Bu çeviri Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Araştırma – İçtihat Biriminin () desteğiyle hazırlanmış ve Anayasa Mahkemesinin intranet sayfasında yayınlanmıştır. Bu belgenin tekrar yayınlanma izni sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin HUDOC sayfasında yer alması amacına yöneliktir ().
This translation was made available with the support of the Turkish Constitutional Court Research and Case-law Department () and published on its intranet. The permission of reproducing this document has been granted for the sole purpose of its publication on the Court’s case-law database HUDOC ().
Cette traduction a été préparée avec le soutien de la Division de Recherche et de Jurisprudence de la Cour constitutionnelle turque () et publié sur son intranet. L’autorisation de reproduction de ce document est limitée à sa publication sur la page de jurisprudence HUDOC de la Cour européenne des droits de l’homme ().
ARAŞTIRMA VE İÇTİHAT BİRİMİ (ar-iç)
BİLGİ NOTU
AİHM KARARLARI
2014/82
S.B./ROMANYA
(24453/04, 23/9/2014)
Karar Metni
İlgili Maddeler
AİHS 8
Hak ve Özgürlükler
Özel ve Aile Hayatına Saygı Hakkı
Anahtar Kelimeler
Tıbbi İhmal
Davanın Özü
Bir hasta, uzun ve maliyetli bir yol olan dava yoluna gitmeden önce, tıbbi bir ihmalin olup olmadığının tespitini içeren güvenilir bir tıbbi uzman raporuna erişim imkânına sahip olmalıdır. Bu raporda yer alan veriler ışığında hasta olan kişi dava açıp açmayacağına ya da dava açacaksa ne tür bir dava açacağına karar verebilir.
KARARIN ÖZETİ
Olaylar ve Olgular:
Romanya vatandaşı olan başvurucu bayan S. B. Ağustos 2001’de diş tedavisi için Dr. A.D.’ye başvurmuştur. Tedavi Eylül 2001’de başlamış, başvurucu takma diş köprüsüyle ilgili tedavinin ilk bölümünden memnun kalmamış, doktor bu dişlerle yemek yiyebileceğini ve sorunun düzelteceğini ifade etmiştir. İşlemin geri kalan kısmı tamamlandığında başvurucu ağzını kapatamadığını ve kapatmaya çalıştığında ciddi ağrı çektiğini belirtmiştir. Bu diş köprüleri geçici olarak konulmuş ve sonradan sabitlenmesi öngörülmüştür. Başvurucu takma dişlerden dolayı diş etlerinin etkilendiğini fark etmiş ve doktora başvurmuş, diş etlerinin kanadığını ve ağzını kapatamadığını göstermesine rağmen doktor takma dişlerin mükemmel olduğunu ve bu şekilde sabitleneceğini belirtmiştir. Başvurucu bu aşamadan sonra Ocak 2002 sonuna kadar doktordan yeni bir randevu almak için birkaç kez uğraştığını ancak sonuç alamadığını belirtmiştir. Bu esnada sağlığı kötüleşmiş olup diş tedavisini sürdürecek parası da kalmamıştır. Doktor 30 Ocak 2002’de yaptığı dişçilik işinin garanti eden bir belge sunmuş ve diş köprülerini uyumlaştırmak için almış, bunlar 1,5 ay sonra başvurucuya hiçbir değişiklik yapılmaksızın geri verilmiştir. Başvurucu bunları kullanamadığı, bunlarla yemek yiyemediği, diş etlerini yaraladığı ve iltihaplanmasına yol açtığı konusunda ısrar etmiştir.
Başvurucu 18 Temmuz 2002’de Sağlık Bakanlığına dişleriyle ilgili yapılan işlem konusunda bir tıbbi uzman incelemesi için başvurmuştur. Başvurucu, Eylül 2002’de başka bir doktora başvurmuş ve bu doktor yapılan işlemin düzgün olmadığını ve bu köprülerin kullanılmaması gerektiğini belirtmiştir. Başvurucu, Sağlık Bakanlığına yapılan müracaat çerçevesinde Diş Hekimliği Fakültesince yapılan incelemede, kendisine yapılan işlemin düzgün olmadığının söylendiğini ifade etmiştir. Başvurucu bu hususla ilgili tıbbi uzman raporunu istemişse de kendisine bu raporun ancak adli süreçlerde verilebileceği ifade edilmiştir.
Başvurucu, Dr. A.D. hakkında tıbbı bir ihmal olup olmadığı konusunda tıbbi uzman raporu alınması için suç duyurusu yapmıştır. Bu başvuruda maddi ve manevi tazminat talepleri de olmuştur. Polis ilgili makamlara rapor için yazı yazmış ve hazırlanan raporda işlemin düzgün yapılmadığı ancak başvurucuda meydana gelen rahatsızlıkların sadece doktorun hatası olmadığı kısmen Eylül 2001-Ağustos 2003 arasında gerekli tedavinin yapılmamasından kaynaklandığı ve başvurucunun yaklaşık 35 gün sürecek bir tedaviye ihtiyacı olduğu tespit edilmiştir. Başvurucu bu raporun bir kopyasını soruşturma makamlarından almıştır. 23 Eylül 2004’te Dr. A.D. hakkında soruşturma başlatılmış, ancak savcı, meydana gelen zararların başvurucunun dişlerini sabitlemek için Dr. A.D.’ye gitmemesinden kaynaklandığı gerekçesiyle takipsizlik kararı vermiştir. 29 Ocak 2005’te verilen bu karar 8 Mayıs 2008’de başvurucuya bildirilmiştir. Başvurucu tekrar şikâyette bulunmuş ise de sonuç alamamış ve yaptığı bazı itirazlar da reddedilmiştir. Ancak Bükreş’teki bir üst mahkeme, başvurucunun iddialarını kabul etmiş ve başvurunun incelenmesi için bir mahkemeyi görevlendirmiştir. Görevlendirilen mahkeme tekrar bir uzman raporu talep etmiş ise de Dr. A.D.’de bulunan tıbbi kayıtlara ulaşılamadığı ve başvurucu da tekrar tıbbi inceleme girmeyi kabul etmediği için bu rapor hazırlanamamıştır. Süreç sonunda, yerel mahkeme ve temyiz mahkemesi meydana gelen zararın başvurucudan kaynaklandığı gerekçesiyle başvuruyu reddetmiştir.
İddialar:
Başvurucu, AİHS’in 6. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
Hükümetin Savunması:
(Hukuki değerlendirme kısmında gerekli olduğu ölçüde işlenmiştir)
Hukuki Değerlendirme:
Mahkeme, başvuruyu 8. maddeden ele almış, 6. madde açısından ayrıca incelemeye gerek görmemiştir.
8. madde;
Mahkeme, kişinin karşı karşıya bulunduğu sağlık riskini değerlendirmesine olanak veren bilgiye erişim hakkının 8. madde kapsamında olduğunu, kişinin şikâyeti bir kamu görevlisi değil özel çalışanla ilgili olsa bile devletin mağdurların şikayetlerini gidermeye elverişli hukuki çerçeveyi oluşturmak biçiminde pozitif bir yükümlülüğe sahip olduklarını hatırlatmıştır.
Mahkeme somut olayda, başvurucunun uzun ve maliyetli bir yol olan dava yoluna gitmeden önce, tıbbi bir ihmalin olup olmadığının tespitini içeren güvenilir bir tıbbi uzman raporuna erişim imkânına sahip olmadığını ve başvurucunun sağlığıyla ilgili 8 yıl kadar uzun süren yargılama boyunca verilen mahkeme kararlarının tıbbi uzman raporuyla çelişkili olduğunu tespit etmiş ve bunların 8. maddenin ihlal edildiği tespitini yapmak için yeterli olduğunu belirtmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy