I.S./Almanya – 31021/08 - 05.06.2014 tarihli Karar [V. Bölüm]
Olaylar – Alman hukuku “açık” ve “yarı açık” evlatlık biçimlerine izin vermektedir. Bu türden bir anlaşma kapsamında, ister doğrudan ister Gençlik Dairesi aracılığıyla olsun, evlat edinen ebeveynler, çocuk ve biyolojik ebeveynler arasında daha çok veya daha az yoğunlukta irtibat kurmaya yönelik anlaşma yapılabilmektedir. Ancak bu türden evlat edinme biçimleri, evlat edinen ebeveynlerin rızasına bağlıdır.
Mevcut davada evli bir anne olan başvuran evlilik dışı bir ilişki sonucu ikiz çocuklara hamile kalmıştır. Başvuranın eşi, ancak ikizleri evlat verdiği takdirde geri döneceğini söyleyerek müşterek evlerinden ayrılmıştır. Depresyon tedavisi gören başvuran, güç ailevi ve mali durumu nedeniyle doğumdan yaklaşık bir ay sonra ikiz çocuklarının ileride evlat edinilmek üzere geçici koruma altına alınmasına rıza göstermiştir. Ardından başvuran ileride çocukları evlat edinecek ebeveynlerle tanışmış ve evlat vermenin yasal sonuçlarını, özellikle de ikiz çocuklarla hısımlığının yanı sıra onlarla ilgili tüm hak ve ödevlerinin sona ereceğini kabul ettiği ve noter önünde imzalanan belge ile doğumdan altı ay sonra çocukların evlat edinilmesine resmi olarak rıza göstermiştir. Başvuran kısa bir süre sonra evlat edinen ebeveynlerle, Gençlik Dairesi aracılığıyla kendisine yılda bir kez çocukların fotoğraflarıyla birlikte kısa bir rapor göndereceklerine dair sözlü bir anlaşma yapmıştır. Sözleşmede çocuklarla başvuran arasında düzenli görüşmeler yapılmasına ilişkin herhangi bir kural bulunup bulunmadığı ihtilaflı bir konu olmuştur. Evlat edinme işlemine rızasının hükümsüz olduğunun ilan edilmesine yönelik sonuç vermeyen bir girişimin ardından başvuran irtibat kurma talebinde bulunmuştur. Söz konusu talep, başvuranın mevzuatın gerektirdiği üzere çocuklarla uzun bir süre boyunca “aile ortamında” yaşayan kişiler grubuna ait olmadığı gerekçesiyle yerel mahkemeler tarafından reddedilmiştir. Başvuranın çocukları hakkında bilgi alma hakkına ilişkin talebine gelince, söz konusu hak mutlak surette ebeveynlerle sınırlı olup, başvuran evlat edinme anından itibaren ebeveynlik vasfını yitirmiştir.
Başvuran Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yaptığı başvuruda, ikiz çocuklarıyla irtibatta bulunma ve onlar hakkında bilgi alma hakkını kendisine tanımayan yerel mahkemeler tarafından Sözleşme’nin 8. maddesi kapsamındaki aile hayatına ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğinden şikâyetçi olmuştur.
Hukuki Değerlendirme – Madde 8: Her ne kadar mevcut aile ilişkileri kasıtlı olarak başvuran tarafından koparılmış olsa da, başvuran ile biyolojik çocukları arasındaki, “aile hayatı” kapsamının dışında kalsa dahi, baki olan veya yeni tesis edilen hakların belirlenmesi, başvuranın bir biyolojik anne olarak kimliğinin ve dolayısıyla Sözleşme’nin 8 § 1 maddesinin anlamı dâhilinde “özel hayatının” önemli bir bölümünü ilgilendirmiştir.
Şikâyet konusu kararlar “yasaya uygun” olup, başkalarının haklarını ve özgürlüklerini koruma meşru hedefini izlemiştir.
Başvuran ve evlat edinen ebeveynler arasındaki sözlü anlaşmalar, başvuranın bağımsız bir avukat tarafından evlat edinme işlemine iptali mümkün olmayan rızasını açıklama niyetinin doğuracağı yasal sonuçlar hakkında bilgilendirilmesinin ardından yapılmıştır. Bağımsız bir avukat tarafından resmi hukuki tavsiye verilmesi gerekliliği, iptal edilmesi veya ileride yeni şartlar eklenmesi mümkün olmayan belgenin niteliği hakkında yanlış anlaşılmalara karşı önemli bir tedbirdir. Bu durum, başvuranın “düzenlemeleri”, evlat edinen ebeveynlerin ileride başvuranın kimliğinin gizli kalması koşulundan gönüllü bir şekilde vazgeçeceklerine yönelik bir irade beyanı olarak algıladığını açıkça göstermiştir. Bu durum ayrıca, sadece sözlü olarak yapılan ve bilgi alma ve irtibat kurma hakkına ilişkin herhangi bir bilgi içermeyen ve anlaşmanın kesin koşullarıyla daha da belirgin hale gelmiştir.
Mahkeme önündeki yargılamalar dâhil olmak üzere evlat edinme süreci bir bütün olarak ele alındığında adil olmuş ve başvuranın haklarına gerekli korumayı sağlamıştır. Başvuran hukuki ve maddi sonuçları hakkında tam bilgiye sahip olarak yaptığı fiiller sonucunda biyolojik çocuklarına ilişkin yasal haklarını kaybetmiştir. Bu nedenle, Alman makamlarının evlat edinen ebeveynlerin özel yaşamına ve aile çıkarlarına daha fazla önem vermesi orantılı olmuştur. Çocuklar yeni doğan bebekler olarak evlat edinildiğinden ve yerel yargılamalar sırasında halen çok küçük olduklarından, evlat edinen ebeveynlerin, biyolojik ebeveyni tarafından tekrar irtibat kurma girişimleriyle rahatsız edilmeksizin, çocuklarıyla birlikte bir aile hayatı kurma ve sürdürme konusundaki çıkarları üstün gelmiştir.
Sonuç: ihlal yok (ikiye karşı beş oyla).
Full & Egal Universal Law Academy