AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
SAZ VE DİĞERLERİ / TÜRKİYE DAVASI
(Başvuru no. 29218/20 ve diğer 2 başvuru)
KARAR
STRAZBURG
24 Ekim 2023
İşbu karar kesinleşmiş olup bazı şekli değişikliklere tabi tutulabilir.
Saz ve Diğerleri / Türkiye davasında,
Başkan
Jovan Ilievski,
Hâkimler
Lorraine Schembri Orland,
Diana Sârcu
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Dorothee von Arnim’in katılımıyla Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine, ekteki listede yer alan başvuranlar tarafından (“başvuranlar”) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (“AİHM” veya “Mahkeme”), İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca, aşağıda belirtilen farklı tarihlerde yapılmış başvuruları,
Sözleşmenin 8. maddesi kapsamındaki şikâyeti, Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanı Hacı Ali Açıkgül tarafından temsil edilen Türk Hükümetine (“Hükümet”) bildirilmesi ve başvurunun geri kalan kısmının kabul edilemez olduğuna dair kararı,
Başvuran Cumali Saz’a Mahkeme önündeki yargılamada kendisini temsil etmesine izin verilmesi kararı (Mahkeme İç Tüzüğü’nün 36 § 2 maddesi),
Hükümetin görüşlerini,
Başvuran Tahir Kaplan’ın görüşleri ve başvuranlar Cumali Saz ve Abdullah Akı’nın başvurularını sürdürme niyetlerini teyit etmelerini dikkate alarak;
3 Ekim 2023 tarihinde yapılan kapalı müzakerelerin ardından,
Aynı tarihte kabul edilen aşağıdaki kararı vermiştir:
DAVANIN KONUSU
1. Başvurular, olayların meydana geldiği sırada tutuklu bulunan başvuranları okul çağındaki çocuklarının hafta sonları ziyaret etmelerine (görüş) izin verilmemesine ilişkindir.
2. Başvuran Cumali Saz, 6 Kasım 2018 tarihinden 31 Ocak 2020 tarihinde denetimli serbestlik kapsamında serbest bırakılana kadar Osmaniye T Tipi Ceza İnfaz Kurumunda tutulmuştur. Başvuran, söz konusu dönemde Osmaniye T Tipi Ceza İnfaz Kurumu İdaresi tarafından 3 Eylül 2018 tarihinde hafta sonu ziyaretlerine ilişkin getirilen yasak nedeniyle, okul çağındaki çocuklarından önemli ölçüde daha az ziyaret aldığını iddia etmiştir.
3. Başvuran Tahir Kaplan, 4 Ağustos 2016 tarihinden 19 Mart 2021 tarihinde denetimli serbestlik kapsamında serbest bırakılana kadar Bolu T Tipi Ceza İnfaz Kurumunda tutulmuştur. Bolu T Tipi Cezaevi İdaresi, 21 Eylül 2018 tarihinde, cezaevinin yeterli personeli ve bu tür ziyaretleri kabul etme kapasitesi olmadığı gerekçesiyle hafta sonu ziyaretlerine izin verilmemesi kararı almıştır.
4. Başvuran Abdullah Akı 9 Ağustos 2019 tarihinden itibaren Türkoğlu L Tipi Ceza İnfaz Kurumunda tutulmaktadır. Başvuranın hafta sonları ziyaret hakkını kullanma talebi 23 Ağustos 2019 tarihinde Türkoğlu L Tipi Ceza İnfaz Kurumu İdaresi tarafından kaynak yetersizliği gerekçesiyle reddedilmiştir.
5. Tüm başvuranlar, hafta sonu ziyaretlerine getirilen kısıtlamaların kaldırılması için ilgili infaz hâkimlikleri nezdindeki şikâyet prosedürünü kullanmışlardır. Başvuranların şikâyetleri reddedilince, Sözleşme’nin 8. maddesine dayanarak Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunmuşlardır. Anayasa Mahkemesi, özet bir kararla başvurularını açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle reddetmiştir.
6. Hükümet tarafından iletilen bilgilere göre, söz konusu kısıtlamaların yürürlükte olduğu ilgili dönemde, başvuran Cumali Saz çocukları tarafından 26 kez, başvuran Tahir Kaplan 56 kez ve başvuran Abdullah Akı 9 kez ziyaret edilmiştir.
MAHKEME’NİN DEĞERLENDİRMESİ
BAŞVURULARIN BİRLEŞTİRİLMESİ7. Mahkeme, başvuruların konuları bakımından benzer olduklarını göz önünde bulundurarak, söz konusu başvuruları tek bir kararda müştereken incelemeyi uygun görmektedir.
SÖZLEŞME’NİN 8. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI8. Tüm başvuranlar, ulusal makamların hafta sonları çocuklarıyla gerçekleştirdikleri ziyaret haklarına getirilen kısıtlama kararları sonucunda, Sözleşme’nin 8. maddesi kapsamındaki özel ve aile yaşamlarına saygı gösterilmesi haklarının ihlal edildiğinden şikâyetçi olmuşlardır.
9. Hükümet, başvuranların, hafta içi çocukları tarafından ziyaret edilebildikleri ve çocuklarıyla telefon veya yazışma gibi diğer iletişim araçlarını kullanma imkânından mahrum bırakılmadıkları göz önüne alındığında, önemli bir zarara uğramadıklarını ileri sürmüştür.
10. Mahkeme, benzer itirazların hâlihazırda Subaşı ve Diğerleri / Türkiye (no. 3468/20 ve diğer 18 başvuru, §§ 61-63, 6 Aralık 2022) davasında reddedildiğini kaydetmekte olup, somut davalarda bu tespitlerden ayrılmak için herhangi bir neden görmemektedir. Mahkeme dolayısıyla bu şikâyetin Sözleşme’nin 35 § 3 (a) maddesi anlamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığını veya başka herhangi bir gerekçeyle kabul edilemez olmadığını değerlendirmektedir. Dolayısıyla, söz konusu şikâyetin kabul edilebilir olduğu beyan edilmelidir.
11. Ayrıca, öncü dava olan Subaşı ve Diğerleri davasında (aynı kararda §§ 77-93), Mahkeme, mevcut davadakine benzer konularla ilgili olarak 8. maddenin ihlal edildiğine karar vermiştir.
12. Mahkeme, kendisine sunulan tüm belgeleri inceledikten sonra, mevcut davanın esası bakımından farklı bir sonuca ulaşmaya ikna edici hiçbir olay veya sav tespit etmemiştir. Mahkeme, başvuranları etkileyen ihtilaf konusu kısıtlamaların, yalnızca cezaevlerinin kapasitesi temelinde ve mahkûmların aile yaşamlarına saygı gösterilmesi hakkı ve çocuklarıyla olan ilişkileri dikkate alınmaksızın getirildiğini (aynı kararda § 90) ve bu kısıtlamaları inceleyen yerel mahkemelerin Sözleşme’ye uygun bir yaklaşım benimsemediğini (aynı kararda § 91) kaydetmektedir. Konuya ilişkin içtihadını göz önünde bulunduran Mahkeme, mevcut davada uygulanan iç hukuk çerçevesinin, başvuranların, Sözleşme’nin gerektirdiği şekilde, aile hayatına saygı gösterilmesi haklarına yönelik keyfi müdahalelere karşı yeterli koruma sağlamadığı kanaatindedir (bk. ayrıca aynı kararda § 93). Dolayısıyla, Mahkeme, Sözleşme’nin 8. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır.
SÖZLEŞME’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
13. Başvuran Tahir Kaplan manevi tazminat olarak 15.000 avro ve avukatlık ücretlerini de içermek üzere oluşan masraf ve giderler için 1.600 avro talep etmiştir. Ancak, ikinci talebini destekleyecek herhangi bir belge sunmamıştır.
14. Hükümet, başvuran Tahir Kaplan’ın talebinin gecikmiş ve her halükârda aşırı olduğu itirazında bulunmuştur.
15. Mahkeme, Bölüm Başkanı’nın 29 Mart 2023 tarihinde, Mahkeme İç Tüzüğü’nün 38 § 1 maddesi uyarınca, Tahir Kaplan’ın süre sınırı dışında sunduğu görüşlerini ve adil tazmin taleplerini dava dosyasına kabul etmeye karar verdiğini kaydetmiştir. Bu sebeple, Mahkeme, başvurana manevi tazminat olarak, miktara yansıtılabilecek vergiler hariç olmak üzere, 1.500 avro ödenmesine hükmetmiştir. Başvuranın masraf ve giderlerine ilişkin taleplerine yönelik olarak, Mahkeme, başvuranın iddia ettiği masraf ve giderleri gerçekten gerçekleştirdiğini herhangi bir destekleyici belge ile gösteremediğini gözlemlemektedir. Mahkeme, bu nedenle söz konusu taleplerin geri kalan kısmını reddetmektedir.
16. Son olarak, geri kalan başvuranlar, Mahkeme tarafından belirlenen süre içerisinde adil tazmin talebinde bulunmamışlardır. Bu nedenle, Mahkeme, başvuranlara bu bağlamda herhangi bir meblağ ödenmesine gerek olmadığı görüşündedir.
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE,
Başvuruların birleştirilmesine, Sözleşme’nin 8. maddesi kapsamındaki şikâyetin kabul edilebilir olduğuna, Sözleşme’nin 8. maddesinin ihlal edildiğine, (a) Davalı Devlet tarafından, Tahir Kaplan’a, üç ay içerisinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden davalı Devletin para birimine çevrilmek üzere, yansıtılabilecek tüm vergiler hariç olmak üzere, manevi tazminat olarak 1.500 avro (bin beş yüz avro) ödenmesine,(b) Yukarıda bahsi geçen üç aylık sürenin bittiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar geçen sürede, yukarıda bahsedilen miktara, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faiz uygulanmasına,
Başvuran Tahir Kaplan’ın adil tazmine ilişkin taleplerinin geri kalan kısmının reddedilmesine karar vermiştir.İşbu karar İngilizce dilinde tanzim edilmiş olup; Mahkeme İç Tüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3. maddesi uyarınca 24 Ekim 2023 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Dorothee von Arnim Jovan Ilievski
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
EK
Davaların Listesi:
No.
Başvuru no.
Dava adı
Başvuru tarihi
Başvuran
Doğum tarihi
İkamet yeri
Uyruğu
Temsilcisi
1.
29218/20
Saz / Türkiye
26.06.2020
Cumali SAZ
1986
Hatay
Türk
“2.
29787/20
Kaplan / Türkiye
3.07.2020
Tahir KAPLAN
1978
Samsun
Türk
Osman GÖL
3.
31074/20
Akı / Türkiye
14.07.2020
Abdullah AKI
1985
Şanlıurfa
Türk
Rıfat HANÇERKIRAN