Semikhvostov / Rusya – 2689/12 - 6.2.2014 tarihli Karar [I. Bölüm]
Olaylar – Tekerlekli sandalyeye bağlı yaşayan ve vücudun belden aşağı kısmının tamamen felçli olması ve görme duyusunun oldukça yetersiz olması gibi çok sayıda sağlık problemi bulunan başvuran, engelli kişiler işin uygun olmayan bir ıslah evinde yaklaşık üç yıl tutulmuştur. Başvuran, yatakhaneden çıkabilmek ve tuvalet, banyo, kütüphane, mağaza ve tıbbi birim gibi tekerlekli sandalye ile erişmenin mümkün olmadığı diğer olanaklara erişebilmek için diğer mahkumların yardımına muhtaç durumda kalmıştır.
Hukuki değerlendirme – 3. madde: Başvuranın kişisel hareket olanağı üzerindeki kısıtlamalar o kadar ağırdır ki başvuran kantinde diğer mahkumlarla yemek yeme fırsatına bile sahip olamamıştır. Başvuranın kendisine yemek verilmediği ya da kirli tabaklarda getirildiğine yönelik iddialarını kanıtlamak mümkün olmasa da, diğer mahkumlardan resmen ayrılması başvuranın yaftalanmasına neden olmuş, ve yalnızca bu husus bile başvuranın hali hazırda zor şartlara sahip olan cezaevinde onurlu bir hayat sürdürmesi üzerindeki en büyük kısıtlamayı teşkil etmiştir.
Bir Devletin uygun tutukluluk şartları sağlamaya yönelik yükümlülüğü, fiziksel engelleri olan hükümlülerin özel ihtiyaçlarının karşılanmasına ilişkin kanun düzenlemelerini de içerir, ve Devlet bu sorumluluğu diğer hükümlülere yükleyerek söz konusu yükümlülükten kurtulamaz. Başvurana bakmaları için diğer hükümlüleri görevlendiren Devlet, başvuranın hapishanedeki diğer kişilerle birlikte günlük aktivitelere dahil olmasını ciddi bir şekilde engelleyen ve dolayısıyla ayrımcılığa ve yaftalamaya daha da fazla maruz kalmasına neden olan çevresel ve davranışsal engelleri kaldırmaya yönelik gerekli adımları atmamıştır. Başvuranın erişim problemlerinin birçoğunun, ne masraflı ne de karışık olan makul yöntemlerle çözülme imkanı bulunmaktadır. Ancak yetkililer yalnızca geçici olarak bir giriş rampası ve tuvalette kullanılmak üzere bir sandalye koyularak diğer hükümlülerin başvurana yardımcı olmasına karar vermekle yetinmişlerdir. Bu düzenlemeler başvuranın bağımsız hareket edebilmesini sağlamamış, fiziksel ve ahlaki bütünlüğünü desteklememiştir. Kişisel hareket edebilme imkanı üzerindeki kısıtlamalar ve makul şartların yoksunluğu, üç yıllık tutukluluğu boyunca başvuran üzerinde insanlıktan çıkarıcı bir etki yaratmış olabilir. Yerel yetkililer, başvuranın engelini göz önünde bulundurup kendisine karşı güvenli ve uygun muamelede bulunmamışlardır. Özetle, başvuranın tutukluluk şartları, ve özellikle başvuranın kantin ve sıhhi birimlere bağımsız bir şekilde erişebilmesi önündeki engeller, ayrıca başvuranın hareket etmesine düzenli bir şekilde yardım edilmemesi, başvuranın gereksiz ve önlenebilir zihinsel ve fiziksel eziyetler çekmesine sebep olmuş; bu da insanlık dışı ve aşağılayıcı bir muamele teşkil etmiştir.
Sonuç: ihlal (oybirliği ile).
Mahkeme ayrıca Sözleşme’nin 13. maddesinin de ihlal edildiğine hükmetmiştir.
Madde 41: Manevi tazminat olarak 15,000 avro
Full & Egal Universal Law Academy