Karar 18 Nisan 2013 [5. Daire]
Olaylar ve Olgular – 2008 yılının Aralık ayında, başvurucu şirket Saint-Paul Lüksemburg A.Ş. tarafından çıkarılan Contacto gazetesi “Domingos Martins” adı altında bir makale yayımlamıştır. Makalede, çocuklarının velayetini kaybetmiş olan ailelerin durumunu anlatılmış ve ilgili bazı kişilerin isimleri verilmiştir. 2009 yılının Ocak ayında kovuşturmayı yapan yetkililer, makalenin yazarı hakkında, çocukların korunmasına ilişkin yasanın ihlali ve hakaretle ilgili adli soruşturma başlatmışlardır. 2009 yılının Mart ayında soruşturmayı yürüten yargıç başvurucu şirketin gazete yayıncısı sıfatıyla kayıtlı ofisinde arama ve el koyma emri düzenlemiştir. 2009 yılının Mayıs ayında polis memurları gazete binasına gitmişlerdir. Makaleyi kaleme alan gazeteci gazetenin bir kopyasını, bir defteri ve makaleyi hazırlamada kullanılan çeşitli belgeleri polis memurlarına vermiştir ve polis memurlarından biri gazetecinin bilgisayarına bir flash bellek yerleştirmiştir. Başvurucu şirketin ve gazetecinin, emrin feshedilmesi, arama ve el koyma işleminin geçersiz ve hükümsüz olduğu beyanlarına yönelik tüm talepleri reddedilmiştir.
Hukuksal Değerlendirme – 8. Madde: Gazetecinin, işbirliği yapmayı reddetmesi halinde, tedbiri zor kullanarak infaz edebilecek olan polis memurlarıyla işbirliği yapmış olmasına rağmen, başvurucu şirketin binasındaki arama ve el koyma işlemi zorla içeri girilerek gerçekleştirilmiştir. Bu olay başvurucu şirketin “konutuna” saygı gösterilmesi hakkına müdahale anlamına gelmiştir. Müdahale yasaya uygundur ve pek çok meşru hedefi gözetmiştir. Tedbir, bir adli soruşturma kapsamında hakkında ceza kovuşturması yapılan kişinin gerçek kimliğinin tespit edilmesini sağlamak ve olası bir suçun koşullarını açıklığa kavuşturmak üzere tasarlanmış olduğundan; ilk olarak kargaşanın ve suçun önlenmesi meşru hedefini ve ikinci olarak söz konusu makalede bireylerin isimlerinin verilmiş olmasından ve nispeten ciddi bir konunun bildirilmiş olmasından ötürü, diğer kişilerin haklarının korunması meşru hedefini gözetmiştir.
Gazeteci makaleyi “Domingos Martins” adı altında kaleme almıştır. Lüksemburg’da yasal olarak tanınmış gazeteciler listesinde bu isim bulunmamaktaydı, fakat Contacto gazetesinde çalışan bir gazeteci adı olan “De Araujo Martins Domingos Alberto” bu listede mevcuttu. İsimler arasındaki benzerlik, içerdikleri unsurların alışılmadık kombinasyonu ve söz konusu gazeteyle bağlantıları makalenin yazarı ile listedeki kişi arasındaki ilişkiyi aleni hale getirmiştir. Bu bilgiye dayanarak soruşturmayı yürüten yargıç ilk olarak makaleyi yazan kişinin kimliğini teyit etmek üzere arama yapmak yerine daha elverişli bir tedbire başvurabilirdi. Dolayısıyla arama ve el koyma işlemi bu aşamada gereksiz olmuştur. Buna uygun olarak, şikayetçi olunan tedbirler gözetilen meşru hedeflerle orantılı bulunmamıştır.
Sonuç: ihlal (bir oya karşı altı oyla).
10. Madde: Söz konusu emir başvurucu şirketin bilgi alma ve yayma hakkına bir müdahale teşkil etmiştir. Bu müdahale yasa tarafından öngörülmüş olup meşru bir hedefi gözetmiştir. Müdahalenin amacı “biçimi ve ortamına bağlı olmaksızın, isnat edilen ... suçlarıyla bağlantılı tüm belgeleri ve eşyaları” aramak ve bunlara el koymak olmuştur. Emir geniş yetki içermiş olduğundan, gazetecinin kaynaklarının deşifre edilmesinin hedeflenmiş olabileceği kabul edilebilir bulunmuştur. Ayrıca herhangi bir tedbir almaksızın aramayı gerçekleştiren polis memurları, hangi eşyalara el konulması gerektiğine karar vermekten sorumlu olmuşlardır. Polis memurları gazetecinin yayınlamayı planlamadığı bilgilere erişebilmiştir; bu durumun diğer kaynakların tespit edilmesine yol açabileceği kanaatine varılmıştır. Verilerin bilgisayardan bir USB anahtarına aktarılmak suretiyle alınması, yetkililerin kovuşturulan suçla alakalı olmayan bilgileri elde etmelerine imkân vermiştir. Emrin kapsamı, olası bir kötüye kullanımı engelleyecek derecede sınırlandırılmamıştır. Hükümet’in görüşüne göre aramanın yegâne amacı makaleyi kaleme alan gazetecinin gerçek kimliğini teyit etmek olsa da, sadece bu amaca atıfta bulunan, daha kısıtlayıcı bir ifade tarzının yeterli olacağı görüşüne varılmıştır. Dolayısıyla başvurucu şirketin kayıtlı ofisinde gerçekleştirilen arama ve el koyma işlemi, ulaşılmak istenen hedefle orantısız bulunmuştur.
Sonuç: ihlal (oybirliğiyle).
41. Madde: Herhangi bir tazminat talebinde bulunulmamıştır.
Full & Egal Universal Law Academy