© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2015. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Daha fazla bilgi için, bu belgenin sonunda bulunan yazarın telif hakkı ile ilgili kısmı okuyabilirsiniz.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2015. This translation was commissioned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court. For further information see the full copyright indication at the end of this document.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2015. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund). Elle ne lie pas la Cour. Pour plus de renseignements veuillez lire l’indication de copyright/droits d’auteur à la fin du présent document.
Mahkeme İçtihadına İlişkin Bilgi Notu No. 186
Haziran 2015
Ruslan Yakovenko Ukrayna - 5425/11
Karar 4.6.2015 [Bölüm V]
Ek Protokol No.7 Madde 2
Başvurucu, yapacağı herhangi bir temyiz başvurusunun serbest bırakılmasını geciktireceği gerekçesi ile hükmü temyize götürmekten caymıştır: ihlal
Madde 5
Fıkra 5-1
Hukuka uygun tutuklama ve gözaltı
Hapis cezası sona ermiş olmasına rağmen nihai karar verilene kadar hükümlüye önleyici tutukluluk uygulanması: ihlal
Olaylar – Başvurucu, 12 Temmuz 2010 tarihinde kasten ağır yaralama suçundan suçlu bulundu ve dört yıl yedi ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, hüküm yürürlüğe girene kadar başvurucunun önleyici tedbir olarak yargılama öncesi tutukluluk merkezinde (SIZO) kalmasını emretmiştir. 15 Temmuz 2010 tarihinde başvurucu yargılama öncesi tutukluluk merkezinde uzun bir süre geçirmiş olduğundan hükmün süresi dolmuştur. Başvurucu, yargılama öncesi tutukluluk merkezinden tahliyesini talep etmiştir, ancak bu talebi reddedilmiştir. 27 Temmuz 2010 tarihinde 12 Temmuz 2010 tarihinde verilen hükümle ilgili on beş günlük temyize başvurma süresi dolmuştur ve herhangi bir temyiz başvurusu yapılmadığından hüküm kesinleşmiştir. Yargılama öncesi tutukluluk merkezinin nihai kararın uygulanması ile ilgili mahkeme kararını almasının ardından başvurucu 29 Temmuz 2010 tarihinde serbest bırakılmıştır
Hukuk – Sözleşme Madde 5 Fıkra 1
(a) 15 Temmuz – 27 Temmuz 2010 tarihleri arasında başvurucunun tutukluluğu – Başvurucunun bu tarihler arasındaki tutukluluğu cezai yargılamanın karara bağlanmasından sonra gerçekleşmiştir, ancak iç hukuka göre hala “yargılama öncesi tutukluluk” olarak değerlendirilmiştir. 12 Temmuz 2010 tarihli karar başvurucunun özgürlüğünün kısıtlanması ile ilgili iki ayrı tedbiri içermektedir; bunlardan birincisi hapis cezası, ikincisi de karar kesinleşinceye kadarki süredeki önleyici tedbirlerdir. Hapis cezasının süresi karardan üç gün sonra dolacaktır, ikinci tedbir ise on beş günlük temyize başvurma süresi hesaba katıldığında en az on iki gün daha uzun sürecektir. Temyize başvurulması durumunda, temyiz mahkemesinin davayı inceleme süresine bağlı olarak başvurucunun tutukluluk süresi daha da uzun olacaktır. Dolayısıyla, başvurucunun bahsi geçen süredeki tutukluluğu, hapis cezası tamamen çekildikten sonra gerçekleşmiş olsa bile, Madde 5 § 1 (a) anlamında “mahkûmiyetin sonrası” gerçekleşen “özgürlükten yoksun bırakmayı içeren diğer bir tedbir” olarak kabul edilebilirdi.
Mahkeme, başvurucunun 12 Temmuz 2010 tarihli karar yürürlüğe girinceye kadarki süre boyunca tutukluluk halinin iç hukuka aykırı olduğuna dair herhangi bir bulguya rastlamamıştır. Ancak kararda, yargılamayı yapan mahkemenin ne sebeple çarptırılan hapis cezasının süresini bariz bir şekilde aşacak şekilde başvurucuyu tedbir niteliğinde tutuklu bulundurduğuna dair herhangi bir mantıklı açıklama bulunmamaktadır. Hapis cezasının süresine bakılmaksızın, başvurucunun temyiz aşamasındaki cezai davalarda bulunmasını sağlama alma amacıyla, önleyici tedbir olarak, başvurucunun özgürlüğünün kısıtlanmasını temin eden özel değerlendirmeler olabilecekken, kararda bu tarz değerlendirmelere yer verilmediği gibi, karardan böyle bir anlamın çıkarılması da mümkün değildir. Aksine, mahkeme başvurucunun soruşturma sırasındaki iş birliğine işaret ederek bu sebebe dayanarak kanunun öngördüğü daha hafif bir yaptırımın uygulanmasına karar vermiştir. Buna bağlı olarak davalı hükümet başvurucunun tutukluluk haline hapis cezası süresinin dolmasından sonra da devam edilmesinin gerekçesiz bulduğunu dolayısıyla Madde 5 § 1’e aykırı olduğunu kabul etmiştir
(b) 27 Temmuz-29 Temmuz 2010 tarihleri arasında başvurucunun tutukluluğu – 12 Temmuz 2010 tarihli kararın yürürlüğe girmesiyle başvurucunun tutukluluk haline devam edilmesi için yasal zeminin ortadan kalkmasının sonrasında başvurucuyu salıvermek yerel makamların iki gününü almıştır. Dolayısıyla Ukrayna makamları, başvurucunun salıverilmesiyle ilgili kararın uygulanmasında olabilecek gecikmeyi asgari ölçüde tutmak için bütün modern iletişim yöntemlerini harekete geçirmek konusunda başarısız olmuştur. Bu sebeple başvurucunun bu süre zarfındaki tutukluluk hali Madde 5 § 1 kapsamında gerekçelendirilememiştir.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle).
Ek Protokol No.7 Madde 2: Yerel mahkemeler, ilk derece mahkemesi kararı yürürlüğe girene kadar, bu kararla başvurucuya verilen hapis cezasının süresinin dolmasından sonra bile, başvurucunun tedbir olarak tutuklu bulundurulmasının gerekli olduğunu belirtmiştir. Herhangi bir temyiz başvurusu bulunmadığı için bu süre on iki gün sürmüştür. Eğer başvurucu temyiz başvurusu yapmış olsaydı bu durum kararın yürürlüğe girmesinin belirli olmayan bir süreyle gecikmesine sebep olacaktı. Buna bağlı olarak, başvurucunun temyize başvurma hakkını kullanması, özellikle tutukluluk süresinin ne kadar uzun olacağı belli olmadığından, başvurucunun özgürlüğüne mal olacaktır. Ortaya çıkan bu durum Ek Protokol No.7 Madde 2 ile başvurucuya tanınan hakkı temelden ihlal etmektedir.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle).
Madde 41: Manevi zarar için 3,000 Avro.
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
Yazı İşleri tarafından hazırlanmış bu özet Mahkeme’yi bağlamamaktadır.
İçtihat Bilgi Notları için buraya tıklayınız
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2015.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin resmi dilleri Fransızca ve İngilizce’dir. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır ve Mahkeme, kalitesi konusunda herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının veritabanı olan HUDOC üzerinden () veya HUDOC’un bildirdiği başka veritabanları üzerinden yüklenebilir. Davanın isminin tamamen yazılması, yukarıdaki telif hakkıyla ilgili ifadeler kullanılması ve insan haklarına destek Fonu’na referans yapılması şartıyla ticari olmayan amaçlarla kullanılabilir. Bu çevirinin tamamını veya bir kısmını ticari amaçlarla kullanmak isteyen herkesin, bu durumu belirtilen adrese bildirmesi rica olunur: publishing@.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2015.
The official languages of the European Court of Human Rights are English and French. This translation was commissioned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court, nor does the Court take any responsibility for the quality thereof. It may be downloaded from the HUDOC case-law database of the European Court of Human Rights () or from any other database with which the Court has shared it. It may be reproduced for non-commercial purposes on condition that the full title of the case is cited, together with the above copyright indication and reference to the Human Rights Trust Fund. If it is intended to use any part of this translation for commercial purposes, please contact publishing@.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2015.
Les langues officielles de la Cour européenne des droits de l’homme sont le français et l’anglais. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund) Elle ne lie pas la Cour, et celle-ci décline toute responsabilité quant à sa qualité. Elle peut être téléchargée à partir de HUDOC, la base de jurisprudence de la Cour européenne des droits de l’homme (), ou toute autre base de données à laquelle HUDOC l’a communiquée. Elle peut être reproduite à des fins non commerciales, sous réserve que le titre de l’affaire soit cité en entier et s’accompagne de l’indication de copyright ci-dessus ainsi que de la référence au Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme. Toute personne souhaitant se servir de tout ou partie de la présente traduction à des fins commerciales est invitée à le signaler à l’adresse suivante : publishing@.
Full & Egal Universal Law Academy