AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ DAĠRE SACE ELEKTRİK TİCARET VE SANAYİ A.Ş. / TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 20577/05) KARAR STRAZBURG 22 Ekim 2013 İşbu karar nihaidir. Bazı şekli değişikliklere tabi tutulabilir. © T.C. Adalet Bakanlığı, 2013. Bu gayriresmi çeviri, Adalet Bakanlığı, Uluslararası Hukuk ve DıĢ ĠliĢkiler Genel Müdürlüğü, Ġnsan Hakları Daire BaĢkanlığı tarafından yapılmıĢ olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam olarak belirtilmiĢ olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koĢulu ile Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve DıĢ ĠliĢkiler Genel Müdürlüğü Ġnsan Hakları Daire BaĢkanlığına atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir. 2 SACE ELEKTRĠK TĠCARET VE SANAYĠ A.ġ. / TÜRKĠYE KARARI Sace Elektrik Ticaret ve Sanayi A.Ş. / Türkiye davasında, Daire halinde toplanan Avrupa Ġnsan Hakları Mahkemesi (Ġkinci Daire) aĢağıdakilerden oluĢmaktadır: Başkan, Guido Raimondi, Yargıçlar, Danutė Jočienė, Peer Lorenzen, Dragoljub Popović, IĢıl KarakaĢ, Nebojša Vučinić, Paulo Pinto de Albuquerque, ve Daire İşleri Yazı Müdürü, Stanley Naismith, 1 Ekim 2013 tarihinde gizli olarak müzakere edilmiĢ olup, Aynı tarihte kabul edilmiĢ olan aĢağıdaki kararı bildirir: USUL 1. Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 20577/05 no’lu dava, bir Türk Ģirketi Sace Elektrik Ticaret ve Sanayi A.ġ. (“baĢvuran Ģirket”) 7 Haziran 2005 tarihinde Ġnsan Hakları ve Temel Hakların Korunmasına ĠliĢkin SözleĢme’nin (“SözleĢme”) 34. maddesi uyarınca yapmıĢ olduğu baĢvurudan ibarettir. 2. BaĢvuran Ģirket, Ankara’da görev yapan avukat Sayın S. Erdoğan tarafından temsil edilmiĢtir. Türk Hükümeti (“Hükümet”) ise kendi görevlileri tarafından temsil edilmiĢtir. 3. BaĢvuru 5 Mart 2008 tarihinde, Hükümet’e iletilmiĢtir. Ayrıca, baĢvurunun kabul edilebilirlik ve esasına iliĢkin kararın aynı zamanda verileceği belirtilmiĢtir (Madde 29 § 1). SACE ELEKTRĠK TĠCARET VE SANAYĠ A.ġ. / TÜRKĠYE KARARI 3 OLAYLAR I. DAVANIN KOġULLARI 4. BaĢvuran Ģirket, belirtilmeyen bir tarihte, Yurtbank ile kredi anlaĢması imzalamıĢ ve Ġstanbul’da bulunan 20.827 metre kare büyüklüğünde bir arazi parçasına iliĢkin olarak ipotek tescili yapılmıĢtır. 1999 yılında, baĢvuran Ģirketin aylık ödemelerindeki gecikmenin ardından, banka, icra takibi baĢlatmıĢtır. 21 Aralık 1999 tarihli kararla, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, Yurtbank’ın yönetim ve kontrolünü Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’na (“Fon”) devretmeye karar vermiĢtir. 5. Ġcra takibi iĢlemlerinin sonunda, Ġcra Mahkemesi, söz konusu arazinin açık artırma yoluyla ihaleyle satılmasına hükmetmiĢtir. Açık artırma yoluyla ihaleden önce, Kartal Ġcra Müdürlüğü, bilirkiĢi raporunun hazırlanmasını talep etmiĢtir ve arazinin piyasa değeri, 6.555.945.000.000 Türk lirası (TRL) olduğu belirlenmiĢtir. 6. Fon, 19 ġubat 2001 tarihinde, Yurtbank’ın devlete ait bir banka olan Sümerbank ile birleĢtirilmesine karar vermiĢtir. 7. Ġcra Müdürlüğü, arazinin satıĢı için 27 ġubat ve 9 Mart 2001 tarihlerinde açık artırma yoluyla ihale yapılacağını duyurmuĢtur. BilirkiĢilerce belirlendiği üzere, arazinin piyasa değerinin en az %60’ına ulaĢan bir teklif, birinci ihalede elde edilemediğinden, arazi, tek teklif sahibi olan ve piyasa değerinin %40’ından biraz daha fazla bir miktara tekabül eden 2.623.070.000.000 TRL teklif eden Sümerbank’a, ikinci ihalede satılmıĢtır. 8. BaĢvuran Ģirket, 15 Mart 2001 tarihinde, ihale sürecinde birçok usulü eksiklikler olduğunu iddia ederek, ihalenin fesih edilmesini talep etmek için Kartal Ġcra Mahkemesi’ne baĢvurmuĢtur. Bu bağlamda, baĢvuran Ģirket, ilk olarak, ihale ilanının hatalı olduğunu ileri sürmüĢtür. Doğru arsa numarası 111/4 olmasına rağmen, ilanda numara 11/4 olarak yazılmıĢtır. Ayrıca, 4 SACE ELEKTRĠK TĠCARET VE SANAYĠ A.ġ. / TÜRKĠYE KARARI baĢvuran Ģirkete göre, ikinci ihalenin idari bir tatil gününde gerçekleĢtirilmesi, katılım üzerinde olumsuz etkiye neden olmuĢtur. 9. Mahkeme, 22 Ekim 2002 tarihinde, baĢvuran Ģirketi haklı bulmuĢ ve 9 Mart 2001 tarihinde gerçekleĢtirilen ihaleyi feshetmiĢtir. 10. Yargıtay, 3 ġubat 2003 tarihinde, ilk derece mahkemesinin ihaleyi feshederken dayandığı nedenlerin iç hukuka uygun olmadığına karar vermiĢtir. Bu bağlamda, arazi numarasının yanlıĢ yazılmasının küçük bir hata olduğunu ve ilanda arazinin yerinin detaylı bir Ģekilde belirtildiği ve böylece herhangi bir karıĢıklığın önlendiğini ileri sürmüĢtür. Sonuç olarak, ilandaki yazım hatası, ihalenin feshini gerektirmemektedir. Mahkeme, ayrıca, resmi tatiller ve idari tatil günleri arasındaki farka dikkat çekmiĢtir. Resmi tatillerin aksine, idari tatil günlerinde devlet dairelerinin çalıĢmaya devam ettiğini belirtmiĢtir. Mevcut davada, 9 Mart 2001 tarihi Bakanlar Kurulu tarafından idari tatil ilan edilmiĢtir, fakat bu durum, ihalenin ertelenmesini gerektirmemektedir. 11. Buna rağmen Yargıtay, ihalenin her halükarda feshedilmesine hükmetmiĢtir, çünkü arazinin teklif sahibine satılabilmesi için, ikinci ihalede yapılan teklifin, arazinin satıĢı için yapılan masraf ve giderlerle birlikte piyasa değerinin %40’ını kapsaması gerekmekteydi. Yargıtay, yapılan harcama miktarını, 875.875.000 TRL olarak hesaplamıĢtır. Sonuç olarak, geçerli bir teklifin en az 2.623.253.875.000 TRL olması gerektiğini belirtmiĢtir. Buna göre, fesih nedenini düzeltmiĢ ve ilk derece mahkemesinin kararını onamıĢtır. 12. Davalı taraf, 11 Mart 2003 tarihinde, arazinin satıĢı için yapılan masraf ve harcamalardan feragat ettiğini yazılı olarak beyan etmiĢtir. Bu beyana dayanarak, 14 Mart 2003 tarihinde, 3 ġubat 2003 tarihli kararın düzeltilmesini talep etmiĢtir. 13. Yargıtay, 21 Mayıs 2003 tarihinde, davalı tarafın iddiasını desteklemiĢ ve 3 ġubat 2003 tarihli kararı bozmaya karar vermiĢtir. 14. Buna göre, dava, Ġcra Mahkemesi’ne iade edilmiĢtir. Ġlk derece mahkemesi, 11 Kasım 2003 tarihinde, önceki kararında direnmiĢtir. Sonuç SACE ELEKTRĠK TĠCARET VE SANAYĠ A.ġ. / TÜRKĠYE KARARI 5 olarak dava, 24 Mart 2004 tarihinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu önüne gönderilmiĢtir. Hukuk Genel Kurulu, Yargıtay’ın ilgili dairesinin gerekçelerini desteklemiĢ ve Ġcra Mahkemesi’nin kararını bozmuĢtur. 15. Ġlk derece mahkemesi, 21 Eylül 2004 tarihinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına uymaya karar vermiĢtir. Sonuç olarak, davayı reddetmiĢ ve anlaĢmazlık konusunun %10’una tekabül eden 262.307.000.000 TRL (yaklaĢık 140.000 avro (AVRO)) miktarında para cezasının ödenmesine karar vermiĢtir. 16. Yargıtay, 14 Ocak 2005 tarihinde, baĢvuran Ģirketin temyiz talebini reddetmiĢtir ve bu karar 10 ġubat 2005 tarihinde tebliğ edilmiĢtir. 17. BaĢvuran Ģirketten edinilen bilgilere göre, 5 Temmuz 2007 tarihi itibariyle, baĢvuran Ģirket, söz konusu para cezasını ödememiĢtir. II. ĠLGĠLĠ ĠÇ HUKUK VE UYGULAMA 18. Ġcra ve Ġflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 134 (2) maddesi uyarınca, borçlunun ihalenin feshini talep ettiği ve bu talebin reddedildiği durumlarda, borçlu feshi istenilen ihale bedelinin % 10’u oranında para cezasına çarptırılır. HUKUKĠ DEĞERLENDĠRME I. SÖZLEġMENĠN 6. MADDESĠNĠN ĠHLÂL EDĠLDĠĞĠ ĠDDĠASI HAKKINDA 19. BaĢvuran Ģirket, 2004 sayılı Kanun’un 134. maddesi uyarınca çarptırıldığı para cezasının, yerel mahkemeler önünde dava açma hakkını kullandığı için verilen bir ceza olarak yorumlanması gerektiğinden dolayı, mahkemeye eriĢim hakkını ihlal ettiğini iddia etmiĢtir. BaĢvuran Ģirket, SözleĢme’nin 6 § 1 ve 13. maddelerine dayanmıĢtır. 6 SACE ELEKTRĠK TĠCARET VE SANAYĠ A.ġ. / TÜRKĠYE KARARI 20. Mahkeme, baĢvurunun bu kısmının, SözleĢme’nin 6 § 1 maddesi uyarınca incelenmesi gerektiği görüĢündedir. Söz konusu maddenin ilgili kısmı aĢağıdaki gibidir: “Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuĢmazlıklar … konusunda karar verecek olan … tarafsız bir mahkeme tarafından, … görülmesini isteme hakkına sahiptir.” A. Kabul edilebilirlik 21. Hükümet, baĢvuran Ģirketin, Ģikâyetini yerel makamlar önüne taĢımadığı gerekçesiyle iç hukuk yollarının tüketilmesi kuralını yerine getirmediği için, Mahkeme’den baĢvurunun bu kısmını reddetmesini talep etmiĢtir. 22. Mahkeme, 2004 sayılı Kanun’un 134. maddesi uyarınca, baĢvuran Ģirkete verilen para cezasının zorunlu olduğunu gözlemlemektedir. Sonuç olarak, bu konudaki itirazın ulusal mahkemeler önünde dile getirilmesi mümkün değildir. Buna göre, Mahkeme, Hükümet’in ilk itirazını reddetmektedir. 23. Mahkeme, bu Ģikâyetin, SözleĢme’nin 35 § 3 (a) maddesinin anlamı çerçevesinde açıkça dayanaktan yoksun olmadığını ve ayrıca, baĢka nedenlerden kabul edilemez olmadığını belirtmektedir. Bu nedenle, baĢvuru kabul edilebilir olarak nitelendirilmelidir. B. Esas Hakkında 24. BaĢvuran Ģirket, 2004 sayılı Kanun’un 134 (2) maddesi uyarınca verilen ağır para cezasının, yerel mahkemeler önünde dava açma hakkını kullandığı için ceza olarak yorumlanması gerektiğinden, mahkemeye eriĢim hakkını ihlâl ettiğini iddia etmiĢtir. 25. Hükümet, iddiaya itiraz etmiĢtir. BaĢvuran Ģirket, yerel mahkemeler önünde dava açabilmiĢtir. Söz konusu para cezasının amacı, borçların ödenmesinin geciktirilmesi için yapılan haksız itirazları engellemektir. SACE ELEKTRĠK TĠCARET VE SANAYĠ A.ġ. / TÜRKĠYE KARARI 7 26. Mahkeme, 6 § 1 maddenin herkesin medeni haklar ve yükümlülüklerinden ileri gelen her türlü iddiasının yetkili bir mahkeme karĢısında tanınması hakkını güvence altına aldığını hatırlatmaktadır. Fakat mahkemeye eriĢim hakkı mutlak değildir ve zımnen kabul edilmiĢ bazı sınırlamalara tabi olabilir, zira mahkemeye eriĢim hakkının doğası gereği, devlet tarafından bir düzenleme gerektirmektedir. SözleĢme'nin 6 § 1 maddesi davacıların "medeni hak ve yükümlülüklerine" iliĢkin kararlar hakkında mahkemeye eriĢim hakkını etkin bir biçimde güvence altına almakta ise de bu hususta kullanılacak araçların seçimini devlete bırakır. Ancak, SözleĢmeye taraf olan devletler, bu konuda belli bir takdir payına sahip olsalar da SözleĢme'nin gereklerine riayet edilip edilmediğine dair son karar Mahkeme'ye aittir (bk. Kreuz / Polonya, no. 28249/95, §§ 52-53, AĠHM 2001-VI). 27. Mevcut davadaki temel mesele, hali hazırda finansal zorluklarla karĢılaĢmakta olan baĢvuran Ģirkete, ihalede verilen teklifin değerinin %10 oranındaki bir para cezasının verilmesidir. Mahkemeye göre, daha önce yerel mahkemeler önünde davaların yığılmasını önlemek ve adalet yönetimini sağlamak amacıyla para cezası uygulaması, gerçekte, mahkemeye eriĢim hakkına aykırı değildir (bk. Toyaksi ve Diğerleri / Türkiye (k.k.), no. 43569/08, 5801/09, 19732/09, ve 20119/09, 20 Ekim 2010, ve Karakaşoğlu / Türkiye (k.k.), no. 39105/09, 10 Nisan 2012). Fakat verilen para cezasının miktarı, özellikle söz konusu davanın koĢullarında, bir kiĢinin mahkemeye eriĢim hakkından yararlanıp yararlanmadığını belirlemede kullanılan önemli bir faktördür (bk. yukarıda anılan Kreuz, § 60, ve Stankov / Bulgaristan, no. 68490/01, § 52, 12 Temmuz 2007). 28. Mahkemeye veya yargılama iĢlemlerinin belirli bir aĢamasına “eriĢim”leri olmayan ilgili kiĢilerin ödeyemediği aĢırı mahkeme ücretlerine iliĢkin diğer davaların aksine, (bk. Kaba / Türkiye, no. 1236/05, §§ 19-25, 1 Mart 2011, ve Mehmet ve Suna Yiğit / Türkiye, no. 52658/99, §§ 33-39, 17 Temmuz 2007), mevcut davada, baĢvuran Ģirketin davasının esasları, gerçekte, üç yargı düzeyinde incelenmiĢtir. Bu nedenle, baĢvuran Ģirket, 8 SACE ELEKTRĠK TĠCARET VE SANAYĠ A.ġ. / TÜRKĠYE KARARI yargılama iĢlemlerinin bütün aĢamalarına “eriĢim”e sahipti. Fakat Mahkeme, yargılamanın sonuçlanmasının ardından, dikkate değer miktardaki finansal yük uygulanmasının, mahkemeye eriĢim hakkını kısıtlayabilir olduğunu tekrarlamaktadır (bk. yukarıda anılan, Stankov, § 54). Mahkeme, bu nedenle, neredeyse 140.000 Avro miktarındaki para cezasının uygulanmasının böyle bir kısıtlama teĢkil ettiği görüĢündedir. 29. Mahkeme, ayrıca, mahkemeye eriĢim hakkını etkileyen bir kısıtlamanın, meĢru bir amaç gütmediği müddetçe, SözleĢme’nin 6 § 1 maddesine aykırı olacağını ve uygulanan yöntemler ve ulaĢılmak istenen meĢru amaç arasında bulunan makul bir orantılılık iliĢkisi olduğunu belirtmektedir (bk. yukarıda anılan, Stankov, § 55). 30. Mahkeme, bu nedenle, bu durumun mevcut davada yerine getirilip getirilmediğini incelemelidir. Bu bağlamda, 2004 sayılı Kanun’un 134. maddesi uyarınca verilen para cezasının amacının ödemeyi geciktirmek için yapılan gereksiz talepleri engellemek olduğunu belirtmektedir. Bu nedenle, Mahkeme, söz konusu kuralın adaletin uygun bir Ģekilde yönetilmesini sağlamaya ve diğerlerinin haklarını korumaya iliĢkin meĢru bir amaç taĢıdığı görüĢündedir. Mahkeme, mevcut davanın koĢullarında, kısıtlamanın güdülen meĢru amaca uygun olup olmadığını incelemelidir. 31. Mahkeme, ilk olarak, baĢvuran Ģirketin itiraz ettiği ihalenin daha önceden 3 ġubat 2003 tarihinde Yargıtay tarafından feshedildiğini belirtmektedir. Geçerli bir teklifin, malın piyasa değerinin ve satıĢtan kaynaklanan harcama ve giderlerin %40’ını kapsamıĢ olması gerektiğine iĢaret ederek, Yargıtay, mevcut davadaki teklifin yeterli olmadığına hükmetmiĢtir. Mahkeme, davalı tarafın, 11 Mart 2003 tarihinde, Ġcra Müdürlüğü’ne, baĢvuran Ģirketten satıĢ masraflarını talep etmekten vazgeçtiklerini belirten bir dilekçe sunduğunu belirtmektedir. Bu nedenle, Mahkeme, baĢvuran Ģirketin 2001 yılında Kartal Ġcra Mahkemesi önünde yargılama iĢlemi baĢlattıktan sonra çözüm yolu bulunmasına rağmen, ihalede gerçekten bir eksiklik olduğunu gözlemlemektedir. Bu nedenle, SACE ELEKTRĠK TĠCARET VE SANAYĠ A.ġ. / TÜRKĠYE KARARI 9 baĢvuran Ģirketin gereksiz ve önemsiz yargılama iĢlemleri baĢlatmıĢ olduğu konusunda eleĢtirilemez. 32. Ġkinci olarak, Mahkeme, ayrıca, iç hukukun, 2004 sayılı Kanun’un 134. maddesi uyarınca verilen para cezasına bir üst sınır belirlemediğini gözlemlemektedir. Söz konusu kanuni hükme göre, para cezası, ihalede teklif edilen miktarın %10’una eĢit olmalıdır. Ayrıca, para cezası uygulaması zorunludur ve yerel mahkemelerin takdir yetkisine bırakılmamaktadır (yukarıda anılan, Karakaşoğlu ile karĢılaĢtırın). Mevcut davada, baĢvuran Ģirkete maruz bırakılan finansal yük, kayda değer bir miktardadır (140.000 Avro) ve takdir yetkisine yer yoktur. 33. Yukarıda bahsedilen görüĢler ıĢığında, Mahkeme, bir borcun ödenmesinde yaĢanabilecek gereksiz gecikmeleri önlemek için verilen para cezasının amacının, adaletin uygun bir Ģekilde yönetilmesi olmasına rağmen, verilen para cezasının özellikle yüksek bir miktarda olduğu göz önüne alındığında, baĢvuran Ģirketin maruz bırakıldığı kısıtlamanın söz konusu hükmetmektedir. 34. Bu nedenle, mevcut davada, SözleĢme’nin 6 § 1 maddesi ihlâl edilmiĢtir. meĢru amaca uygun olduğunun düĢünülemeyeceğine II. SÖZLEġMENĠN ĠHLÂL EDĠLDĠĞĠNE ĠLĠġKĠN DĠĞER ĠDDĠALAR HAKKINDA 35. SözleĢme’nin 6. maddesine atıfta bulunarak, baĢvuran Ģirket, ulusal mahkemelerin iç hukuku yorumlarken hata yaptıklarını ve bu nedenle âdil yargılanma hakkının ihlâl edildiğini iddia etmiĢtir. Ayrıca, SözleĢme’nin Ek 1 No’lu Protokolü’nün 1. maddesi uyarınca, söz konusu arazinin ikinci ihale sırasında oldukça düĢük bir fiyata satıldığından dolayı, mülkiyet hakkının ihlâl edildiğini ileri sürmüĢtür. 36. Elindeki bütün bilgi ve belgeler ıĢığında, Mahkeme, baĢvuran Ģirketin söz konusu Ģikâyetlerinin, SözleĢme’de veya protokollerde 10 SACE ELEKTRĠK TĠCARET VE SANAYĠ A.ġ. / TÜRKĠYE KARARI belirtilen hakların ve özgürlüklerin ihlâline iĢaret etmediğine karar vermektedir. Mahkeme, baĢvuran Ģirketin bu iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olduğundan kabul edilemez olduklarına ve SözleĢme’nin 35 §§ 3 ve 4 maddeleri gereğince reddedilmeleri gerektiğini beyan eder. III. SÖZLEġME’NĠN 41. MADDESĠNĠN UYGULANMASI HAKKINDA A. Tazminat 37. BaĢvuran Ģirket, maddi tazminat olarak 5.000,000 Türk lirası (TL) (yaklaĢık 1.990,000 Avro) ve manevi tazminat olarak 2.000,000 Türk lirası (TL) (yaklaĢık 790.000 Avro) talep etmiĢtir. 38. Hükümet, bu taleplere itiraz etmiĢtir. 39. Mahkeme, tespit edilen ihlâl ve iddia edilen maddi zarar arasında herhangi bir nedensellik bağı görmemektedir; bu nedenle talebi reddetmektedir. Ayrıca, Mahkeme, baĢvuran Ģirketin maruz kaldığı manevi zararla ilgili olarak ihlâl tespitinin yeterli âdil tazmin teĢkil ettiği görüĢündedir. Mahkeme, ayrıca, SözleĢme’nin 6. maddesine iliĢkin olarak en uygun tazmin Ģeklinin, 6. maddenin gerektirdikleri göz ardı edilmeseydi baĢvuranın bulunacağı durumun, mümkün olduğu kadar kısa süre içinde baĢvurana sağlanması olduğunu hatırlatmaktadır (bk. Plotnikovy / Rusya, no. 43883/02, § 33, 24 ġubat 2005). Mahkeme, yukarıda bahsedilen ihlâl göz önüne alındığında, bu ilkenin mevcut davaya da uygun olduğuna hükmetmektedir (bk. § 32-34). Bu nedenle, Mahkeme, para cezasının ödenmek zorunda olmadığı veya ödendiği takdirde davalı Hükümet’in ilgili miktarı geri ödemesi gerektiği görüĢündedir. B. Masraf ve Giderler 40. BaĢvuran Ģirket, ayrıca, Mahkeme ve yerel mahkemeler önünde oluĢan masraf ve giderler için 33.000 Avro talep etmiĢtir. Talebini SACE ELEKTRĠK TĠCARET VE SANAYĠ A.ġ. / TÜRKĠYE KARARI 11 desteklemek için, baĢvuran Ģirket, 10.000 TL (yaklaĢık 4.000 avro) tutarındaki avukatlık ücret sözleĢmesini ibraz etmiĢtir. 41. Hükümet, bu talebe itiraz etmiĢtir. 42. Mahkeme içtihatlarına göre, masraf ve giderler sadece gerçekten ve muhakkak maruz kalındığı görüldüğünde ve meblağ olarak makul olduğu kadarıyla baĢvurana geri ödenmelidir. Mevcut davada, elindeki belgeler ve yukarıda bahsedilen ölçütler göz önüne alındığında, Mahkeme, bütün kalemler altında masrafları kapsayacak Ģekilde 3.000 Avro tazminat ödenmesinin makul olduğu görüĢündedir. C. Gecikme faizi 43. Mahkeme, gecikme faizi olarak, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinâl kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar verir. BU GEREKÇELERLE MAHKEME OY BĠRLĠĞĠYLE 1. SözleĢme’nin 6. maddesi uyarınca, baĢvuran Ģirketin mahkemeye eriĢim hakkına iliĢkin Ģikâyetin kabul edilebilir olduğunu ve baĢvurunun geri kalanının kabul edilemez olduğunu beyan eder; 2. SözleĢme’nin 6 § 1 maddesinin ihlâl edildiğine karar verir; 3. BaĢvuran Ģirketin maruz kaldığı manevi zararlarla ilgili olarak ihlâl tespitinin yeterli tazmin teĢkil ettiğine karar verir; 4. BaĢvuran Ģirkete verilen para cezasının ödenmiĢ olması halinde, söz konusu para cezasını davalı Devlet’in yukarıda bahsedilen üç ay içinde baĢvuran Ģirkete geri ödemesine karar verir; 12 SACE ELEKTRĠK TĠCARET VE SANAYĠ A.ġ. / TÜRKĠYE KARARI 5. (a) Sorumlu Devlet’in baĢvurana, SözleĢme’nin 44 § 2 maddesi uyarınca kararın kesinleĢtiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme gününde geçerli olan kur üzerinden Yeni Türk Lirası’na çevrilerek, her türlü vergi masraflarıyla birlikte, masraf ve giderler için 3.000 Avro (üç bin avro) ve bu miktarlar üzerine uygulanabilecek her tür vergiyi ödemesine; (b) Söz konusu üç aylık sürenin bittiği tarihten itibaren, ödeme gününe kadar, yukarıda bahsedilen miktara, Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı marjinâl faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranda basit faizin uygulanacağına karar verir; 6. BaĢvuran Ģirketin âdil tazmine iliĢkin diğer taleplerini reddeder. ĠĢbu karar, Ġngilizce olarak hazırlanmıĢ ve Mahkeme Ġçtüzüğü’nün 77 §§ 2. ve 3. maddeleri uyarınca, 22 Ekim 2013 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiĢtir. Stanley Naismith Guido Raimondi Daire Yazı ĠĢleri Müdürü BaĢkan
Full & Egal Universal Law Academy