Olaylar – Başvuran, Dinamo Kiev futbol takımının eski oyuncularından biri ve 1942 yılında “Ölüm Maçı” olarak anılan bir müsabakada yer almış olan müteveffa Mikhail Putistin’in oğludur. Müsabaka, Dinamo Kiev takımının profesyonel futbol oyuncularından oluşan bir takım ile Alman pilotlar, askerler ve teknisyenlerden oluşan bir takım arasında oynanmıştır. Bütün engellere ve maçın bir SS (Koruma Timi) subayı tarafından adil olmayan bir şekilde yönetildiği iddialarına rağmen, Alman takımı 5-3 yenilmiştir. Kazanılan bu zaferin bir sonucu olarak Dinamo Kiev takımının misillemelerle karşı karşıya kaldığı iddia edilmiştir. Ukraynalı oyuncuların bazıları yerel toplama kamplarına gönderilmiş ve dördü burada infaz edilmiştir. Kievli yetkililer 2002 yılında bu müsabakanın 60. yıldönümü anısına tören düzenlemiş ve bu etkinlik basında geniş yer bulmuştur. Komsomolska Pravda gazetesi 2001 yılında “Ölüm Maçının Arkasındaki Gerçek” başlıklı bir haber yayımlamıştır. Haberde, söz konusu müsabaka hakkında bir film çekmeyi düşünen bir yönetmen ve yapımcı ile yapılan röportaja ve maçın 1942 yılına ait bir posterine yer verilmiştir. Posterde oyuncuların (Mikhail Putistin de dahil olmak üzere) isimleri bulunmaktadır, ancak posterdeki yazılar gazetede okunaklı olarak çıkmamıştır. Haberde, infaz edilen yalnızca dört oyuncu olduğunu ve diğer oyuncuların “Gestapo” ile işbirliği yaptıklarını ifade eden yapımcının sözlerinden alıntılara yer verilmiştir. Haberin başka bir bölümünde ise infaz edilen oyuncuların isimleri listelenmiş ancak bunlar arasında Mikhail Putistin’in ismi anılmamıştır. Başvuran, haberde düzeltme yapılmasını isteyerek gazete ve gazeteci hakkında dava açmıştır. Başvuran, gazete haberinde başvuranın babasının Gestapo ile işbirliği yaptığı izleniminin bırakıldığını iddia etmiştir. Ayrıca, arşivlerde babasının Naziler için çalıştığına işaret eden hiçbir bilginin bulunmadığına dair deliller ve babasının bit toplama kampına götürülmüş olduğunu gösteren belgeler sunmuştur. Yerel mahkemeler başvuranın bu iddiasını reddetmiş ve haberde babasının adından doğrudan bahsedilmediği ve gazete haberiyle birlikte yayımlanan maç posterindeki fotoğraflarda adının okunmasının mümkün olmadığı için başvuranın yayımlanmış olan söz konusu gazete haberinden doğrudan etkilenmemiş olduğuna karar vermiştir.
Hukuki Değerlendirme – 8. Madde: Mahkeme, bir kimsenin ailesinden vefat eden bir kişinin itibarının, belirli koşullar altında, söz konusu kimsenin özel hayatını ve kimliğini etkileyebildiğini ve bu nedenle Sözleşme’nin 8. maddesinin kapsamına girdiğini kabul etmektedir. Ancak, ulusal mahkemeler gibi Mahkeme de başvuranın söz konusu gazete haberinin yayımlanmasından doğrudan etkilenmediği kanaatine varmıştır. Gazete haberinde yapılmış olan bir alıntılamanın Ukrayna takımının bazı oyuncularının Gestapo ile işbirliği yaptıkları izlenimini bırakmış olsa da, resimlerden ya da haberde yer alan sözcüklerden hiçbiri başvuranın babasına ilişkin gönderme yapmamıştır. Haberin başvuranın babasının Gestapo ile işbirliği yaptığını ileri sürdüğü şeklinde yorumlanması için, okuyucunun başvuranın babasının adının maç posterinde olduğunu bilmesi gerekmektedir. Gazete tarafından yayımlanan poster resmindeki fotoğrafın altındaki isimler okunaklı değildir. Bu nedenle, başvuran üzerindeki etkisi pek az olmuştur. Ayrıca, yerel mahkemeler, başvuranın haklarına karşı bir denge tesis etmek için gazetenin ve gazetecinin haklarını da dikkate almak durumundadır. Gazete haberi halkı, tarihi bir konu üzerine çekilecek bir film önerisine ilişkin bilgilendirmiştir. Haber ne provokatif ne de sansasyonel niteliktedir. Başvuranın 8. maddeye ilişkin haklarının yalnızca çok az bir düzeyde ve dolaylı bir şekilde etkilenmiş olması sebebiyle, yerel mahkemeler yarışan haklar arasında uygun bir denge sağlamıştır.
Sonuç: ihlal yok (oybirliğiyle).
Full & Egal Universal Law Academy