâkim X’in mektuptaki suçlamaların hedefi olduğundan şüphe yoktur. Başvuran, itiraz etmiştir. 2007 yılında, Temyiz Mahkemesi, başvurana 400 avro para cezası vermiştir. Ayrıca, başvuranın, manevi tazminat olarak Hâkim X’e 15.000 avro ödenmesine karar verilmiştir. 2008 yılında, Yüksek Mahkeme başvuranın itirazını reddetmiştir.
Hukuksal Değerlendirme – Madde 10: Mevcut davadaki mesele, Morice / Fransa ([BD], 29369/10, 23 Nisan 2015, 184 sayılı Bilgi Notu) mahkeme dışında bir avukatın dile getirdiği sözlerine ilişkindir.
Mahkeme, başvuranın mektubunda belirttiği eleştirilerinin Hâkim X’e değil, genel olarak İtalyan hukuk sistemine ilişkin olduğu iddiasını kabul edemez. Söz konusu mektupta, başvuranın Yüksek Yargı Konseyi’ne gönderdiği Hâkim X’i şikâyet eden ve başvurana göre Hâkim X’in adil olmayan kararlar verdiğini ileri sürdüğü ilk mektuptan alınmış paragraflar içermektedir. Mektubun ikinci kısmında, hâkimler için kabul edilemez davranışlara ilişkin “genel değerlendirmeler” ele alınmış olmasına rağmen, mektubun ilk bölümünde miras davasında aldığı kararların detayları yer aldığı için Hâkim X’in davranışının bir eleştirisi olarak yorumlanabilir.
Bu nedenle Mahkeme, Hâkim X’e ilişkin şikâyetlerin demokratik bir toplumda izin verilen eleştiri sınırlarını aşıp aşmadığını tespit etmiştir. Başvuranın hâkime ilişkin ilk eleştirisi (hâkimin adil olmayan ve keyfi kararlar vermesi), Mahkeme içtihadına göre, doğruluğu ispatlanması mümkün olmayan değer yargılarından oluştuğundan, aşırı eleştiri teşkil etmemektedir. Başvuranın ilgili miras davasının taraflarından birini temsil ettiği düşünüldüğünde, söz konusu eleştirinin fiili dayanağı bulunmaktadır. Ancak, hâkimin “önyargılı” olduğu ve “kötü niyetle veya ihmalkarlıkla veya sadakat eksikliği nedeniyle kasten hata” yaptığına ilişkin ikinci eleştiride, Hâkim X’in hâkim olarak etik yükümlülüklerini göz ardı ettiği ve hatta cezai bir suç işlediği ima edilmektedir (bir hakimin yanlış olduğunu bildiği bir kararı vermesi, resmi yetkisini kötüye kullanma olarak nitelendirilir). Her halükarda, söz konusu mektupta, Hâkim X’in yargı faaliyetlerini yerine getirmek için bağımsızlık, tarafsızlık ve nesnellik özelliklerinden yoksun olduğu belirtilmiştir. Başvuran, hiçbir aşamada Hâkim X’i suçladığı davranışların gerçekliğini kanıtlamaya çalışmamıştır ve şikayetçi olduğu kararlarda herhangi bir kötü niyet unsuruna işaret eden kanıt ortaya koymamıştır. Mahkeme’ye göre, Hâkim X’in hatalı davrandığı iddiaları sadece hâkimin başvuranın müvekkillerinin çıkarları doğrultusunda karar vermeyi reddetmesine dayanmaktadır. Ayrıca, başvuran, Yüksek Yargı Konseyi önünde Hâkim X’e karşı açtığı davanın sonucunu beklemeden mektubu yollamıştır.
Başvuran eleştirilerini, mahkemeler önünde görülen miras davası kapsamında veya bir duruşma sırasında dile getirmemiştir. Bu durum, davayı Nikula v. Finlandiya (31611/96, 21 Mart 2002, 40 sayılı Bilgi Notu) davasından ayırmaktadır. Mektup, yargılama işlemlerindeki aşamaların ilgisiz olarak Lucca Bölge Mahkemesinde görevli birçok hâkime ve Hâkim X’e gönderilmiştir. Bu durum, Hâkim X’in ününü ve mesleki imajını zedelemiştir.
Son olarak, başvurana verilen ceza itiraz üzerine, 400 avro para cezasına çevrilmiş ve bu para cezası da daha sonra iptal edilmiştir. Benzer olarak, Hâkim X’e ödenmesine karar verilen tazminatın (15.000 avro) aşırı olduğu düşünülemez. Başvuranın mektupta sarf ettiği hakaretler için aldığı ceza ve para cezası bu nedenle, izlenilen meşru amaca (diğerlerinin ününü korumak ve yargının yetkilerini ve tarafsızlığını korumak) karşı orantısız değildir. İtalyan mahkemeleri tarafından gösterilen nedenler, söz konusu tedbirleri gerekçelendirmek için ilgili ve yeterlidir.
Sonuç: ihlal yok (ikiye karşı beş oyla)
Full & Egal Universal Law Academy