Roşiianu /Romanya - 27329/06 - 24.06.2014 tarihli Karar [III. Bölüm]
Olaylar — Başvuran söz konusu dönemde ve önceki altı yıl boyunca, bir şehrin yerel kanalında bir televizyon programı sunmuştur. Programda, diğer konuların yanı sıra, kamu fonlarının yerel yönetim tarafından nasıl kullanıldığı ele alınmıştır. Başvuran, mesleğini icra etmek amacıyla, şehrin belediye başkanıyla iletişime geçerek, kamusal niteliği bulunan belirli kalemlere ilişkin bilgilerin kendisine açıklanması talebinde bulunmuştur. Başvuran, çeşitli konularda üst üste üç talep iletmiştir. Belediye başkanı, kısa ve öz bir şekilde yazılan üç yazıyla başvurana cevap vermiştir. Bu yazıların, bilgi edinme talepleri bakımından yeterli cevabı içermediğini değerlendiren başvuran, idare mahkemesi nezdinde üç ayrı dava açarak, diğerlerine ilaveten, belediye başkanının, bilgileri kendisine açıklaması yönünde talimat içeren bir karar elde etmeye çalışmıştır. Temyiz mahkemesi üç farklı kararında başvuranın talebini kabul ederek, belediye başkanının başvurana talep edilen bilgilerin çoğunu açıklamasına karar vermiştir. Başvuran, birçok kez şikâyette bulunmasına rağmen, temyiz mahkemesince verilen nihai kararların infaz edilmediğini belirtmiştir.
Hukuksal Değerlendirme — Madde 6 § 1: Başvuran, belediye başkanının kendisine kamusal nitelikteki belirli bilgileri açıklamasına karar verilen üç nihai adli karar elde etmiştir. Ulusal mahkemeler, başvuranı çeşitli yorumlara açık bilgiler içeren birkaç farklı belgenin kopyalarını gelip almaya davet eden yazıların, söz konusu adli kararların uygun infazı olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varmıştır. Ayrıca, Hükümet tarafından belgelerin AİHM’e sunulmadığı ya da özetlerinin gönderilmediği dikkate alındığında, Mahkeme, söz konusu mektuplarda değinilen belgelerin gerçekte başvuran tarafından talep edilen bilgileri içerip içermediği konusunda herhangi bir tespit yapamaz.
AİHM, mahkemeye erişimin, bir Devletin niteliklerine ve koşullara bakılmaksızın hukuk davalarındaki tüm kararları infaz etmesini gerektirmediğini kabul etmiştir. Ancak, mevcut davadaki söz konusu makam, hukukun üstünlüğüne tabi olan bir Devletin bir öğesini oluşturan yerel yönetimin bir parçasıdır ve bu makamın menfaatleri, adaletin uygun bir şekilde yönetilmesine yönelik ihtiyaç ile örtüşmektedir. İdari makamların karara uymayı reddettiği ya da uymadığı ve hatta ertelediği durumlarda, yargılamaların adli safhasında davacının 6. madde kapsamında sahip olduğu güvenceler amaçtan yoksun hale gelir. Ayrıca, yasal yargılamalar neticesinde Devlet hakkında bir hüküm elde eden bir kişiye, tazmin elde etmesi amacıyla kararın infazına yönelik dava açmasını gerektirmek uygun değildir. Bununla birlikte, mevcut davada başvuran, belediye başkanına para cezası verilmesi talebinde bulunarak, suç duyurusunda bulunmuş ve hatta verilen kararlardan birinin bir görevli tarafından infaz edilmesini talep ederek adli kararların infazını sağlamak üzere birçok adım atmıştır. Üstelik başvuran, yetkililer için kararların infaz edilmesini imkânsız kılan gerekçelere ilişkin olarak resmi bir idari kararla hiçbir zaman bilgilendirilmemiştir. Belirtilen sebepler mevcut davada, ulusal makamların kamusal niteliği olan bilgilerin başvurana açıklanmasına yönelik nihai adli kararların infaz edilmesini reddederek, başvuranı mahkemeye etkili erişim hakkından yoksun bıraktıkları sonucuna ulaşılması açısından yeterlidir.
Sonuç: ihlal (oybirliğiyle)
Madde 10: Bir gazeteci olarak başvuranın ifade özgürlüğüne müdahale edilmiştir. Mevcut başvuru, Kenedi / Macaristan davasında olduğu gibi, başvuranın mesleğini icra etmesi bakımından gerekli olan kamusal niteliği bulunan bilgilere erişim hakkıyla ilgilidir. Başvuran, bilgilere erişim hakkı sağlayan üç mahkeme kararı elde etmiştir. Başvuran, kamusal önemi olan bir konuda, yani belediye idaresinin faaliyetleri konusunda yasalara uygun olarak bilgi toplamaya çalışmıştır. Ayrıca, başvuranın amacının söz konusu bilgileri halka iletmek ve böylece doğru kamusal yönetim hakkındaki toplumsal tartışmaya katkıda bulunmak olduğu dikkate alındığında, başvuranın haber verme hakkı ihlal edilmiştir. Aynı şekilde, söz konusu adli kararlar yeterli bir şekilde infaz edilmemiştir. Belediye yetkilileri hiçbir zaman talep edilen bilgilerin mevcut olmadığı yönünde bir iddiada bulunmamışlardır. Talep edilen bilgilerin karmaşıklığı ve belediyenin bu bilgileri toplarken üstlenmek zorunda kalacağı yoğun iş hususlarına, sadece bu bilgilerin hemen sağlanmasının mümkün olmayışını açıklamak adına değinilmiştir. Belirtilen koşullar dikkate alındığında, Hükümet, başvuranın hakkına yönelik müdahalenin yasayla öngörülmüş olduğunu ya da meşru amaçlardan birini taşıdığını gösteren herhangi bir kanıt göstermemiştir. Dolayısıyla, Hükümetin itirazları reddedilmelidir.
Sonuç: ihlal (oybirliğiyle)
Madde 41: manevi tazminat olarak 4.000 avro
(Ayrıca bk.: Társaság a Szabadságjogokért / Macaristan, 37374/05, 14 Nisan 2009, 118 sayılı Bilgi Notu; Kenedi / Macaristan, 31475/05, 26 Mayıs 2009, 119 sayılı Bilgi Notu; Frăsilă ve Ciocîrlan / Romanya, 25329/03, 10 Mayıs 2012, 152 sayılı Bilgi Notu; ve Youth Initiative for Human Rights / Sırbistan, 48135/06, 25 Haziran 2013, 164 sayılı Bilgi Notu)
Full & Egal Universal Law Academy