Olaylar – Davanın olayları, taraflar arasında ihtilaf konusudur. Resmi kayıtlara göre, 2005 yılında iki sivil polis memuru eroin satın almak için başvuranla telefon yoluyla iletişime geçmişlerdir. Belirlenen bir mekanda buluşmalarının ardından polisler eroini almış ve başvuranı yakalamışlardır. Başvurana göre, kendisi onlara eroin satmamış; polis memurları kendisini aradıktan sonra uyuşturucuları bulmuşlardır. 2006 yılında yerel mahkeme başvuranı uyuşturucu kaçakçılığından suçlu bularak altı yıl üç ay hapis cezasına mahkum etmiştir. Yargıtay da bu kararı onamıştır.
Hukuki değerlendirme – Madde 6 § 1: Mahkeme, kışkırtmanın açık kısıtlama ve güvencelere tabi olması şartıyla sivil görevlilerin kullanımına müsaade edilmesine rağmen; sanığı başlangıçta adil yargılanma hakkından mahrum edebilecek olması sebebiyle, kamu menfaatinin polis kışkırtması sonucu elde edilen delillerin kullanımının haklı gerekçelere dayandırmadığını hatırlatır. Başvuranın davasında polis memurları, cezai bir eylemi pasif bir şekilde incelemek yerine; başvuranın aslında işlemeyeceği bir suçu işlemesi için teşvik etmişlerdir. Bu nedenle polisin bu eylemi suç işlemeye teşvik etmek olarak görülebilir. Ayrıca polis memurları, sivil polislerin görevlendirilmesini düzenleyen yasal hükümlerin aksine ve herhangi bir yargı denetimi olmaksızın, hakim veya Cumhuriyet savcısı kararına dayanmaksızın kendi kararları doğrultusunda başvuranın yakalanmasıyla sonuçlanan bu operasyonu gerçekleştirmişlerdir. Başvuranın mahkum edilmesine neden olan ceza yargılamalarında, yargılamayı yürüten mahkeme polis kışkırtması yoluyla elde edilen delillerin kullanılmasının ve operasyonun hukuka aykırı olduğuna ilişkin başvuranın itirazlarını görmezden gelmiştir. Mahkeme ayrıca, başvuranın yakalanması öncesinde gerçekleşen telefon konuşmaları kayıtlarını incelemeyi reddederek önemli bir kanıtı değerlendirememiş olup, aslında bu durum polislerin başvurandan eroin satın almaya çalışmadıklarını kanıtlayabilirdi. Ayrıca yargılamayı yürüten mahkeme, polis operasyonunun gerekçelerini tespit etmeye çalışmamış veya polis memurlarının iç hukuka uygun olarak hareket edip etmediklerini tespit etmemiştir. Yargılamayı yürüten mahkemenin suça teşvik olup olmadığını tespit etmesine yardımcı olabilecek bir husus olan, ilgili maddi ve hukuki unsurları analiz etme yoluna gitmemesi; polis müdahalesinin iç hukukla bağdaşmaması dikkate alındığında, başvuranın yargılamasını adillikten yoksun hale getirmiştir.
Sonuç: ihlal (oy birliğiyle).
Madde 41: manevi tazminata ilişkin olarak 4,000 avro; maddi tazminata ilişkin talep reddedilmiştir.
(ayrıca bk. Khudobin / Rusya, 59696/00, 26 Ekim 2006, Bilgi notu 90).
Full & Egal Universal Law Academy