AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
ŞAHİN VE DİĞERLERİ/TÜRKİYE DAVASI
(Başvuru no. 3785/16 ve 8 diğer başvuru – ekteki listeye bakınız)
KARAR
STRAZBURG
22 Ocak 2026
İşbu karar kesin olup bazı şekli değişikliklere tabi tutulabilir.
Şahin ve diğerleri/Türkiye davasında,
Başkan
Stéphane Pisani
Hâkimler
Juha Lavapuro,
Hugh Mercer,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Vekili Viktoriya Maradudina’nın katılımıyla Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
18 Aralık 2025 tarihinde yapılan kapalı müzakerelerin ardından,
Aynı tarihte kabul edilen aşağıdaki kararı vermiştir:
USUL1. Türkiye aleyhine açılan bu davanın temelinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (“Mahkeme”) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca ekli tabloda belirtilen farklı tarihlerde yapılan başvurular bulunmaktadır.
2. Başvurular Türk Hükümeti’ne (“Hükümet”) tebliğ edilmiştir.
OLAYLAR3. Başvuranların listesi ve başvurulara ilişkin ayrıntılar ekteki tabloda yer almaktadır.
4. Başvuranlar, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun (HSK) kararlarına karşı yargı yolunun bulunmamasından şikâyet etmektedirler. Başvuru 24524/20 ve 41237/20 numaralı davalarda, başvuranlar Sözleşme hükümleri bağlamında başka şikâyetlerde de bulunmuşlardır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME BAŞVURULARIN BİRLEŞTİRİLMESİ5. Mahkeme, başvuruları, konu bakımından benzer olmaları sebebiyle, tek bir karar kapsamında birleştirerek incelemeyi uygun görmektedir.
SÖZLEŞME’NİN 6. MADDESİNİN 1. FIKRASININ İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA6. Başvuranlar, HSK’ nın kararlarına karşı yargı yolunun bulunmamasından şikâyet etmektedirler. Başvuranlar, açıkça veya özü itibariyle, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasına dayanmışlardır.
7. Mahkeme, kamu görevlilerinin ancak devletin ulusal mevzuatında söz konusu personel kategorisi için mahkemeye erişim hakkının hariç tutulmuş olması ve bu hariç tutmanın kamu yararına ilişkin nesnel gerekçelerle haklı gösterilmesi halinde, Sözleşme’nin 6. maddesinde öngörülen korumadan yoksun bırakılabileceğini hatırlatmaktadır (bk. Grzęda/Polonya [BD], no. 43572/18, § 261, 15 Mart 2022). Mahkeme, Bilgen/Türkiye davasında (no. 1571/07, §§ 76-81, 9 Mart 2021), HSK’ nın başvuran hâkiminin, kendi rızası dışında daha alt dereceli bir yargı bölgesinde bulunan başka bir mahkemeye atanması kararına Sözleşme’nin 6. maddesinin uygulanacağına hükmettiğini hatırlatmaktadır. Vilho Eskelinen ve diğerleri/Finlandiya ([BD], 63235/00, AİHM 2007-II) davasında belirtilen ikinci koşulun yerine getirilmediğini belirtmiştir. Mahkeme, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun başvuran savcıya uyguladığı disiplin cezası hakkında Eminağaoğlu/Türkiye davasında (no. 76521/12, § 125, 9 Mart 2021) da aynı sonuca varmaktadır. Aynı şekilde, Oktay Alkan/Türkiye davasında (no. 24492/21, § 58, 20 Haziran 2023) Mahkeme, bir yargı adayının yasal seçilebilirlik koşullarını yerine getirmesine rağmen, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun bu adayın Kurula atamasını onaylamama kararına Sözleşme’nin 6. maddesinin uygulanması gerektiği kanaatine varmıştır.
8. Yargı erkinin bağımsızlığını korumaya yönelik güvenceler göz önüne alındığında, Mahkeme, yargı erkinin üyeleri veya yargı görevlerine aday olan kişilerin, devlete ilişkin özel bir sadakat ve güven bağı olduğu gerekçesiyle, atamaları ve istihdam koşullarıyla ilgili konularda Sözleşme’nin 6. maddesinin uygulama alanından çıkarılmasının haklı görülmeyeceği kanaatine varmıştır. Mahkeme bu sonuca ulaşmak için, bir memur ile devlet arasındaki iş ilişkisinin geleneksel olarak yürütme organına karşı güven ve sadakate dayalı bir ilişki olarak tanımlanabileceğini, zira devlet görevlilerinin Hükümet politikalarını uygulamakla yükümlü olduklarını belirtmiş olmakla birlikte, aynı durum, Hükümetin kusurlu eylemlerini ve yetki suistimallerini denetleme görevleri nedeniyle farklı ve daha bağımsız bir rol oynayan yargı mensupları için geçerli değildir (BK. Bilgen, § 79; Eminağaoğlu § 76 ve Oktay Alkan, §§ 57-58, yukarıda belirtilenlerin tamamı). Mahkeme, dolayısıyla, söz konusu başvuranların davalarında HSK kararlarının yargı denetimine tabi tutulmaması nedeniyle, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiği sonucuna varmıştır.
9. Mahkeme, kendisine sunulan tüm belgeleri inceledikten sonra, mevcut şikâyetlerin esasıyla ilgili olarak, farklı bir sonuca varmasına yol açabilecek herhangi bir olgu veya argüman tespit etmemiştir. Mahkeme, yargı bağımsızlığının ve hukukun üstünlüğünün korunmasının kamu yararı açısından büyük önem taşıdığını göz önünde bulundurarak, bu davadaki başvuranların davalarında HSK kararlarına yönelik yargı denetiminin tartışmalı bir şekilde bulunmamasının hiçbir meşru amaca hizmet etmediğini ve dolayısıyla başvuranların bir mahkemeye erişim hakkının özünün tehlikeye atıldığını tespit etmektedir.
10. Dolayısıyla bu şikâyetler kabul edilebilir olup, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlalini ortaya koymaktadır.
YERLEŞİK İÇTİHATLAR BAKIMINDAN İDDİA EDİLEN DİĞER İHLALLER11. Aşağıda belirtilen başvuruların sahipleri: 24524/20 ve 41237/20 numaraları davaların başvuranları, Sözleşme’nin 6. maddesinin 2. fıkrası bağlamında ek şikâyetlerde bulunmuşlardır. Mahkeme, mevcut davada belirtilen başlıca hukuki konuları incelediği kanaatine varmakta olup, başvuranların ileri sürdüğü diğer iddiaların kabul edilebilirliği ve esası hakkında ayrı bir karar verilmesine gerek olmadığını değerlendirmektedir (bk. Valentin Câmpeanu/Romanya adına Hukuki Kaynaklar Merkezi [BD], no. 47848/08, § 156, AİHM 2014).
SÖZLEŞME’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA12. Elindeki belgeler ve içtihatları dikkate alındığında, Mahkeme ekteki tabloda belirtilen tutarların ödenmesinin makul olduğuna karar vermiştir (Bk. özellikle Gülcü ve diğerleri/Türkiye [Komite], no. 37013/15 ve diğer 42 başvuru, § 27-28, 23 Nisan 2024)
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OY BİRLİĞİYLE, Başvuruların birleştirilmesine; Hâkimler ve Savcılar Kurulunun (HSK) kararlarıyla ilgili olarak bir mahkemeye erişim imkânının bulunmaması hakkında Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrası bağlamında, ileri sürülen şikâyetlerin kabul edilebilir olduğuna ve başvuranların diğer şikâyetlerinin incelenmesine gerek olmadığına; Bu başvuruların, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun (HSK) kararlarıyla ilgili olarak bir mahkemeye erişim imkânının bulunmaması nedeniyle Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğinin ortaya çıktığı kanaatine varmakta olup; - Davalı Devlet tarafından üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden davalı Devletin ulusal para birimine çevrilmek üzere başvuranlara ekli tabloda belirtilen miktarların ödenmesine; ve Yukarıda bahsi geçen üç aylık sürenin bittiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar geçen sürede, yukarıda bahsedilen miktarlara, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faiz uygulanmasına karar vermiştir.İşbu karar, İngilizce olarak tanzim edilmiş ve Mahkeme İç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 1 ve 2. fıkraları uyarınca 22 Ocak 2026 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Viktoriya Maradudina Stéphane Pisani
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Vekili Başkan
EK
Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamındaki şikâyetlere ilişkin başvurular
(Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) kararlarına ilişkin mahkemeye erişimin bulunmaması)
No:
Başvuru no.
Başvuru tarihi
Başvuranın adı
Doğum Yılı
Avukatın adı ve görev yaptığı yer
Yargı yolu açık olmayan HSYK kararının tarihi
Kararın tebliğ tarihi
HSK kararının konusu
Her bir başvuru bakımından hükmedilen manevi zarar tutarı
(avro cinsinden)[1]
Masraf ve giderlere karşılık her bir başvuru için hükmedilen meblağ
(avro cinsinden)[2]
3785/16
30.12.2015
İbrahim ŞAHİN
1980
Ömer Faruk ERGÜN
Ankara
24.06.2015
30.06.2015
Tek taraflı nakil (unilateral transfer)
2.000
250
3932/16
22.12.2015
Zeki YALÇIN
1974
Mehmet Yalçın
Konya
23.06.2015
24.06.2015
Tek taraflı nakil (unilateral transfer)
2.000
250
37370/16
9.06.2016
Durmuş Ali GENÇ
1970
Rukiye Coşgun
Karaman
17.02.2016
-
Tek taraflı nakil (unilateral transfer)
2.000
250
24524/20
15.05.2020
Hamit Ali KANDİL
1979
19.02.2020
-
Disiplin cezası
2.000
-
41237/20
27.07.2020
Şevki DAVUT
1980
Mustafa SOYLU
Ankara
7.02.2019
14.05.2020
Disiplin cezası
2.000
250
855/23
12.12.2022
Fatih ARSLAN
1980
Nezaket Arslan
Tokat
19.10.2022
16.11.2022
Disiplin cezası
2.000
250
28245/23
13.07.2023
Suat ÖZCANLI
1971
Tarık Said GÜLDİBİ
İstanbul
15.03.2023
5.04.2023
Disiplin cezası
2.000
250
32344/23
12.07.2023
Fatih ARSLAN
1980
Nezaket Arslan
Tokat
24.05.2023
16.06.2023
Disiplin cezası
2.000
250
9376/24
23.03.2024
Seher Gülnur SARIKAYA
1984
21.11.2023
10.01.2024
Disiplin cezası
2.000
-
[1] Başvuranlara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutulmak üzere
[2] Başvuranlara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutulmak üzere