Peter Armstrong / Birleşik Krallık – 65282/09 - 9.12.2014 tarihli Karar [Bölüm IV]
Olaylar – Başvuran, emekli bir polis memurunun ve görev yapmakta olan bir polis memurunun aralarında bulunduğu bir jüri tarafından cinayetten yargılanmıştır. Her iki polis memuru da statüleri hakkında mahkemeye bilgi vermiştir. Emekli polis memuru, yıllar önce emekli olduğunu ve davadaki polis memurlarının hiç birini tanımadığını belirtmiştir. Diğer polis memuru, mahkeme salonunun arka tarafında oturan polis memurunu tanıdığını bildirmiş, ancak iddia makamının avukatı söz konusu kişinin tanık olamayacağına işaret etmiştir. Soru sorma fırsatı verildiğinde, sanık vekili, her iki polis memurunun da jüriye katılmasına karşı çıkmamıştır.
Hukuki Değerlendirme – Madde 6 § 1: Aksini gösteren bir kanıt olmadıkça bir jüri üyesinin kişisel olarak tarafsız olduğu düşünülür. Fiili olarak taraflı olduğu hakkında kanıt olmadığından, Mahkeme, polis memurlarının tarafsızlığına yönelik objektif bir şekilde gerekçelendirilmiş şüphelerin bertaraf edilmesi için yeterli gerekçenin olup olmadığını incelemiştir.
Her iki jüri üyesi, duruşmanın başında davaya bakan hâkimin dikkatini kendilerinin polis memurluğu görevi yaptıklarına/yapıyor olduklarına çekmişlerdir. Görev yapmakta olan polis memuru ayrıca mahkeme salonundaki polis memurunu tanıdığını belirtmiştir. Davaya bakan hâkim, ivedilikle, avukattan ibrazlarını sunmasını ve uygun soruşturmaların yapılmasını istemiştir. Söz konusu polis memuruna, mahkeme salonundaki polis memuru ve davadaki polis memuru tanıkları hakkındaki bilgilerinin mahiyetini ve kapsamını tespit etmek için bir takım sorular yöneltilmiştir. Başvuran, yargılama işlemlerine tamamen katılmış ve söz konusu sorular sorulmadan önce bilgilendirilmiştir. Sanık vekili, polis memurlarının davayla bağlantısını araştırma ve belirleme fırsatına sahip olmuş ve yargılama boyunca jüri üyelerinin devamlı olarak orada olmalarına itiraz etmemiştir. İki polis memuruna yöneltilen şeffaf sorulardan açıkça anlaşıldığı gibi, savunma makamının jürinin devamlı olarak orada bulunmasına itiraz etme fırsatı olmuş, ancak itirazda bulunulmamıştır.
Duruşmada, jüri üyeleri ve diğer katılımcılar arasındaki bağlantının mahiyetine ilişkin olarak, Hanif ve Khan / Birleşik Krallık davasında olduğunun aksine, bu dava, ilgili kanıtları sunan tanık polis memuru ile kişisel yakınlığı olan bir polis memurunun bir jüri üyesi olması söz konusu değildir. Başvuranın savunması da, önemli ölçüde, tanık polis memurlarının sunduğu kanıtlara itiraza dayanmamaktadır. Mağduru öldürdüğünü kabul etmiştir ve jüriye yönelttiği tek soru, meşru müdafaada bulunup bulunmadığıdır. Bu koşullar altında ve yine Hanif ve Khan davasındaki durumun aksine, mevcut davada polisler tarafından sağlanan kanıtlara ilişkin açık bir itiraz veya önemli bir çelişki olduğu söylenemez.
Buna göre, başvuranın yargılamasında mevcut güvenceler, başvuranın davasını gören jürinin tarafsızlığını sağlayacak yeterliliktedir.
Sonuç: ihlal yok (oy birliğiyle).
(Bk. Hanif ve Khan / Birleşik Krallık, 52999/08 ve 61779/08, 20 Aralık 2011, 147 Nolu Bilgi Notu)
Full & Egal Universal Law Academy