Razzakov / Rusya – 57519/09 - 5.2.2015 tarihli Karar [I. Bölüm]
Olaylar ve Olgular – Başvuran 2009 yılında üç gün boyunca polis tarafından gözaltında tutulmuş ve bir cinayeti işlediğini itiraf etmesi için vahim bir şekilde kötü muameleye maruz kalmıştır. Başvuran hakkında hiçbir zaman ceza yargılamaları başlatılmamıştır. Yetkililer başlangıçta başvuranın kötü muamele şikâyetini soruşturmayı reddettikten sonra nihayetinde ceza yargılamalarını başlatmışlardır; ancak söz konusu yargılamalar sorumlu kişilerin tespit edilmesiyle sonuçlanmamıştır. Buna paralel olarak, hukuk yargılamalarında başvurana tazminat ödenmesine hükmedilmiştir.
Hukuksal Değerlendirme – Madde 34: Mahkeme, ulusal hukuk mahkemesinin başvuranın davasını usulüne uygun olarak incelemesini, maruz kaldığı kötü muameleden dolayı Devletin sorumluluğunu tespit etmesi ile hukuka aykırı bir şekilde tutulması ve kötü muameleye maruz kalması nedeniyle uğradığı zarara karşılık olarak tazminat ödenmesine hükmetmiş olmasını methetmiştir. Ancak Mahkeme, Devlet görevlileri tarafından kasıtlı olarak kötü muamelede bulunulduğu durumlarda Sözleşme’nin 3. maddesinin ihlalinin sadece mağdura tazminat ödenmesine hükmedilmesi suretiyle telafi edilemeyeceğini hatırlatmıştır. Yetkililerin bu tür olaylara cevabının sorumlu kişileri kovuşturmak ve cezalandırmak için yeterli girişimlerde bulunmaksızın yalnızca tazminat ödemekle sınırlı olması halinde, Devlet görevlilerinin kontrolleri altındaki kişilerin haklarını cezasız kalarak suistimal etmeleri mümkün olabilir. Bu da, işkence ve insanlık dışı ve aşağılayıcı muameleye ilişkin genel hukuki yasağı uygulamada etkisiz kılacaktır. Dolayısıyla, mevcut davada başvuran hala kötü muamele iddiası bakımından Sözleşme’nin 3. maddesinin ihlalinin mağduru olduğunu iddia edebilirdi.
Sonuç: mağdur statüsü onanmıştır (oy birliğiyle).
Madde 3
(a) Esas yönünden – Devletin Sözleşme’nin 3. maddesinin ihlal edildiğini kabul ettiği ve yerel makamların ceza ve hukuk yargılamalarında verdikleri kararlar göz önünde bulundurulduğunda, Mahkeme başvuranın meydana gelen olaylara ilişkin iddialarının ispatlanmış olduğuna hükmetmiştir. Başvuran keyfi olarak tutulduğu sırada uzun bir süre boyunca nefret uyandırıcı bedensel ve psikolojik şiddet eylemlerine maruz kalmıştır. Polis memurları, çok savunmasız bir halde olan ve Rus diline hâkimiyeti sınırlı olan başvurana cinayeti itiraf ettirmek amacıyla ve kasıtlı olarak davranmışlardır. Dolayısıyla, başvuranın maruz kaldığı muamele işkence anlamına gelmiştir.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle).
(a) Usul yönünden – Davalı Devlet başvuranın inandırıcı kötü muamele iddiası hakkında etkin bir resmi soruşturmanın bulunmadığını kabul etmiştir. Soruşturmadan sorumlu makamın ancak kötü muamele iddiasının dikkatine sunulmasından beş ay sonra ceza davası açtığını kaydeden Mahkeme, Sözleşme’nin 3. maddesi kapsamında yasaklanan muamele konusunda inandırıcı iddiaların söz konusu olduğu hallerde bir “soruşturma öncesi tahkikatın” tek başına söz konusu hükmün koşullarından birini karşılayabilecek nitelikte olmadığını vurgulamıştır. Nitekim soruşturmadan sorumlu makamın polis gözaltısı sırasında ağır bir kötü muameleye maruz kalındığı yönündeki inandırıcı iddialara ilişkin bir ceza soruşturması açmayı reddetmiş olması, Devletin etkin soruşturma yürütme yükümlülüğüne riayet etmediğine işaret etmiştir. Ayrıca, her ne kadar hazırlık soruşturması sırasında toplanan delillerin hukuk mahkemesinin Devletin polis memurlarının eylemlerinden dolayı sorumluluğunu ortaya koyması ve başvurana tazminat ödenmesine hükmetmesi için yeterli olduğu değerlendirilmiş olsa da, soruşturma heyeti söz konusu delillerin kovuşturmanın başlatılması için yeterli olmadığını değerlendirmiştir. Bu bağlamda, dava dosyasında bulunan belgeler esasen soruşturmanın sonuçlarının, ilgili tüm unsurların derinlemesine, nesnel ve tarafsız bir analizine dayanmadığını göstermiştir. Bu değerlendirmeler ışığında Mahkeme, yerel makamların başvuranın polis gözaltısında kötü muameleye maruz kaldığı iddialarına ilişkin etkin bir soruşturma yürütmediği sonucuna varmıştır.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle).
Madde 41: Manevi tazminat olarak 20.000 avro ödenmesine hükmedilmiştir.
Mahkeme ayrıca, yerel yargılamalar sırasında başvurana ödenmesine hükmedilen tazminatın uygun ve yeterli telafi sağlamış olması nedeniyle başvuranın Sözleşme’nin 5. maddesi ihlalinin mağduru olduğunu iddia edemeyeceğine hükmetmiştir.
(Ayrıca bk. Lyapin/Rusya, 46956/09, 24 Temmuz 2014, 176 sayılı Bilgi Notu; Gäfgen/Almanya [BD], 22978/05, 1 Haziran 2010, 131 sayılı Bilgi Notu)
Full & Egal Universal Law Academy