AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
ŞENGÜL VE DİĞERLERİ/TÜRKİYE DAVASI
(Başvuru No. 10596/13 ve diğer 8 başvuru –
bk. ekli liste)
KARAR
STRAZBURG
18 Ekim 2022
İşbu karar kesinleşmiştir. Bazı şekli düzeltmelere tabi tutulabilir.
Şengül ve diğerleri/Türkiye davasında,
Başkan
Egidijus Kūris,
Hâkimler
Pauliine Koskelo,
Gilberto Felici
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Dorothee von Arnim’in katılımıyla, Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan davanın temelinde, Türk vatandaşı olan dokuz kişinin (“başvuranlar”) (başvuranların listesi ekte yer almaktadır), İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca yapmış oldukları başvuruları,
Başvuruların, Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanı Hacı Ali Açıkgül tarafından temsil edilen Türk Hükümetine (“Hükümet”) bildirilmesine ilişkin kararı,
Hükümetin sunduğu görüşleri,
Mahkeme tarafından, Hükümetin, başvurunun bir komite tarafından incelenmesine itirazının reddedildiği kararı dikkate alarak,
27 Eylül 2022 tarihinde kapalı oturumda gerçekleştirilen müzakerelerin ardından, söz konusu tarihte aşağıdaki kararı vermiştir:
DAVANIN KONUSU
1. Başvurular, kamu yararına kullanılması için idareye devredilen taşınmazın bir kısmı üzerine inşa edilen yapının Belediye tarafından bu yönde kullanılmamasıyla ilgilidir.
2. Başvuranlar, Eskişehir’de yer alan bir arazinin ortak malikleridir.
3. İdare, 4 Mayıs 2010 tarihinde, imar planını değiştirmiş ve yeni bir parselasyon ve arazi tahsis planı oluşturmuştur.
4. Başvuranlar bu vesileyle, arazilerinin bir kısmının Belediyenin kamu hizmetlerine tahsis edilmesi için Odunpazarı Belediyesine bağışlamışlardır.
5. Bu arazide kamuya ait bir öğrenci yurdu yapılması için inşaat çalışmaları başlatılmıştır.
6. İnşaat çalışmaları sırasında, söz konusu bina, beş yıldızlı otele dönüştürülmüş ve Belediye tarafından on yıl süreyle özel bir şirkete kiralanmıştır.
7. Başvuranlar, 4 Mayıs 2010 tarihinde Belediyeye karşı tapu iptal ve tescil davası açmışlardır. Başvuranlar, taşınmazın iadesi talebiyle, Belediyenin mülkiyetin devri kapsamında belirlenen amaca riayet etmediğini iddia etmişlerdir.
8. Ulusal mahkemeler, yani Asliye Hukuk Mahkemesi ve daha sonra 28 Haziran 2012 tarihinde Yargıtay, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca, başvuranların artık bu mülkle ilgili bir hak iddia edemeyecekleri ve bu bağlamda tazminat talebinde bulunamayacakları gerekçesiyle başvuranların talebini reddetmiştir. Ulusal mahkemeler ayrıca, imar planının değiştirilmediğini, Belediyenin binayı otel olarak kiraya vermesinin, ihtilaf konusu taşınmazın daha önce öngörülenden başka bir amaçla kullanılmak için tahsis edildiği anlamına gelmediğini ve binanın bir kısmının halen Belediye hizmetleri için kullanıldığını eklemiştir.
MAHKEMENİN DEĞERLENDİRMESİ
BAŞVURULARIN BİRLEŞTİRİLMESİ9. Mahkeme, başvuruların konularının benzerliğini dikkate alarak, bunların tek bir karar altında birlikte incelenmesini uygun görmektedir.
SÖZLEŞME’YE EK 1 NO.LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA10. Mahkeme, başvuranların, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlali sebebiyle mağdur oldukları kanısına vardıklarını gözlemlemektedir. Nitekim başvuranlar, Belediyenin ihtilaf konusu arazi üzerine kamuya ait bir öğrenci yurdu yerine bir otel inşa etmesinden ve kendilerine göre bu taşınmazın devri kapsamında belirlenen amaca hiçbir şekilde riayet etmeyerek binayı özel bir şirkete kiraya vermesinden şikâyet etmektedirler.
11. Mahkeme, Hükümetin, öncelikle başvuranların ne “mevcut mülkü” ne de Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi anlamında bir mülk olarak değerlendirilebilecek herhangi bir güncel ve vadesi dolmuş bir alacağı elde etme “meşru beklentisi” bulunduğunu ileri sürerek, bu iddiaya itiraz ettiğini kaydetmektedir. Hükümet ikinci olarak, her hâlükârda başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olduğu kanaatindedir.
12. Mahkeme, ilgili iç hukuk, yani Kamulaştırma Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca, imar mevzuatı gereğince düzenlemeye tabi tutulan yol veya yeşil alan gibi kamu hizmet ve tesislerine ayrılan ve mülkiyeti devredilen yerler için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamayacağını ve karşılığında tazminat elde edilemeyeceğini tespit etmektedir. Özel parselasyona konu olan ve malikinin muvafakati ile kamu hizmet ve tesislerine tahsis edilen taşınmazlar için de aynı durum söz konusudur.
13. Mahkeme, başvurunun esasıyla ilgili olarak, ilgili içtihadına atıfta bulunarak (Karaman/Türkiye, no. 6489/03, § 29, 15 Ocak 2008), öncelikle Belediyenin özel bir şirkete otel olarak işletilmek üzere kiraladığı binanın üzerinde bulunduğu ihtilaf konusu parselin, devredilme amacına yani kamu yararı amacına veya başka bir kamu yararı amacına uygun şekilde kesinlikle kullanılmamış olması sebebiyle (aksi yönde bir karar için bk. Sağlık İnşaat Turizm Sanayi Taahhüt ve Ticaret Ltd./Türkiye (k.k.), no. 55549/11, §§ 41-42, 7 Nisan 2015), başvuranların bu taşınmazın iadesini meşru olarak bekleyebileceğini kaydetmektedir.
14. Mahkeme ardından, başvuranların, bu bağlamdaki haklarını ileri sürmek amacıyla Türk hukuk siteminin kendilerine sunduğu başvuru yolunu kullandıklarını ve haksız bulunduklarını gözlemlemektedir.
15. Mahkeme son olarak, söz konusu başvuruların, Sözleşme’nin 35. maddesinin 3. fıkrası anlamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığını ve başka hiçbir kabul edilemezlik gerekçesiyle örtüşmediklerini tespit etmektedir. Dolayısıyla, söz konusu başvuruların kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.
16. Mahkeme, davanın esasıyla ilgili olarak, başvuranların mülklerinin bir kısmını bir kamu hizmetine tahsis edilmek üzere Belediyeye devrettiklerini, ancak Belediyenin söz konusu taşınmaz üzerine önce kamuya ait bir öğrenci yurdu inşa etmeye başladığını, daha sonra bu yapıyı otele dönüştürdüğünü ve özel bir şirkete kiraladığını tespit etmektedir.
17. Mahkeme, Belediyenin başvuranların bağışladığı araziyi kamu yararına kullanmamış olmasının, mülkiyete saygı hakkına ilişkin olarak bir sorun doğurduğu kanaatindedir (yukarıda anılan Karaman, § 28, kararıyla karşılaştırınız).
18. Mahkeme Belediyenin otel olarak kiraya verilen söz konusu binanın halen sahibi olmasının ve binanın bir kısmını Belediye hizmetleri için ayırmış olmasının, bu tespiti değiştirmediği, dolayısıyla ana faaliyete yardımcı bir faaliyetin söz konusu olmadığı kanaatindedir (aksi yönde bir karar için bu davaya uygulanabildiği ölçüde (mutatis mutandis) bk. Bilici/Türkiye (k.k.), no. 49025/06, §§ 30-31, 5 Aralık 2017).
19. Yine bu koşullarda, ihtilaf konusu arazinin başvuranlara iade edilmesinin reddedilmesi veya taşınmazın devri karşılığında ilgililere maruz kaldıkları zarara eşdeğer bir bedel ödenmemesi, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin gereklerine uygun değildir.
20. Belediye, kamu hizmetleri için tahsis edilen bir arazi üzerine kamuya ait bir öğrenci yurdu yerine otel inşa ederek ve bu oteli özel bir şirkete kiralayarak, Kamulaştırma Kanunu’nun “yol, yeşil alan gibi kamu menfaati yararına sunulan hizmetlerin gerçekleştirilmesi için” veya bir taşınmazın “kamu yararı taşıyan bir kullanıma” tahsisi için idareye devredilen taşınmazların statüsünü düzenleyen 35. maddesiyle oluşturulan statüden faydalanmıştır (yukarıdaki 12. paragraf).
21. Diğer taraftan Mahkeme, Hükümetin, kendisini Karaman kararında (yukarıda anılan, § 34) varılan sonuçtan başka bir sonuca ulaştırabilecek ikna edici hiçbir iddia sunmadığı kanaatine varmaktadır.
22. Mahkeme’ye göre, şikâyet edilen durum, kamu menfaatine ilişkin gereklilikler ile kişisel hakların korunmasına ilişkin zorunluluklar arasında kurulması gereken âdil dengeyi bozacak niteliktedir.
23. Dolayısıyla, Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.
SÖZLEŞME’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
24. Başvuranlar, kendilerine verilen süre içerisinde âdil tazmin bağlamında geçerli sayılabilecek herhangi bir talep sunmamışlardır. Mahkeme sonuç olarak, başvuranlara bu bağlamda herhangi bir meblağ ödenmesine gerek olmadığı kanaatine varmaktadır.
25. Bununla birlikte, bu değerlendirme, ulusal hukuk hükümlerinin başvuranlara tanıyabileceği yargılamanın yeniden görülmesine ilişkin muhtemel bir hakkı etkilememektedir.
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OY BİRLİĞİYLE,
Başvuruların birleştirilmesine;Başvuruların kabul edilebilir olduğuna;Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.İşbu karar Fransızca dilinde tanzim edilmiş olup, Mahkeme İç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2 ve 3. fıkraları gereğince 18 Ekim 2022 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Dorothee von Arnim Egidijus Kūris
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
Ek
No.
Başvuru No.
Başvuru Tarihi
Başvuran
Doğum Tarihi
İkâmet Yeri
Temsilci
10596/13
19.12.2012
Gönül ŞENGÜL
1948
Eskişehir
İrfan BORÇE
10602/13
19.12.2012
Selçuk OĞUZ
1954
Ankara
İrfan BORÇE
10603/13
18.12.2012
Namık AKÇARDAK
1949
Eskişehir
İrfan BORÇE
10604/13
18.12.2012
Emine Sevim ÇIKILIOĞLU
1932
Eskişehir
İrfan BORÇE
10605/13
18.12.2012
Hüseyin Yılmaz ŞENGÜL
1943
Eskişehir
İrfan BORÇE
10606/13
18.12.2012
Asiman ERGİNEL
1946
Eskişehir
İrfan BORÇE
10607/13
19.12.2012
Deniz GİDER
1966
İstanbul
İrfan BORÇE
10608/13
19.12.2012
Cahide DURU
1945
İstanbul
İrfan BORÇE
10609/13
19.12.2012
Ergun DURU
1967
İstanbul
İrfan BORÇE